Koranavirüs "Taç Virüsü" olur mu?

31 Mart 2020, 15:45

Ayyıldız Huri Kaptan / QHA Ankara

İngilizce yazılışıyla “Pandemic” (evrensel) hale gelen “Koronavirüs” hastalığı (KOVID-19) önlenemez bir salgın halinde dünyayı kasıp kavururken, yabancı, özellikle İngilizce kelimelerin Türkçe’de nasıl yazılacağı konusu da yeniden kamuoyunun gündemine geldi.

Dünya gündemini etkisi altına alan, ifade ediliş ve dilde kullanım farklılıkları ile sıkça konuşulan “Koronavirüs”ü Dilbilimci, Türkolog, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süer Eker, Kırım Haber Ajansı(QHA) için kaleme aldı.

TÜRKÇE’DE BATI KÖKENLİ KELİMELER VE KORONAVİRÜS

Dil Devri’min başladığı yıllardan 1980’li yıllara kadar Türkiye tartışmalı ve sancılı bir Türkçe-öz Türkçe çatışması süreci yaşadı. Özellikle son dönemlerde bilim ve teknolojinin geometrik bir artışla adeta bir çığ gibi büyümesi, dünya bilimsel yayın üretiminin % 60’ına yakın İngilizce yapılması pek çok dünya dilini neredeyse çaresiz bıraktı. Bilimsel terminoloji üretiminde ‘yerel’ diller İngilizce terminolojinin gelişmelerin hızına yetişemez oldu. İnternetin yeryüzünün neredeyse her coğrafyasına ulaşması İngilizce’nin önünü alabildiğine açtı.

‘KELİMELERİN DOĞRUSUNU GEÇ KALMADAN DOLAŞIMA YERLEŞTİRMELİ’

Türk Dil Devriminin icra aracı olan TDK (Türk Dil Kurumu) Batı dillerden yapılan “alıntı”ların yazılışı ile ilgili karar ve düzenleme kısmen de uygulatma yetkisine sahip en önemli devlet kurumudur. TDK yabancı kökenli kelimelerin yazılışı konusunda bazı düzenlemeler yapmakla birlikte bu düzenlemelerin ne derece başarılı olduğu tartışılabilir. Bu düzenlemelerin en önemlisi yabancı kelime yerine Türkçesini üretmek ve yabancı kelime kullanıma, dolaşıma girmeden, geç kalmadan Türkçesini yerleştirmektir; ancak bilim, sanat, spor, askerlik, siyaset, ekonomi vb. alanlardaki yabancı kelime ve terim akınına karşı zecri (yasaklayıcı) tedbir uygulama imkanı bulunmadığından bu hususta başarma ihtimali kolay değildir.

‘TAÇ VİRÜSÜ, EVRENSEL ZİNCİRİN DIŞINDA’

Öte yandan, Türkçeci tavrın da bazı “sakınca”larının olduğu örneğin “coronovirus” yerine “taç virüsü” gibi kısmi bir Türkçeleştirme eylemi gerçekleştirilmiş olsa bile dünyadaki genel eğilimin dışına çıkılmakta, evrensel zincirin dışında kalınmaktadır. TDK’nin ‘Yazım Kılavuzu’nda’ Batı kökenli alıntılar’ konusunda 4 + 2 toplam altı madde yer almaktadır. İki maddede (1 ve 4) birkaç istisnai durum da sıralanmıştır:

4+2 TOPLAM ALTI MADDE KURALI

Türkçe’ye uyarlanarak yazılanlar: Çift ünsüz harfle başlayanlar (tren), İçinde yan yana iki veya daha fazla ünsüz bulunanlar (alafranga), İki ünsüzle bitenler (titr), içinde ve sonunda g ünsüzü bulunanlar (lig) vb.
Özgün biçimiyle yazılanlar: bilim, sanat ve uzmanlık dallarında kullanılan bazı terimler, Latin yazı sistemini kullanan dillerden alınma deyim ve sözler.

Bu yazı kuralları dikkatlice incelendiğinde, uzun zamanca önce Türkçe’ye girmiş sesçe kısmen Türkçeleşmiş olanları dışında kuralların yabancı kökenli kelimelerin orijinal yazılış ve söylenişinden uzaklaşmamasına yönelik olduğu görülür. Örneğin *elektirik yerine elektrik, *alafıranga yerine alafranga, *filim yerine film, *mağma yerine magma vb.

TDK’nın yabancı kelimelerin yazılışı ile ilgili “Bilim, sanat ve uzmanlık dallarında kullanılan bazı terimler ve Latin yazı sistemini kullanan dillerden alınma deyim ve sözler özgün biçimleri ile yazılırlar.” Kuralı “terminus technicus (teknik terim)”, “conditio sine qua non” (Olmazsa olmaz.) vb.

ÇÖZÜMLENEMEYEN KURALLARDAN BİRİ

Bu kural, alıntı söz ve ‘klişe’lerin kapılarını ister istemez ardına kadar açıyor. Kuraldaki herhangi bir kullanım sınırı çizemeyen “bazı” ifadesinin kapsamı daraltır gibi göstermekten ibaret bir işlevi yok. Yabancı kelimelerin nasıl yazılması gerektiği Türk yazım sisteminin bugüne değin çözümlenemeyen en bilinen sorunlarından biridir. Kiril alfabesini kullanan ülkelerde alıntı yabancı kelime o dilin söylenişine uygun biçimde Kiril harfleriyle yazıldığı için bu bakımdan önemli bir sorun görünmemektedir. Bu gelenekten gelen ancak Latin alfabesini kullanmaya başlayan Türk cumhuriyetlerinde en azından şimdilik bu ilke uygulanmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütüne göre koronavirüs (COVID-19) yeni keşfedilen bir koronavirüsün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın adı Latince ‘taç’ anlamındaki ‘korona’ ile ‘zehir’ anlamındaki ‘virüs’ün birleşiminden oluşuyor. Virüsün mikroskopik görüntüsünün taca benzeyişinin bu adın verilmesinde etken olduğu anlaşılıyor.

YAZIMDA BİRLİK İLKESİ ORTADAN KALKIYOR

İngilizce yazılışıyla ‘Pandemic’ (evrensel) hale gelen ‘Coronavirus’ hastalığı (COVID-19) önlenemez bir salgın halinde dünyayı kasıp kavururken yabancı, özellikle İngilizce kelimelerin Türkçe’de nasıl yazılacağı konusu da yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Bu hastalığın İngilizce adı ‘Coronavirus’un yazılışı konusunda bir sorun yok. ‘Coronavirus’ün Türkçe’de kullanılışındaki uyarlama farklılıkları yazımı sorunlu kelimelere bir yenisini daha eklemekte, yazımda birlik ilkesini ortadan kaldırmaktadır. ‘Coronavirus’ün Türkçeye aykırı yönlerini ele alarak mevcut yazım ve kullanım farklılıklarını ele almaya çalışalım:

1.Türkçe’ye daha önce giren ‘virüs’ sözünün ‘ü’ ile yazılmasına karşılık mevcut şeklin yabancı yazılışı göstermesi.

2.’o’ harfinin ve sesinin ilk heceden sonra da bulunması.

3.Kelimenin ‘c’ harfi ile yazılıp ‘k’ okunması.

4.Kelimenin ayrı veya bitişik yazılması da diğer bir yazım sorunudur.

Şimdi bu hususları birer birer ele alalım:

1.Yabancı dillerde Latince kökenli ‘virus’, Türkçede ses uyumuna dahil olduğu için ‘virüs’ şeklinde, yani her iki ünlü de ön sıradan. Bu nedenle ikinci bileşeni ‘virüs’ şeklinde yazılan her türlü değişken biçim Türkçe yazıma aykırı olacaktır.

2. ve 3. ‘Corona’ veya ‘korona’ her iki değişke de Türkçe ses sistemine aykırı olmakla birlikte ‘k’ ile yazılış Türkçenin yazım sistemine uygundur. Nitekim yabancı kelimelerin çeşitli sebeplerle okuyucunun doğru telaffuz etmesi veya söyleyişi Türkçe yazıma aktarma vb. endişelerle yayın organlarında ‘koronavirüs’ şekline de rastlanmaktadır.

4. Bazı Türkçe konuşanlar ‘virüs/virus’ kelimesini tanıdıklarından ‘corona’ bileşenini tanımasa bile bunu bir ikinci tür isim tamlaması, yani belirtisiz isim tamlaması olarak algılama eğilimindedir. Bu şekilde iyelik ekli ‘korona virüsü’ hatta ‘corona virüsü’ kullanımlarına da rastlanmaktadır.

Dolayısıyla kelimenin TDK’nin yabancı kelimelerin yazılışı konusundaki kurallardan hareket etmek gerekirse ‘Bilim, sanat ve uzmanlık dallarında kullanılan bazı terimler özgün biçimleri ile yazılırlar.’ kuralı tıpkı uluslararası yazında olduğu gibi ‘Coronavirus’ hatta resmi kısaltması kullanılarak Coronavirüs (COVID-19) şeklinde yazılabilir. Nitekim Sağlık Bakanlığının resmi hesaplarında konuyla ilgili yaklaşımı şu şekildedir: Koronavirüs hastalığı (COVID-19), Covid19.saglik.gov.tr

SONUÇ

Yabancı kelimelerin, marka adları, özel adlar, terimler vb. Türkçe’de nasıl yazılması gerektiği konusunda kesin bir kural konulamaz. Alıntı kelimeyi Türkçeleştirmek de tek başına bir çözüm yolu olamaz. Türkçeleştirme işlemini olumsuz yönde etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Bu durumda yazılışlar ile Türkçe karşılıklar ve Türkçe söyleyişlerin her ikisinin aynı anda pratik çözüm olabilmeleri nedeniyle konuyu George Orwell’in “Doublethink” (çiftdüşün, çiftgörü) formulası çerçevesinde değerlendirmek tek çözüm.”

KORONAVİRÜS
PROF. DR. SÜER EKER
TDK
Bunlara da bakın: