"Kırım Tatarları yine Stalin baskılarına benzer baskılara maruz kalıyor"

Haberler
Anife Bilal
17 Mayıs 2019, 13:23
Anife Bilal
17 Mayıs 2019, 13:23

Rusya’nın Kırım’ı yasa dışı olarak işgalinden sonra Kırım Tatar halkının 1944 Sürgününe benzer siyasi baskılar ve zulümle karşı karşıya kaldığı dile getirildi.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Konseyi toplantısında Kırım Tatar Sürgünü kurbanları anısına açıklama yapan Ukrayna’nın Viyana’daki uluslararası kuruluşlar temsilcisi İgor Prokopçuk, “Rusya Kırım’ı yasa dışı olarak işgal ettikten sonra Kırım Tatar halkı 1944 Sürgününe benzer siyasi baskılar ve zulümle karşı karşıya kaldı.” ifadelerini kullandı.

Prokopçuk açıklamasında, Mayıs 1944’te iki gün içinde güya Nazilerle iş birliği yaptıkları gerekçesiyle Kırım’dan yaklaşık 200 bin Kırım Tatarının zorla Sibirya, Urallar ve Orta Asya’ya sürüldüğünü, sürgün sonucunda Kırım Tatarlarının neredeyse yarısının hayatını kaybettiğini, hayatta kalanların ise yıllarca haklarından mahrum bırakıldığını hatırlattı.

Ukrayna 1991’de bağımsızlığı kavuştuktan sonra Ukrayna yönetiminin Kırım Tatarlarına ihtiyaç duydukları kaynakları sağlamak ve tarihlerini, kültürlerini ve âdetlerini korumak için çaba gösterdiğini ifade eden Prokopçuk, Ukrayna Parlamentosunun Kırım Tatar sürgününü soykırım olarak tanıdığını ve 18 Mayıs günü Kırım Tatar Soykırımı Kurbanları Anma Günü olarak ilan ettiğini hatırlattı.

İŞGALCİLERİN TARİHİ ÇARPITMASI KINANDI

2014’te Kırım’ın işgaliyle birlikte yarımadada Kırım Tatarlarına karşı tekrar baskı ve zulüm uygulanmaya başladığını kaydeden Prokopçuk, “Rus saldırganlığının ilk kurbanlarından biri Kırım Tatar aktivist Reşat Ametov oldu, daha sonra 20 binden fazla Kırım Tatarı anavatanlarını terk etmek zorunda kaldı.” dedi.

19 Nisan 2017 tarihli BM Adalet Divanının kararına rağmen Rusya’nın Kırım Tatar Milli Meclisinin faaliyetiyle ilgili yasağını hala kaldırmadığını hatırlatan Ukrayna temsilcisi, “Sovyet terörünün kurbanları anısına, biz Rusya’da, Rus işgali altındaki Kırım’da ve işgal edilen Donbas bölgelerinde artan Stalin dönemindeki kitlesel zulmü haklı çıkarma ve bu suçların boyutları ve ağırlığını küçültme eğilimlerini, Stalinizmin övülmesini ayrıca yurt içindeki baskıları ve yurt dışındaki Rus yayılmacılığını haklı çıkarmak için tarihin kullanılmasını kınıyoruz.” diye konuştu.

İşgal edilen Kırmın’dan farklı olarak Ukrayna’nın çeşitli yerlerinde Kırım Tatar Sürgünü Kurbanlarını Anısına çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini belirten Prokopçuk, “Kırım Tatarları Ukrayna halkının bölünemez bir parçasıdır. Ülkemiz kendi tarihini, kültürünü ve âdetlerini koruyor. Bu kederli yıl dönümünü kaydederken, biz 1944 yılında ya da 2014 yılından sonra hayatını kaybedenleri ve baskılara uğrayanları hatırlamalıyız.” ifadelerini kullandı.