Kırım Tatar tasarımcı Naziye Emirşah, koleksiyonunu Milano'da tanıtttı

20 Şubat 2020, 03:58

Elvina Halilova / QHA Kıyiv

Modanın başkenti Milano’da 18 Şubat 2020 tarihinde Milano Fashion Week çerçevesinde Kırım Tatar tasarımcı Naziye Emirşah’ın hazırladığı kıyafet koleksiyonu tanıtıldı. Naziye, Kırım Tatar etnik kökenini ve avangardını ustalıkla birleştiren genç, hırslı ve yetenekli bir moda tasarımcısı olarak ilerlemeye devam ediyor.

Naziye, dünyanın en iyi moda tasarımcıları ile birlikte, tasarımını yaptığı kıyafetleri göstermekle birlikte, ilk kez Avrupa için Kırım Tatar kültürünü tanıttı. Defileyi izleyen misafirler Kırım Tatar etnik kökeni ve modernitenin atmosferine daldı.

Milano Fashion Week gözsterimi için hazırlanan koleksiyon üzerinde üç ay devamında çok yoğun çalışmalar yapıldı.  Koleksiyonun detaylarını anlatır mısınız.

Kırım’ı gösteren 10 kadın look. Kırım, Avrupa ve Asya arasında uzanan bir yarımadadır. Kırım Tatar felsefesi, hem Avrupa’yı hem de Asya’yı birbirine bağlayan bir felsefedir. Derin doğu geleneklerimiz var, onları destekliyoruz ama aynı zamanda Avrupalılar gibi modern ve ilericiyiz. Bunu kendimizde birleştiriyoruz. Bunu anlamak çok önemlidir. Bu koleksiyon da tam olarak bunu gösteriyor. 

Bu koleksiyon en pahalı kumaşlara sahip. Onlar lüks, çok narin, yumuşak ve çok olgunlar. Tasarım da olgundur. Ben bunu İtalyan tarzı bir şıklık ile yapmak istedim. Tamam bu şekilde de kültürümüzü göstermek istiyorum. Bence bu kıyafetleri giyecek kadın kendine güveniyor, çok çalışkan, o hem erkek sertliğine hem de kadın yumuşaklığına sahiptir. O çok şeyi yapabiliyor. 

Koleksiyonun üzerindeki çalışmalarım üç ay sürdü. Eskizlerin hazırlanması, organizasyon, terzilik, terbiye, para toplama. Koleksiyon fikri her zaman içimde yaşıyordu. Bu koleksiyon, benim. Bu koleksiyon kökenlerimdir. Bu Avrupa ve Asya. Bu özgürlük, ama aynı zamanda hassaslık ve yumuşaklık. 

Koleksiyon üzerine çalıştığınızda size en çok neler ilham verdi?

Yaptığım işi seviyorum, kendimi başka bir yerde görmüyorum. Sanatla uğraşmak, özgür olmak ve inandığım şeyi yapmak benim için çok önemli. Kıyafet tasarımında harika sonuçlar ve yükseklikler elde edebileceğime ve Kırım Tatar kültürü daha büyük seviyede tanıtabileceğime inanıyorum. Bunu da çok hassas bir şekilde yapmak istiyorum. İnsanlar bazen Kırım Tatarların kıyafetlerini nasıl giydiğini anlamayabilir, ama onlar bunu yapacak, çünkü bu kıyafet onların hoşuna gidiyor. Ben de bunu kendi yaptığımı ve bunun derin bir anlamı olduğunu bileceğim. 

Mesela, biz kısa bir ceketler yapmıştık. Kırım Tatarlarda hırha diye bir kıyafet vardı. Onlar da kısa, yakasız ceket sayılırdı. Ben ise bu kısa cekete yaka ekledim. Yani benim çalışmalarımda çok incelikler var. 

Kıyafetlerin çevre için zararlı olmamasının sizin için büyük önem taşıdığını ve bu koleksiyonun da ekoloji kumaşlarından yapıldığını biliyorum. Bu kumaşlarla çalışma tarzının bir spesifik yanı var mı? 

Koleksiyonda doğal kumaşlar ve çevre dostu kumaşlar kullandık. Sentetikleri dışladım. Çünkü sentetikleri giydiğimizde kendimize zarar veriyoruz, bir sürü farklı kumaş kullanarak doğaya zarar veriyoruz. Çevre dostu kumaşlar kullanmak benim için önemliydi, ancak bu sektör çok gelişmediği için ihtiyacım olan tüm kumaşları bulamadım. Bu nedenle, hem ekolojik hem de doğal kumaşlarımız var. Kumaşları Çin’den sipariş ettik. Onları bulmak ve oradan buraya getirmek hiç ucuz değil. Bir de deneysel bir şey yaptığında masraflar daha çok oluyor. Bu koleksiyonun uygulaması için çok iş yapıldı.

Ayrıca, bu koleksiyon için özel etnik kumaş oluşturduk. Böyle bir kumaş ilk defa yapıldı. Uzun zamandır Kırım Tatar kilim süslerini kumaşa getirmeyi hayal ediyordum. Bunu daha önce hiçbir yerde görmemiştim. Bizde bununla şimdi kimse uğraşmıyor. Ama biz bunu yaptık. Bu eşsiz bir kumaş ve üzerinde çok eski süslemeler var. Süslemenin kendisi bir eşkenar dörtgen, o kadının karnını sembolize ediyor, karın içinde bir çocuk, eşkenar dörtgen etrafında ise korumayı sembolize eden dikenler. Ve aslında, tüm bunlar soy çizgisinin devam edeceğini gösteriyor. Bu benim koleksiyonum. Onu Milano ve Paris sokaklarında görmek istiyorum. Koleksiyon siyah, beyaz ve gri renklerde yapıldı. Yeşil ve haki renkleri ekledim. Çünkü bizde bu renk çok semboliktir. 

Haside yaptık. Bu boyun için bir süsleme. O çok eski, çok güzel. Evelina Aliyeva ile modern haside yarattık. Onun dedesi eski hasideler yapıyordu, Evelina da koleksiyonumuz için modern haside yarattı. Boyun için modern dualıklar yapıldı. Yani tüm eski geleneklerimize modern dünyada hayat veriyoruz. 

Modern giysilerdeki eski etnik motifleri korumak ne kadar önemli?

Bence, bunun bir anlamı var. Çünkü geleneklerimiz, geçmişimiz olmasa kimiz biz. Bizim bir kültürümüz, özelliklerimiz ve tarihimiz var. Onlar içimizde yaşıyor. Ve içeriğimiz bir şekilde kıyafet, aksesuar, müzik, dans yoluyla ifade edilmelidir. Ve küreselleşmeden kaçmak imkansız olsa bile, en azından kısmen kültürümüzü saklayabiliriz.

Gelecek için nasıl planlarınız var?

Pariste’de çalışmalarımı takdim etmek istiyorum. Amerika’yı da düşünüyorum. Çok fazla hırsım var, ama eminim ki tüm bunların üstesinden gelebilirim, bütün bunları başarabilirim. Yardıma, bana ortak olabilecek insanlara ihtiyacım var. Tasarım tarafından ilerlediğimizi anlıyorum, ancak iş açısından bu markayı geliştirebilecek insanlara ihtiyacımız var. İşbirliğine açığız. Kültürümüzü geliştirmeliyiz, kültürümüzü geliştirmek istersek, bununla uğraşmalıyız. 

Benim dünyam beni seviyor. Bundan eminim.

Niziye Emirşah
Bunlara da bakın: