Kırım Tatar siyasi tutsakların sorunları Moskova'da ele alındı

11 Temmuz 2019, 15:22

Rusya’nın başkenti Moskova’da dün, işgal edilen Kırım’da açılan “Hizb-ut Tahrir Davalarının” ele alındığı basın konferansı düzenlendi. 

Moskova Helsinki Grubu binasında düzenlenen basın toplantısına düzmece bir dava çerçevesinde, toplam olarak 44 yıl hapse mahkum edilen siyasi tutsak Kırım Tatarları; Zevri Abseitov, Remzi Memetov, Rüstem Abiltarov ve Enver Mamutov’u savunan avukatları, hak savunucuları ve akrabaları dava hakkında bilgi verdi.

“HALKIMIZIN ÖRNEK İNSANLARINI MAHKEMELERDE YARGILIYORLAR”

Siyasi tutsak Enver Mamutov’un eşi Aliye Mamutova yaptığı konuşmada 90’lı yıllarda Kırım’ın yerli halkının ana vatanına dönmeye başladığını ve kültürü, adetleri ve dinini yeniden kazanmaya ve onları çocuklarına öğretmeye başladığını anlatırken, “2014’ten itibaren bize “terörist” yaftası yapıştırmaya başladılar. Bugün halkımızın örnek insanlarını mahkemelerde yargılanıyor.” diye kaydetti.

Dişçi Zevri Abseitov, aşçı Remzi Memetov, usta inşaatçı Rüstem Abiltarov ve işadamı Enver Mamutov’un toplum tarafından tanındığını ve onlara saygı duyulduğunu belirten Mamutova, bu yüzden, birçok insanın desteklerini göstermek için duruşmalar sırasında mahkemelere katıldığını ve protesto eylemlerini düzenlediklerini anlattı.

“HALKIMIZ YİNE ETNİK VE DİNİ SOYKIRIMA UĞRUYOR”

Enver Mamutov hakkında 17 yıl hapis cezası, Remzi Memetov, Rüstem Abiltarov ve Zevri Abseitov hakkında ise 9’ar yıl hapis cezası kararı alındığını hatırlatan Aliye Mamutova, “Toplam 44 yıl hapis cezası verildi. Bu sayı 1944 yılını hatırlatıyor, o zaman da halkımız etnik ve dini ayrımcılığa ve soykırıma uğramıştı. 2014 yılından beri halkımız yine 1944 yılında yaşadıklarıyla aynı şeyleri üzerinde hissetti. O zaman takip edilen hedefler değişmedi; kovuşturma, hapse atılma, yerli halkının anavatanından kovulması; tüm bu hedefler şimdi de gerçekleştiriliyorlar. Geçmişte ‘hain halk’ bahanesiyle halkı yok ediyorlardı, bugün ise ‘terörizm’ bahanesini kullanarak muhaliflerle mücadele ediyorlar. Halkımız hiçbir zaman bu iftiraları kabul etmeyecek. O bugün  gösterilmeye çalışıldığı gibi hiçbir zaman olmadı ve olmayacak. Tüm bunlar yalan ve iftira.” ifadeleri kullandı.

“KÖTÜLÜKLE MÜCADELE ARACI KÖTÜLÜĞÜN ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

Toplantıda konuşan Avukat Emil Kurbedinov, Aliye Mamutova’nın söylediklerine katıldığını belirterek, “Bugün Kırım tatarları Kızıl Meydana ‘Çocuklarımız Terörist Değil’ yazılı pankartlarıyla çıktı, 1987 Kırım Tatarları “Vatanımızı Geri Verin” yazılı pankartlarıyla Kızıl Meydandaydı. Her şey tekrarlanıyor. Bunu hissediyorum. Çoğu Kırım Tatarı bunu hissediyor. Bana göre bu durumda yönetim bu yönde çok derin sorunların olduğunu görmeli.” dedi.

Beş yıl boyunca işgal edilen Kırım’da “terörizm ve aşırıcılıkla” mücadele aracının sivil aktivistler, bağımsız gazetecilerle mücadele aracına dönüştürüldüğünü belirten Kurbedinov, “Kötülükle savaşması için kullanılması gereken araç, aslında kötülüğün aracına dönüştü.” ifadeleri kullandı.

İnsanların sözde uzmanlar tarafından çarpıtılmış incelemeler ve gizli tanıklara dayanarak uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldığına dikkat çeken avukat, “Beş yıl devam eden bu saçmalık sonlanmıyor, sadece büyüyor. Ancak artık insanlar soruna dikkat çekmek için Kızıl Meydan’a çıkmaya başladı.” diye kaydetti.

“SUÇLAMALAR TAMAMEN SAÇMA”

Moskova Helsinki Grubu Eş Başkanı Valeriy Borşçov toplantıda konuşan konunun federal çaptaki bir sorunun olduğunu belirterek, “Bu sorun tüm ülkenin sorunu. Neden? Çünkü terörizm ve aşırıcılık konusundaki suçlamalar artık açıkça saçma oldu. Bu suçlamalar ilgili olaylarla hiçbir bağlantı olmayan insanlara karşı yöneltiliyor. Bu suçlamaların sayısı da git gide artıyor. Terör faaliyetleri hazırlıkları yada bu eylemleri gerçekleştirme niyetleri hakkında hiçbir bilgi yok, dava dosyaları sadece Kur’an-ı Kerim ve onun güncel hayatıyla olan bağlantısı konusunda yapılan sohbetlere dayanıyor. Bu terörizm mi oluyor?” dedi.

“TERÖRİZM SUÇLAMALARININ ASILSIZ OLDUĞU AÇIKÇA BELLİ”

Memorial İnsan Hakları Merkezi Konseyi üyesi Sergey Davidis 10 senedir siyasi tutsakların listelerini tuttuklarını belirterek, “Maalesef durum çok üzücü. Şu an Rusya ve Kırım’da Rus yönetimi tarafından 276 insan mahkum edildi. 2014 yılından beri durum önemli ölçüde kötüleşti. Hapis cezaları artmaya başladı, şartlı hapis cezaları artık verilmiyor. Terörizm suçlamalarının asılsız olduğu ve hiçbir şeye dayanmadığı açıkça belli.” diye konuştu.

Davidis, Kırım Dayanışması sivil teşkilatı aktivistleri olan 24 Kırım Tatarının Mart 2019’da tutuklanmasının işgal edilen Kırım’da sözde “Hizb-ut Tahrir davası” kapsamında yürütülen kovuşturmalarının açıkça dini temele dayanmadığı “terörizm” mevzuatının muhalifleri bastırmak için kullanıldığını gösterdiğini ifade etti.

Kırım Tatarlarına baskı
Moskova
siyasi tutsaklar