Kırım Saati: 90. yılında Emel Dergisi ve Kırım Tatar Diasporası

12 Mayıs 2020, 18:45

Kırım Saati programının 11 Mayıs 2020 tarihinde saat 23.00’teki canlı yayınında Aydın Taş’ın konukları Emel Dergisi Yazı İşleri Müdürü Özgür Karahan ve Emel Dergisi yazarlarından Serkan Sava oldu.

Kırım Saati‘nin bu yayınında Emel Dergisi, Kırım Tatar Diasporası’nın faaliyetleri ve Kırım Tatar diliyle ilgili fikirler ve görüşler paylaşıldı.

“EMEL, TERCÜMAN’DAN DAHİ DAHA UZUN SÜREN BİR YAYIN OLDU”

Emel Dergisi Yazı İşleri Müdürü Özgür Karahan, Ocak 1930 yılında yayın hayatına başlayan ve bu yıl 90. yılında olan Emel Dergisinin Kırım Tatarlarının en uzun soluklu, süreli yayını olduğundan ve tarihi sürecinden kısaca bahsetti. Özgür Karahan, Emel Dergisi’nin İsmail Bey Gaspıralı’nın meşhur Tercüman Gazetesi’nden dahi uzun süre yayın yapan bir dergi olduğu ayrıntısına dikkat çekti.

Karahan, Emel Dergisi çevresinde buluşan idealistlerin, Cafer Seydaahmet Kırımer’in öncülüğünde, Kırım Tatar milli hareketinin sesi, sözcüsü olma vazifesini üstlendiklerini ifade etti.

EMEL DERGİSİ 90. YILINDA 270. SAYISIYLA ONLİNE ERİŞİME AÇILDI

Serkan Sava, “Emel’deki yazıların üslubundan, seçiminden ve içerikten bağımsız olarak, Kırım Tatar milli hareketinin tarihini görmek mümkün.” dedi.

Karahan, 90 yıldır yayın yapan ve 270. sayısına ulaşan Emel Dergisi’nin http://emelvakfi.org/adresinde online erişime açıldığının bilgisini de Kırım Saati izleyenleri ile paylaştı.

“RUSYA VE HUKUKSUZ UYGULAMALARI SADECE KIRIM VE UKRAYNA ÖZELİNDE BİR TEHDİR DEĞİLDİR”

Karahan, hukuksuz bir şekilde başka bir ülkenin topraklarında haksız yargılama ve tutuklamalar yapan Rusya’nın, sadece Ukrayna ve Kırım ekseninde değil, tüm Karadeniz havzasında ve Türkiye için de bir tehlike oluşturduğuna vurgu yaptı. Rusya’nın bu hukuksuz uygulamalarını profesyonelce medya propagandalarıyla güçlendirdiğini ifade eden Karahan, tüm ülkelerin bu propagandalara savunma geliştirmesi gerektiğine değindi.

SAVA: RUSYA, KARŞIT GİBİ GÖRÜNSE DE NAZİ ALMANYASI’NDAN FARKSIZ DEĞİLDİR

Sava, Rusya’nın bugüne kadar Nazi Almanyası uygulamalarına ve anlayışına son derece karşıtmış gibi görünse de çok benzer uygulamalarla sahneye çıktığını belirtti.

Karahan, “Ruslar tarafından 18 Mayıs 1944’ün gerekçesi olarak 2. Dünya Savaşı, Kırım Tatarları, Almanlar gibi bir kompozisyon çizilse de, büyük resme bakıldığı zaman bir sonraki asıl hedefin Türkiye olduğu çok net görülüyor. Karadeniz etrafındaki Türk-Müslüman unsurların sürgüne tabi tutulması, hayatları boyunca Almanlarla hiç karşılaşmamış Ahıska Türklerinin soykırıma uğratılması, olası bir Rus-Türk savaşında kendilerini güvenceye almak amacıyla yapılmış acımasız bir soykırımdır.” diyerek Türkiye başta olmak üzere tüm dünyanın bu uygulamalara karşı çalışması ve karşı durması gerektiğine dikkat çekti.

“KIRIM’IN İŞGALİ BÜTÜN DÜNYA İÇİN İŞARET FİŞEĞİ OLMALIYDI”

Sava, dünyanın Kırım’ın işgaline gösterdiği sessizliği şöyle tanımladı:

“Kırım’ın işgali bütün dünya için işaret fişeği olmalıydı. Bu sessizlik, dünyanın artık eskisi gibi bir yer olamayacağının, dünyadaki bütün yazılı anlaşmaların, uluslararası kuruluşların görüldüğü kadar ciddiye alınan şeyler olmadığının ve dünyanın kaba kuvvete teslim olduğunun göstergesiydi. Kırım’ın işgaline ses çıkaranlar da sadece Türkler ve Kırım Tatarları adına değil tüm dünya ve insanlık adına hareket ettiler.”

Emel dergisi
Kırım Saati programı
Özgür Karahan
Serkan Sava
Bunlara da bakın: