Kırım'da Kurultay delegeleri ve Milli Hareket mensuplarından "Siyasi Açıklama"

16 Aralık 2019, 18:13

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar, sosyal medya hesabı üzerinden; Kırım Tatar Milli Kurultayı delegesi ve Kırım Tatar Milli Hareketi mensuplarının, işgalci Rusya’nın Kırım’da işlediği baskı ve insan hakları ihlallerine yönelik sert eleştirilerini içeren bildirisini yayımladı.

Bildiride, Rusya Federasyonuna, 14 Kasım 1989’da SSCB’nin aldığı karara uyarak, siyasi baskılara son vermesi çağrısı yapıldı. “Siyasi açıklama” adı altındaki bildirinin tam metni şu şekilde:

“Sovyetler Birliği tarafından kabul edilen, baskı uygulamalarını suç olarak kabul eden beyannamenin 30. yıl dönümü vesilesiyle:

Otuz yıl önce 14 Kasım 1989 tarihinde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) en yüksek karar organı olan SSCB Yüksek Şurası, demokratikleşen yapısı içerisinde tarihî bir doküman kabul etti.

‘Zorunlu Göçe Maruz Bırakılan Halklara Yönelik Hukuka Aykırı ve Suç Niteliği Taşıyan Baskı Faaliyetlerinin Tanınması ve Haklarının İadesi Hakkında Deklarasyon’ başlıklı belgede, hukukî ve siyasî bir değerlendirme yapıldı.

‘İkinci Dünya Savaşı sırasında Balkarların, İnguşların, Kalmıkların, Karaçayların, Kırım Tatarların, Almanların, Ahıska Türklerinin, Çeçenlerin vatanlarından sürgün edilmesi’, ‘Stalin rejiminin barbarca eylemleri’ olarak tanımlandı.

‘Ulusları zorla göçe tabi tutma uygulamasını uluslararası hukukun temellerine aykırı ciddi bir suç olarak kınayan’ SSCB Yüksek Şurası, insan haklarının ve insanlık onurunun bir daha asla çiğnenmeyeceğini, devletin en yüksek makamı olarak garanti altına aldı. Ulusların zorla göçe maruz bırakılması ağır bir suç ve uluslararası hukuka aykırı olarak kabul edildi.

“DEKLARASYONUN KABULÜ KIRIM TATAR HALKINA RUH VERDİ”

O günün şartları altında, deklarasyonun kabulü Kırım Tatar halkına ruh verdi ve onlara adaletin tez zamanda sağlanacağına dair umut verdi. Ancak, bu olmadı… İnsan haklarının ve insanî standartların ihlâli ne ulusal ne de bölgesel idare organlarınca durduruldu. Bu tutum, ilk olarak, Kırım Tatarlarının Kırım’a teşkilatlı geri dönüş hareketini sabote etmek ve uzun yıllar boyunca sonuçlanmayacak bir planda ısrar etmek şeklinde kendisini gösterdi. İkinci olarak, yerel yönetimler bazen gizlice bazen de açıkça Kırım’ın yerli halkı Kırım Tatarlarının ata topraklarına dönmesini engelledi. Şovenist yönetim, etkin medya uygulamaları ile bu durumu destekliyordu ve Kırım Tatarlarının vatanlarına yerleşmesinin karşısında duruyordu. Halka toprak verilmesi engellendi ve geri dönenleri sivil inisiyatifler halinde yerleşmek üzere toprak işgalleri yapmaya mecbur bıraktı.

“SÖZDE HÜKUMETİN EYLEMLERİ, BİREYLERE YÖNELİK AĞIR BASKILAR HALİNİ ALDI”

2014 senesinin Şubat ve Mart ayları arasında gerçekleşen dramatik olaylar ve yeni jeopolitik şartlar neticesinde Birleşmiş Milletler teşkilatı, Rusya’nın Kırım’ı işgalini kabul etmediğini, Rusya’nın uygulamalarının uluslararası standartlara ve anlaşmalara aykırı olduğunu ve ‘insan haklarının ve insanî standartların’ çiğnendiğini ilân etti. Buna karşın sözde hükumetin eylemleri bireylere yönelik ağır baskılar ve saldırılar halini aldı.
Bu bireye yönelik baskılar çok sayıda ev aramaları, usulsüz gözaltına almalar, sebepsiz tutuklamalar, sonu olmayan mahkeme süreçleri, para cezaları, suçu ve hakkında suçlama olmayan kişilerin uluslararası standartları ihlal ederek göz altında tutulması ve asılsız suçlamalarla kişilerin ağır hapis cezalarına çarptırılması şeklinde işgalci sözde yönetim tarafından uygulanmaktadır.

“STALİNİST REJİMİN BARBARCA İŞLEDİĞİ SUÇLARIN MAĞDURU KIRIM TATARLARI”

Rus kolluk kuvvetlerinin idarî ve ceza davalarının büyük çoğunluğunda ‘Stalinist rejimin barbarca işlediği’ suçların mağduru durumundaki Kırım Tatarlarını suçlamaktadır.
Kırım Tatar Millî Kurultayı delegeleri ve Kırım Tatar Millî Hareketi üyelerinden oluşan bir grup olarak ilan ediyoruz ki:
SSCB’nin yasal varisi olan Rusya Federasyonu, kendi tarihindeki en önemli siyasi ve hukukî belgelerden birisi olan ‘Zorunlu Göçe Maruz Bırakılan Halklara Yönelik Hukuka Aykırı ve Suç Niteliği Taşıyan Baskı Faaliyetlerinin Tanınması ve Haklarının İadesi Hakkında’ isimli deklarasyonu ihlâl etmektedir;
• Tüm siyasî tutsaklar, cezaevlerinde veya gözaltında tutulan altındaki vicdan mahkumları, uluslararası hukuka uygun olarak tahliye edilmelidir;
• Rusya, İkinci Dünya Savaşı sırasında çiğnenen hakları düzenleyen mevzuatını, 14 Kasım 1989 tarihli deklarasyonun ruhuna ve mesajına uygun hale getirmelidir.”

İşgal Altındaki Kırım
Kırım Tatar Milli Hareketi
Kırım Tatar Milli Kurultayı
Bunlara da bakın: