Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov: Savaş, Rus işgalindeki Kırım konusunu canlandırdı

Diaspora
Ömer Kaya
05 Ağustos 2022, 02:19
Ömer Kaya
05 Ağustos 2022, 02:19

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Kırım Haber Ajansı Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar’a özel röportaj verdi. Refat Çubarov; Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’da başlattığı işgal girişimi ve saldırıları ile başlayan süreçte gelinen son durumu, Rus işgalindeki Kırım’da ve Ukrayna’nın yeni işgal edilen bölgelerinde Kırım Tatar halkına yönelik baskıları ve Ukrayna’da savaş bölgesine yakın olan bölgelerde yaşanan insani yardımları anlattı. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, “Kırım Tatar siyasi tutsakların, geleceği ve kaderi bu savaşın neticesine bağlı. Onları oradan çıkarmak için başka mekanizmalar olacağını an itibariyle görmüyoruz. Şu an esir alınan askerlerimizi nasıl kurtarmanın yollarını arıyorsak Kırım’da kalan ve tutsak edilen insanlarımızı da o kadar düşünüyoruz ve onlar için de çabalıyoruz” dedi.

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna-Rusya savaşının son gelişmelerini ve perde arkalarını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. KTMM Başkanı Çubarov, Kırım Haber Ajansı Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar’ın sorularına yanıt verdi. Çubarov, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’da başlattığı işgal girişimi ve saldırıları ile başlayan süreçte gelinen son durumu, Rus işgalindeki Kırım’da ve Ukrayna’nın yeni işgal edilen bölgelerinde Kırım Tatar halkına yönelik baskıları ve Ukrayna’da savaş bölgesine yakın olan bölgelerdeki insani yardımları dile getirdi.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov’un Kırım Haber Ajansına verdiği kapsamlı röportajın tamamı:

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov: Savaş, Rus işgalindeki Kırım konusunu yeniden canlandırdı

24 Şubat’ta başlayan Rusya’nın geniş çaplı işgal girişimi size neler hissettirdi, neler yaşadınız?

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı 8 sene önce başlamıştı, 2014 yılının şubat ayında Kırım işgal edilmişti. Ama sizin de söylediğiniz gibi bu yıl şubat ayının 24’ünde Rusya tarafından Ukrayna’nın tüm bölgelerine karşı bir saldırı gerçekleşti. 24 Şubat sabahının erken saatlerinde “Büyük Savaş” ya da savaşın ikinci aşaması başladı demek mümkün.

Elbette bir iki gün içinde Ukrayna halkı hızlıca cabirleşti. Mart’ta yaşanan zorluklar şimdi azalmışa benziyor ama daha savaşın sonu görünmüyor. Şubat ve mart ayının başında Rus askerleri, Kıyiv ve Orta Ukrayna’yı ele geçirmeye çalışmış olsa da bu bölgelerde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Ruslara büyük kayıplar verdirdi. Bu nedenle Rus askerleri bu bölgelerden çekilip kendi sınırlarına yakın yerlere çekilmeye mecbur bırakıldı. Sonrasında Ruslar tüm birliklerini Donbas ve güney Ukrayna’ya gönderdiler. Ukrayna’nın bu savaş çerçevesindeki geleceği ülkenin güneyine ve Donbas’a bağlı.

“UKRAYNA-RUSYA SAVAŞININ SONUCU KIRIM’IN ÖZGÜRLÜĞÜNE BAĞLI”

24 Şubat Kırım konusunu yeniden gündeme taşıdı. Anlaşıldı ki Rusya – Ukrayna savaşının sonu Kırım’ın özgürleşmesine bağlı. O bölgeden Rus askerlerinin çıkarılmasına bağlı. 24 Şubat’a kadar Batı siyasetçileri ve liderleri Kırım meselesini konuşmak istemiyorlardı. Çünkü bunun nasıl yapılacağını ve çözüm yollarını bilmiyorlardı. Ancak 24 Şubat’tan sonra, Rusya tüm Ukrayna topraklarına savaş açtıktan sonra anladılar ki, Ukrayna’nın tüm işgal edilen topraklarının özgürleşmesi ve Ukrayna toprak bütünlüğünün sağlanmasına bağlı.

Bu nedenle söylemek mümkündür ki 24 Şubat, Kırım’ın geleceğini belirledi. Kırım’ın Ukrayna içinde olacağını duyurdu. Savaş başladıktan sonra, bizler Kırım Tatar Milli Meclisi toplantısında; milletimize, etrafa ve diğer ülke liderlerine meclis adına beyanatlar dağıttık. Bu beyanatlarda Ukrayna’nın Rusya tarafından başlatılan işgal girişimine karşı direnişinin ne kadar haklı olduğunu anlatmaya çalıştık. Milletimize bu savaş sonrasında Kırım’ın özgürleşeceğini bildirdik.

KTMM, KIRIM TATAR ERKEKLERİNE İŞGALCİ RUS ORDUSUNA KATILMAMA ÇAĞRISI YAPIYOR

Elbette Kırım Tatarı erkek vatandaşlarımıza, Ukrayna’da yaşayan diğer milliyetlerden insanlarla beraber, Ukrayna devletini korumak için, Ukrayna ordusuna katılma çağrısı yapmıştık. Bizim tüm söylemlerimiz, tüm beyanatlarımız; Ukrayna’nın direnişinin haklı olduğu, Kırım Tatar milletinin kendi toprağında sahip olması ve öz vatanını Rus işgalcilerden kurtarması için Ukrain milletiyle beraber devletini koruması gerektiği hakkındadır.

Rusya’nın işgal edilen Kırım’daki tüm gençlerimizi ve yetişkin erkeklerimizi zorla askere almaya çalışmasına karşın biz dedik ki, “İnsanlarımız sonuna kadar dirensinler, gerekirse hapis yatsınlar ancak Rus ordusuna katılmasınlar”.

Kırım’da yaşayan vatandaşlarımıza tez vakitte savaş bölgelerinden ayrılmasını ve üçüncü taraf ülkelere gitmelerini söyledik. Türkiye olabilir, Batı olabilir. Çünkü oralarda biz size yardım edebiliriz ve Rusya’nın zorla askere alma işleminden kurtulursunuz. Ukrayna’nın işgal edilmemiş bölgelerinde yaşayan vatandaşlarımıza da seçim yapma şanslarının olmadığını söyledik. Ukrayna devletinin yaşamış olduğu bu zorluğu bertaraf etmek ve gelecekte Kırım’ı özgürleştirmek için direnişe katılmalarını ve mücadeleye katılmaları gerektiğini belirttik.

Kırım Tatar Milli Meclisi adına, 24 Şubat’ta ilk olarak bütün bu yeni sorunlara milletimizle beraber cevap vermeye çalıştık ve tüm çabamızı buradaki insanlarımıza ve Ukrayna devletine yardımcı olmak için gösterdik ve göstereceğiz.  

“KIRIM TATARLARININ SAVAŞTAN ÇIKMASINA YARDIMCI OLMAK İÇİN LVİV’DE KOORDİNASYON MERKEZİ KURDUK”

Savaş yüzünden Ukrayna’dan ayrılan insan sayısı az değil. Yaklaşık altı milyon insan ülkeden çıkmak zorunda kaldı. Elbette o 6 milyon insanın içinde 2 bin 500-3 bine yakın Kırım Tatarı da var. O insanların içinde kadınlar ve çocuklar da var. Onları buradan çıkarmak için Kırım Tatar Milli Meclisi Lviv’de bir Koordinasyon Merkezi kurdu. Bir aylık bir süre içerisinde Türk hükumetinin programlarına uygun olarak Kıyiv’deki Türk Büyükelçiliği ile iletişime geçtik ve bu çocukları buradan kurtarmak için çokça çalıştık. Bunu da başardığımızı düşünüyorum.

Türkiye’deki Kırım Tatar halkının yaşadığı Eskişehir, Bursa ve Kırklareli gibi yerlerde savaştan kaçan bu Kırım Tatarlarının yerleştiği bilgisini aldık. İnşallah, oralardan Ukrayna’ya bağlı Kırım’a dönmek için çareleri bulunur.

Kırım Yarımadası’nda kalan Kırım Tatarlarını çıkarmak için herhangi bir fırsatımız olmadı. Çünkü onlar savaşın ortasındaydılar. Kırım Yarımadası’ndan çıkmak için geçen yollar Çongar ve Kalançak gibi yerlerde kaldı. 24 Şubat’tan sonra Ruslar dev askeri konvoylarla, tanklarla ve binlerce personelle o yolları kapattılar ve Ukrayna’ya saldırılar.

Biz bir zorluğun ortasında kaldık çünkü Kırım’da kalan Kırım Tatarları artık vatanlarını terk etmek istemiyor. Onların Kırım’dan çıkması, Kırım’daki toplumumuzu zayıflatacak. Ancak savaş öncesinde çatışmaların Kırım’a sıçrama ihtimalini düşünerek Kırım’dan çıkmak isteyen yurttaşlarımız oldu. Fakat sayısını binlerle değil. Belki yüzlerle ifade edebilirim. Bu insanlar Rusya içerisinde bulunan ve Krasnodar Havalimanı’ndan, Moskova Havalimanından Türkiye’ye ve diğer yerlere gittiler.

Türk hükumetinin çok faydaları oldu. Çünkü onlar kendi programları ile kabul ettiler bizim insanlarımızı. Büyükelçiliklerin katkıları yanına, bizim yurt dışında yaşayan diasporalarımızın da faydaları oldu. Örneğin, Romanya’ya geçen Kırım Tatarları için Romanya’daki Kırım Tatar diasporası çok yardımcı oldu. Türkiye’ye gidenler için ise Türkiye’deki Kırım Tatar diasporamızın çok büyük yardımları oldu. Derneklerimiz ve Türkiye’de yaşayan Kırım Tatarları ile her zaman birlikte çalıştık. İnsanlar kalabalık kitleler halinde savaştan kaçıyorlar ve yolda başlarına kötülük gelme ihtimali çok yüksek. Her otobüsü tek tek kontrol ederek çok büyük bir hassasiyetle bize yardımcı oldular. Hem resmi makamlara hem de derneklerimize çok teşekkür ederim.

“TOPLU KATLİAMLARIN YAPILDIĞI BÖLGELERE YARDIM ULAŞTIRDIK”

Nisan ayından sonra koordinasyon merkezinin faaliyetlerini insani yardımlara yoğunlaştırdık. Çünkü an itibarıyla Ukrayna’nın insani yardıma çok ihtiyacı var. Bize gelen yardımları yalnızca Kırım Tatarlarına değil, Ukrayna’da acil ihtiyacı olan insanlara da yönlendirdik. Rusların Kıyiv çevresinde tahribat yarattığı; Buça, İrpin, Borodyanka, Gostomel gibi yerlere ulaştık ve oradaki insanlara yardımlarımızı götürdük. Genelde savaş bölgelerinde yakın yerleri ve savaştan etkilenen yerleri yardımlarımızı götürmeye çalışıyoruz.

Toplantılardaki amacımız birlikte tartışıp, istişare edip, ortak karar alınması üzerine. Toplantılarımıza elbette ki Kırım Tatar milletvekillerimizi davet ediyoruz, liderimiz Mustafa Aga’yı davet ediyoruz. Bütün yaptığımız işleri becerebildiğimiz kadar medyaya duyurmaya çalışıyoruz. Ofisimizdeki çalışmalarımıza mümkün olduğu kadar devam ediyoruz. Bu toplantılara kendi halkımızdan insanları, uluslararası kuruluşları, Rusya’ya karşı direnişteki önemli temsilcileri, büyükelçileri ve diğer ülke liderlerini de dahil etmeye çalışıyoruz. Ve her şeyden önemlisi Kırım’da kalan yurttaşlarımız… Tabii ki, şu an çok söyleyemiyorum ancak oradaki milli meclis azalarımızın da yerine ve durumuna göre bize faydaları dokunuyor. Kırım’daki insanların durumu çok zor, bunu uzun uzadıya konuşmaya gerek yok.

UKRAYNA ORDUSUNUN HERSON’A YÖNELİK SAVUNMASI

Herson’daki durumu konuşmamız gerekiyor. Savaşın ilk saatlerinde Ukrayna ordusu Ruslara karşı gereken cevabı veremedi. Büyük beceriksizlikler oldu ne yazık ki. Ancak oradaki özel teşkilatların rehberlerinde sıkıntılar olduğu biliniyordu ve bu yeni yeni açıklanmaya başlandı.

SBU içindeki bazı insanlar Ukrayna’ya ihanet ettiler. Rus gizli servisi oradaki insanları çok iyi kullandı ve birkaç saat içinde pek çok köy ve kasaba Ruslar tarafından ele geçirildi. İnsanların olayı anlamaya dahi fırsatı olmadı. Rus gizli servisinin elinde listeler vardı ve onlar ne yapacaklarını orada öğrenmediler. Zaten ellerinde hazır listeler ile geldiler. Pek çok kişinin adresini elleriyle koymuş gibi buldular.

Şimdi Herson’da bir sözde referandum yapmaya hazırlanıyorlar. Ve öyle görünüyor ki bu sözde referandum Eylül ayının 11. veya 12. gününde gerçekleşebilir. Referandumun asıl amacı işgale uğramış Ukrayna topraklarını Rusya’ya bağlamak. Aslında Rusya o toprakları direkt olarak kendi eline almak istedi. Ancak anlaşılıyor ki o kadar güçleri yok. Ukrayna Devleti de o toprakları tekrar kurtarmak için harekete geçti.

Oralarda topçu atışları, savaş uçaklarının faaliyetleri ve farklı türde yıkımlar var. Tüm bu acıları, tüm bu trajedileri insanlar derinden hissediyor. Bu sebeple insanlar savaş bölgelerinden hemen uzaklaşmak için çeşitli yollar arıyorlar. Herson bölgesindeki bazı köylerde ve kasabalarda nüfusun yüzde ellisi yaşadığı yeri terk etmiş durumda. Hatta bazı yerlerde bu oran daha da yüksek olabilir. Fakat bazı insanlar da var ki gidecek hiçbir yerleri yok.

“BURADA (UKRAYNA’DA) ÇOK KAN DÖKÜLÜYOR”

Burada çokça kan dökülüyor, acılar yaşanıyor. Bizim vazifemiz de yaşanan tüm bu olayları dünyaya ve Ukrayna içerisindeki insanlara duyurmak. Ancak tek vazifemiz bu değil. İnsanlarımızın yaşamış olduğu zorlukları hafifletmek için çeşitli yollar arıyoruz. Uluslararası kuruluşların temsilcileriyle Ukrayna’daki bakanlarla ve diğer insanlarla iş birliği içinde olmaya çalışıyoruz. Ancak Ruslar insaniyete o kadar karşılar ki herhangi bir çare bulamıyoruz.

Siyasi mahkumlarımızın geleceği ve kaderi bu savaşın neticesine bağlı. Onları oradan çıkarmak için başka mekanizmalar olacağını an itibarıyla görmüyoruz. Şu an esir alınan askerlerimizi nasıl kurtarmanın yollarını arıyorsak Kırım’da kalan ve tutsak edilen insanlarımızı da o kadar düşünüyoruz ve onlar için de çabalıyoruz.

“KIRIM DA DAHİL UKRAYNA’NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLANMALI”

Bu savaşın bize öğrettiği şöyle bir şey var. Eskiden Ukrayna içerisinde, “ülkenin bir parçasını veya Kırım’ı Ruslara verelim, biz kendimiz rahat içinde yaşarız” diyen Ukraynalı siyasetçi sayısı azdı değildi. Ancak 24 Şubat’tan sonra Rusların işlemiş olduğu suçları ve yapmış olduğu cinayetleri gören halk “eğer biraz dahi olsa taviz verirsek sıra bir gün bize de gelecek” diye düşünüyor. Artık milletin tek bir fikri var. Eğer bu savaş sonrası anlaşmalarda Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden taviz verilirse, bir iki yıl sonra tekrar savaşmak zorunda kalacağız. Bunun için Kırım da dahil Ukrayna’nın toprak bütünlüğü sağlanmalıdır. Öyle ümit ediyoruz, bu amaç için çalışıyoruz.

UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI ALTINCI AYINDA

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla, 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlatılan savaş beşinci ayında devam ediyor. İşgalci Rus ordusu, Ukrayna’nın doğusundaki ilerleyişini devam ettirirken, Ukrayna ordusu işgalci orduya karşı direnişini sürdürüyor. İşgalci Rus birlikleri, Ukrayna’nın İrpin, Mariupol, Gostomel, Buça şehirleri başta olmak üzere çeşitli bölgelerinde katliamlara imza attı ve atmaya devam ediyor. İşgalciler, Mariupol’de 200 binden fazla sivilin ölümüne sebep olmuştu. Bu bağlamda Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Rusya’nın işlediği savaş suçları hakkında soruşturma yürütüyor.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saldıran Rusya, acımasızca sivilleri hedef alıyor. Birleşmiş Milletler (BM), en az 4 bin 253 Ukraynalı vatandaşın hayatını kaybettiğini bildirirken diğer yandan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (BMYK) Ukrayna’da her gün 2 çocuğun öldüğünü 4 çocuğun yaralandığını belirtti. Başlatmış olduğu işgal ile Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik saldırı girişiminde bulunan Vladimir Putin, dünyada pek çok ülke tarafından savaş suçlusu olarak kabul ediliyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile ABD Başkanı Joe Biden, Putin’in Ukrayna’da soykırıma imza attığını ve savaş suçlusu olduğunu ilan etti.

Ukrayna’ya saldırısı sonucunda dünyanın en çok yaptırım uygulanan ülkesi haline gelen Rusya’ya Temmuz 2022 itibarıyla 6 bin 400 yaptırım uygulandı. Avrupa Birliği, Haziran ayında Rusya’nın Ukrayna’da savaşın sürdürmesine karşılık yaptırım listesini genişletti. Rusya Silahlı Kuvvetleri ve hükumetini doğrudan ve dolayı olarak destekleyen 65 kişi ve 18 kuruluş daha yaptırım listesine alındı.

Can güvenliği tehlikesi yaşayan siviller yurtlarını terk etmeye mecbur bırakılıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 8 milyonu aşkın Ukrayna vatandaşı yerinden edildi. Ancak, savaş mağduru Ukraynalıların sayısının bundan çok daha fazla olduğu biliniyor. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 5 milyonu aşkın Ukrayna vatandaşı komşu ülkelerine sığınmak zorunda kaldı.