Kremlin esiri Asan Yanikov'un ablası: Kardeşim sürekli mide ağrısı çekiyor

10 Eylül 2020, 15:49

Asif Aliyev/ QHA Kıyiv

İnsan hakları savunucularının verilerine göre, yüzden fazla Kırımlı, siyasi nedenlerden ötürü Rusya veya işgal edilen Kırım’daki hapishanelerde alıkonuluyor. Söz konusu siyasi tutsakların büyük bir çoğunluğu ise Kırım Tatarılarından oluşuyor.

İlk bakışta sadece tutsak listelerindeki isimler olarak algılanan siyasi tutsakların her birinin ayrı hikayesi bulunuyor. Kırım Haber Ajansı (QHA), siyasi tutsakların ailelerinin durumunu ve yaşantısını anlatan yazı dizisine devam ediyor.

Akmescit sakini, Özbekistan’da sürgün yerlerinde doğan Kremlin esiri Asan Yanikov, Kırım Tatar aktivistiydi. Rus işgali altındaki Kırım’da açılan siyasi güdümlü davaların duruşmalarına katılıyor, evlerine baskınlar düzenlenen Kırım Tatarlarını yalnız bırakmıyordu.

KIRIM’DA YAPILAN EN BÜYÜK TOPLU BASKIN

Yarımada’nın işgalinden bu yana Kırım Tatarlarının evlerine en büyük toplu baskınlardan biri 27 Mart 2019’da yapıldı. Yanikovlar’ın evine baskın yapan işgalci güçler Asan’ı alıkoydu ve ailesinden ayırdı.

Kırım Tatarı Asan Yanikov, Rusya Ceza Kanununun 205.5. maddesinin 2. Fıkrasına göre terör örgütü olarak kabul edilen bir örgütünün üyesi olmakla (20 yıla kadar hapis cezasını öngörüyor), Rusya Federasyonu Ceza Kanununun 30. maddesinin 1. fıkrası ve 278. maddesine göre şiddet kullanarak iktidarı ele geçirmeye hazırlıkla (10 yıla kadar hapis cezası) suçlanıyor.

Asan’ın ablası Fatime Yanikova, QHA’ya verdiği demeçte evlerine yapılan baskından ve kardeşinin en kısa zamanda serbest bırakılması umudundan bahsetti.

Asan, bir kişinin tüm iyi niteliklerine sahiptir; merhamet, duyarlılık, diğer insanların sorunlarına kayıtsız kalmamak… 2015 yılından bu yana, Kırım’da tutuklamaların başladığı günden beri Asan, din kardeşlerine ve ailelerine yardım ediyordu. O ve Mart 2019’da tutuklanan eşim Farhod Bazarov, soydaşlarının sorunlarına kayıtsız kalamadılar ve sorunlarını çözmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar.

“ASAN’IN EVİNE BASKIN YAPTIKLARINI BİLMİYORDUM”

27 Mart sabahı evimde arama başladı. Asan’ın yaşadığı anne babamın evinde yapılan aramadan bihaberdim, güvenlik güçlerinin sadece bize geldiğini düşünüyordum. Telefon görüşmesi yapmamız yasak olmasına rağmen, kardeşimin numarasını sessizce çevirmeyi başardım. Telefonu çalıyordu ama sonra çevrimdışı oldu. Ona ulaşamamam garipti çünkü bu saatte sabah namazına kalkıyoruz ve Asan genellikle o saatte uyumuyor.

“TANSİYONU YÜKSELEN ANNEME AMBULANS ÇAĞIRMADILAR”

Evimizde yapılan aramadan sonra babam bize geldi ve onların evinde de arama yapıldığını ve Asan’ın alıkonulduğunu söyledi. Arama sırasında annemizin tansiyonu yükseldi ancak güvenlik güçleri ambulans çağırmayı reddetti. Arama sırasında bize ya da Asan’a gizlice hiçbir şey bırakılmadı, ancak tüm telefonlar ve tabletlere el konuldu.

Ertesi gün, 28 Mart’ta Kırım’da toplu aramalar sırasında gözaltına alınan herkes mahkemeye çıkarıldı ve ardından kimseye haber verilmeden Rostov-na-Donu’ya (Rusya’da şehir) götürüldü. Gözaltına alınan ilk beş kişiden biri olan kardeşim, geçen yılın ağustos ayında Kırım’a getirildi ve birkaç ay sonra tekrar Rostov’daki tutukevine nakledildi. Bu yılın ağustos ayında, Asan ve diğer Kırım Tatarları Akmescit’teki (Simferopol) 1 No’lu tutukevine geri getirildi.

Oradaki tutukluluk koşullarını herkes bilir. Verdikleri katı kuru yiyecekler yenecek gibi değil. 2000’lerin başında iki ameliyat geçirdikten sonra (akut gangrenöz apandisit ve bağırsak yapışması), doktorlar Asan’a düzenli bir diyet uygulamasını tavsiye ettiler ancak tutukevinde bu imkansız. Bu yüzden erkek kardeşim sürekli kramp, şişkinlik ve mide ağrısı çekiyor.

“SOYDAŞLARIMIZIN DERTLERİNE KAYITSIZ KALAMIYORUZ”

Şu anda Asan ve diğer tutuklular, kendilerine yöneltilen suçlamaları inceliyorlar. Bir ila iki ay sürecektir. 15 Eylül’e kadar, tutukluluk sürelerinin uzatılması ile ilgili mahkemelerin yapılması gerekiyor, ardından davanın esasına geçilecek. Kardeşimi avukat Safiye Şabanova savunuyor.

Halkımız tarafından bize sağlanan yardım ve desteğe gelince, halkımızdan başka bir şey beklemiyordum da zaten. Öyle bir halkız ki soydaşlarımızın dertlerine, sorunlarına kayıtsız kalmıyoruz. Şimdi daha çok birlik olduk. Aksi olamazdı da. Halkımızın mantalitesi böyle – yakınlarına, muhtaç olanlara yardım etmek. İnsanlarımız sürekli bizi ziyaret ediyor, destek veriyor, sorunlarımızı paylaşıyor.

“KARDEŞLERİMİZ HÜR OLACAK”

Değişim (esir değişimi) konusuna gelince… Bazı Müslümanlar serbest bırakılır sonra da başkaları tutuklanır endişesi var bende, bu acıyı daha da artırır. Sorunun temelden çözülmesini isterdim, bu da kardeşim ve diğer Müslümanlara karşı yöneltilen suçların suç olmaktan çıkarılmasıyla mümkün olur. Gençlerimizin her halükarda özgürlüklerine kavuşacaklarına inanıyoruz. Takas ya da başka bir yolla, Allah bu haksızlığı ortadan kaldıracak ve kardeşlerimiz hür olacaktır.

İŞGALCİLERİN TOPLU BASKINI

Rus işgali altında bulunan Kırım’da işgalcilerin Kırım Tatar halkına baskı uygulamak amacıyla uydurduğu sözde “Hizb-ut Tahrir” davası çerçevesinde 27 Mart 2019 tarihinde, en az 25 Kırım Tatar ailesinin evine toplu baskın düzenlendi.

Baskın sonucunda 20 Kırım Tatarı gözaltına alındı. Ayrıca, evlerinde arama yapılan soydaşlarını desteklemek için evlerin yakınına gelen iki aktivist gözaltına alındı. Bunlardan birine 5 gün hapis cezası, diğerine ise 500 ruble para cezası verildi.

28 Mart tarihinde ise Rus işgalcilerin, bir gün önce Kırım’da Kırım Tatarlarının evlerine düzenledikleri toplu baskınlar sırasında yerlerini tespit edemediği 4 Kırım Tatarından 3’ü; Remzi Bekirov, Osman Arifmemetov ve Vladlen Abdulkadırov Rusya’nın Rostov-na-Donu şehrinde gözaltına alındı. Dördüncü kayıp Kırım Tatarı Edem Yayaçikov’un da daha sonra gözaltına alındığı bildirildi. 

Asan Yanikov
Fatime Yanikova
Kırım Tatar siyasi tutsaklar