Kırım Tatar halkının bülbülü: Efsanevi sanatçı Sabriye Erecepova'nın hayat hikayesi

21 Eylül 2019, 19:49

QHA (Kırım Haber Ajansı) için hazırlayan: Tatyana İvaneviç, Halil Halilov

Efsanevi Kırım Tatar şarkıcı Sabriye Erecepova, halkının acı kaderini hayattayken de vefat ettikten sonra da paylaştı. Hayatının yarısından fazlasını Kırım’dan uzak yerlerde geçiren Sabriye sürgüne gitmedi. Ancak, Stalin’in baskılarını ve çalışma kamplarını yaşadı.

Ona “bülbül sesli” derlerdi. Sabriye Kırım Tatar halkının yeteneğini, milli dans ve türkülerinin güzelliklerini profesyonel seviyede sergileyen ilk sanatçılardan biriydi.

KIRIM YILLARI

Sabriye 12 Temmuz 1912’da Bahçesaray’da bir öğretmen ailesinde dünyaya geldi. Müziğe olan sevgisini Sabriye’ye annesi Sayde hanım aşıladı. Annesi şarkı söylemeye çok seven, çok sayıda türkü bilen, şiir yazan bir kadındı. Eşsiz kontralto sesini de (klasik müzikte kadın seslerinin en derini) de şarkıcı annesinden miras aldı. Halkının müzik folklorunu Sabriye’ye annesi tanıttı. Daha çocukken şarkıcı zengin bir halk türküsü repertuvarına sahipti.

Sayde hanım ağır hastalığa yakalandığında yanına 12 yaşındaki Sabriye’yi çağırıp “Ötme bülbül” isimli türküyü söylemesini rica etti. Ancak türküyü sonuna kadar dinleyemedi. Sabriye, hayatının bu sahnesini asla unutamadı.

Sabriye sahneye ilk defa 16 yaşındayken ünlü oyuncu Sara Baykina’nın doğum günü vesilesiyle düzenlenen bir konserde bir koroyla beraber çıktı. Sabriye, profesyonel şarkıcı olmasına Kırım Tatar müzik uzmanı Varvara Hanbekova’nın kendisine yardımcı olduğunu sık sık dile getirirdi.

Akmescit okulunu bitirdikten sonra Sabriye belli bir süre öğretmen olarak çalıştı. Ancak sahne hayalinden vazgeçmedi.

Günümüzde efsane olarak Kırım Tatar türkülerini seslendiren küçük kızı yazar Maksim Gorkiy’nin de duyduğu anlatılıyor. Buna göre yazar Gorkiy, “Bu yetenekli kız eğitim için mutlaka İtalya’ya gönderilmeli” deyip de Sabriye’ye yazarın sözleri aktarıldığında, “Hayır, istemiyorum! İtalyanlar bana türkülerimizi annemden daha iyi mi öğretecekler?” diyor. Onun kendi halk okulu vardı.

Genç şarkıcı geçtiğimiz yüzyılın 30’lu yıllarında meşhur oldu.

1932’den itibaren öğretmeni Hanbekova’nın referansıyla Sabriye, Kırım Radyo Komitesinde çalışmaya başlıyor. Zamanla Sabriye daha popüler olup repertuvarını genişletiyor.

1935’de Yalta Sinema Stüdyosunda çekilen Zaporojets Za Dunayem filminde Sabriye “Pencereden Kar Geliyor” ve “Mecbur Oldum” türkülerini seslendiriyor.

Videoda söylediği yırlar-şarkılar:
“Kene añdım yar seni” (Yine andım yar seni), “Qaynana ve kelin” (Kaynana ve Gelin), “Sevdim seni”, “Alime (Sıra-sıra cezveler)”, “Pamuqçı” (Pamukçu)

Moskova’da 1936’da ilk defa Tüm Birlik Radyo Festivali düzenlendi. Festivalde Sabriye, bestekar Asan Refatov tarafından onun sesine özel yazılan “İki Puğu” şarkısını ve “Nogay Beyitlerini” seslendirdi.

Kırım Tatarları ilk defa kendi kültürlerini Tüm Birlik Radyosu’nda 1939’da sergiledi. Sabriye meşhur kemaneci Appaz usta eşliğinde Kırım Tatar türkülerini icra etti.

Aynı yıl Moskova’da ilk defa 300 sanatçının katıldığı Tüm Birlik Şarkıcı Yarışması düzenlendi. Kırım’ı “Vokal” kategorisinde “Mecbur Oldum” türküsüyle Sabriye Erecepova temsil etti. Erecepova evine “Yetenekli Genç Şarkıcı” diplomasıyla döndü.

1940’ta Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin nam kazanan sanatçısı unvanını kazandı. Akmescit’teki Kırım Tatar Tiyatrosunda oynuyor.

BÜLBÜLÜN HAPİS VE SÜRGÜN YILLARI

İkinci Dünya Savaşıyla birlikte Erecepova, sahneye çıktığı tiyatronun diğer oyuncuları ile birlikte Romanya’ya gitti. Dolayısıyla  Erecepova 1944 Kırım Tatar Sürgününü yaşamadı. Ancak Kırım’dan eşi ve oğlu sürgün edildi.

Yıllarca süren ayrılıktan sonra 40’lı yıllarının sonunda Erecepova, Özbekistan’a gidebildi. Ancak, 1950’de savaş sırasında düşmanların toprağında bulunduğu için tutuklandı ve halkın düşmanı olarak 25 yıl hapis cezasına çarpıtıldı.

Uratöbe (Özbekistan) hapishanesinde Erecepova tesadüfen uyduruk bir dava çerçevesinde tutuklanan ve hapse atılan oğlu Marlen ile karşılaştı.

Hapiste bile şarkı söylediği anlatılıyor. Bir gün hapis görevlileri onun susmasını talep etmiş, ancak mahkumlar “Sabriye şarkı söylemezse biz protesto ederiz” demişler.

1956’da, Stalin’in ölümünden sonra Erecepova’ya karşı açılan dava asılsız olduğu için kapandı. Erecepova serbest bırakıldı ancak şarkıcı 12 yıl sonra, yani 1967’de aklandı. O sırada Kırım Tatarlarının da özel yerleşimci statüsü kaldırıldı. Bununla birlikte vatanlarına dönme hakkına hala sahip değillerdi.

Bu yıllarda Sabriye’nin en yakın arkadaşlarından birinin ünlü dansçı Akim Cemilev’in oğlu Eldar Cemilev olduğu söyleniyor. Serbest bırakıldıktan sonra Sabriye, Akim Cemilev’in evinde yaşamaya başladı. Eve hep misafir gelirdi: Şamil Aladin, Mustafa Bektaş, İlyas Bahşiş, Refat Asanov, Şevket Mamutov, Leninabad’dan Üsein Bakkan ve kızı Remziye Bakkal ve başka konuklar geldi.

1957’de Özbekistan’da Haytarma Ansambli kuruluyor ve Erecepova ses sanatçısı olarak ekibe davet ediliyor. Akim Cemilev’in evinde konser provaları yapılıyor, kıyafetler dikiliyor, Sabriye Erecepova’nın adını taşıyan afişler yazılıyor.

Ansambil sürgünden sonra Kırım Tatarlarının toplu yaşadığı yerlere gidiyor, plak kayıtları yapıyor, cumhuriyetin radyo ve televizyonunda sahne alıyor.

1966’da Sabriye Erecepova Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin nam kazanan sanatçısı unvanını kazanıyor.

Farklı anlatılara göre Sabriye Erecepova sahneye son kez 1973 yılında çıktı.

Erecepova 18 Eylül 1977’de Taşkent şehrinde vefat etti. Özbekistan’da hala yetenekli Kırım Tatar şarkıcı adına hatıra akşamları düzenleniyor.

KIRIM’A UZUN SÜREN YOLCULUK

Ukrayna da Kırım’ın “Bülbül sesini” hatırlıyor.

Temmuz 2012’de Ukrayna Parlamentosu “Sabriye Erecepova’nın Doğumunun 100. Yıl Dönümü” hakkında bir karar kabul ederek devlet seviyesinde kutlamalar düzenledi.

Erecepova’nın yeteneği anma akşamlarında konuşuldu, dualar düzenlendi, medya eşsiz sese sahip bu şarkıcı hakkında bilgi paylaştı.

Kırım’ın İsmail Gaspıralı Kütüphanesinde ise Sabriye Erecepova’nın anısına tasarlanan mektup zarfları sunuldu.

Ukrayna Parlamentosu’nun kabul ettiği kararda Sabriye Erecepova’nın naaşının Taşkent’ten Kırım’ın Bahçesaray şehrine yeniden gömülmesi de planlanıyordu.

Ancak, 2014’te Kırım’ın işgali oldu ve efsanevi sanatçının vatanına dönüşü belirsiz bir süreliğine ertelendi.

Kırım Tatar şarkıcı
Kırım Tatarları
Sabriye Erecepova
Bunlara da bakın: