Milli Savunma Bakanı Akar: Bizim herhangi bir etnik grupla bir sorunumuz yok

15 Aralık 2019, 16:59

Milli Savunma Bakanı Akar, Türkiye’nin terör örgütleri ile mücadeleye olan bağlılığında bir değişiklik olmadığını vurgulayarak “Bizim herhangi bir etnik grupla bir sorunumuz yoktur. Biz sadece terör örgütleri ile mücadele ediyoruz” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 19. Doha Forumu’ndaki konuşmasında, dengesiz ve öngörülemeyen, çok daha fazla dikkat gerektiren bir güvenlik ortamının yaşandığını ifade etti.

Bunların yanı sıra geleneksel tehditlere “terörizm, radikal ideolojiler, çökmüş devletler, taşeron savaşları, donmuş çatışmalar, kitlesel göç” gibi ilave risklerin eşlik ettiğini kaydeden Akar, uluslararası ilişkiler sahnesindeki gelişmeleri etkileyen aktörler, faktörler ve risklerin daha da arttığını bu risklerin ve zorlukların kontrol altına alınmasının, karar vericiler için daha fazla endişe konusu haline geldiğine dikkati çekerek özellikle ulus aşırı terörizmi büyük bir tehdit olarak nitelendirdi.

TÜRKİYE TERÖRİZMDEN EN ÇOK ÇEKEN ÜLKELERDEN BİRİ

Akar, Türkiye’nin terörizmden en çok çeken ülkelerden biri olduğunu ve terörizmle uzun süredir mücadele ettiğini ifade ederek, “Bize doğrudan tehdit oluşturan birçok büyük terörist grupla karşı karşıyayız” diye konuştu.

Bunlardan birinin bölücü terör örgütü PKK ile aynı olan YPG olduğunu bildiren Akar, “Bazı ülkeler Suriye’de DEAŞ’e karşı savaşmak bahanesiyle YPG’yi desteklemeye başladığında, onları bir terörist örgütü bir başka terörist örgüt kullanarak yok etmeye çalışmanın getireceği risklere karşı uyarmıştık” dedi.

“YPG’nin müttefiklerimizden destek görmesi onun terör örgütü olduğu gerçeğini değiştirmez” diyen Akar, 9 Ekim 2019’da Barış Pınarı Harekatının başlatıldığını anımsattı. Türkiye’nin demografik yapıyı değiştirmek veya işgal gibi bir niyetinin olmadığı vurgulayan Akar, “Dolayısıyla ‘istila’, ‘işgal’ veya ‘etnik temizlik’ suçlamaları resmen yanlıştır, yanıltıcıdır ve hatalıdır” dedi.

“BİZ SADECE TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE EDİYORUZ”

Barış Pınarı Operasyonu’nun uluslararası hukuk, BM Sözleşmesi’nde öngörülen meşru müdafaa hakkı, terörle mücadele ile ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları ve Suriye’de teröristlerle savaşmak için Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Adana Mutabakatı çerçevesinde icra edildiğini aktaran Akar, harekatla, sınırları ve halkı korumayı, DEAŞ ve PKK/YPG teröristlerinin varlığına son vermeyi, Suriye’nin kuzeyinde terör koridorunu önlemeyi ve güvenli bir bölgeyi oluşturmayı hedeflediklerini aktardı.

“BİZİM HİÇBİR ETNİK KÖKENLE SORUNUMUZ YOK”

Böylece Araplar, Kürtler, Hristiyanlar, Yezidiler ve Keldaniler de dahil, yaklaşık 2 milyon yerinden edilmiş Suriyelinin de onurlu ve gönüllü olarak kendi topraklarına ve evlerine güvenli bir şekilde dönmesinin sağlanmasının hedeflendiğini ifade eden Akar, “Bizim Kürtlerle veya diğer etnik kökenlerle ilgili hiçbir sorunumuz olmadığını vurgulamak isterim. Biz sadece terör örgütleriyle mücadele ediyoruz” dedi.

DEAŞ İLE MÜCADELE

Türkiye’nin Barış Pınarı Operasyonu’nu başlattığından bu yana sahte, taraflı haber ve görsellere dayanan geniş çaplı bir dezenformasyon kampanyasıyla karşı karşıya kaldığını aktaran Akar, dünyanın diğer bölgelerinde ve daha önce yaşanmış çatışmalardan alınan yanıltıcı görsellerin, Türkiye’yi suçlamak için sosyal medya aracılığıyla dağıtıldığını duyurdu.

DEAŞ’a karşı uluslararası koalisyonun çabalarına aktif olarak katıldıklarını, DEAŞ’ın Türkiye’ye yönelik saldırılarında yaklaşık 600 sivilin hayatını kaybettiğini anımsatan Akar, şunları söyledi:

“2016’da Fırat Kalkanı Operasyonunda, 3 bin DEAŞ’lı etkisiz hale getirildi. Bu operasyonda 72 kahraman Türk askerini şehit verdik. Barış Pınarı Operasyonu sırasında, Türkiye’nin operasyon sahası içinde bulunan yalnızca bir tane DEAŞ hapishanesi vardı. Biz vardığımızda bomboştu. PKK/YPG bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Son zamanlarda bazı üst düzey DEAŞ liderlerinin Türk güvenlik kuvvetleri tarafından yakalanması, DEAŞ’a karşı devam eden başarılı mücadelemizin bir göstergesidir. Türkiye’de tutuklanan yabancı uyruklu DEAŞ üyelerinin, uluslararası hukuka uygun olarak kendi ülkelerine geri gönderilmesine devam ediliyor.”

19. Doha Forumu
HULUSİ AKAR
Katar
Suriye
Terörle Mücadele
Türkiye
Bunlara da bakın: