Kırım'daki Rus işgali ve Kırım Tatarlarına baskılar Türk medyasında

Güncel
Ömer Kaya
29 Aralık 2021, 21:12
Ömer Kaya
29 Aralık 2021, 21:12

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Yazar gazetesinden Nuh Mehmet Deniz’in Rus işgal altındaki Kırım ve Kırım Tatarlarına ilişkin sorularını yanıtladı. Tam sayfa yayımlanan röportajda, Kırım’daki Rus işgali, Kırım Tatar halkına yönelik işgalci Rus yönetiminin baskıları, insan hakları ihlallerine ilişkin bilgiler yer aldı.

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay‘ın 27 Aralık 2021 tarihinde Yazar gazetesinde röportajı yayımlandı. Gazeteci Nuh Mehmet Deniz’in yaptığı röportajda, Rus işgal altındaki Kırım ve Kırım Tatarlarına ilişkin sorular yer aldı.

“RUSYA, KIRIM PLATFORMU’NUN İNTİKAMINI KIRIM TÜRKLERİNDEN ALMAK İÇİN NARİMAN CELAL’İ TUTUKLADI”

Röportajda, Rus işgali altındaki Kırım’da, işgalci güçlerin kurmaca suçlamaları çerçevesinde alıkonulan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Nariman Celal’in durumu da anlatıldı. Nariman Celal’e ilişkin kısımda Karatay şu ifadeleri kullandı:

“Rusya Kırım Platformunun sonrası intikamını Kırım Türklerinden almaya girişti. Bu platform toplantılarına işgal altındaki Kırım’dan katılan, konuşmalar yapan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan yardımcısı Nariman Celal’in evine FSB 4 Eylül’de baskın yaptı ve tutukladı. Elbette Kremlin bu tutuklamayı dünya kamuoyunu yanıltmak ve Kırım platformunun intikamı gibi göstermemek için önceden planlı bir suç uydurmaya girişti. Putin Çeçenistan savaşını başlatmadan önce Moskova’da ve diğer yerlerde bombalar patlatıp, masun insanların ölümüne yal açıp bunu Çeçenler yapmış gibi göstermişti. Kırım’da da benzeri bir senaryo uygulamaya çalıştılar. FSB ajanları, Kırım’da faaliyetlerinde Nariman Celal’e destek veren gençlerin yaşadığı yere yakın bir yerde doğal gaz boru hattında uyduruk bir patlama gerçekleştirdiler. Kimsenin zarar görmediği, doğal gaz hattının etkilenmediği bu patlama sonrasında 3 Eylül günü Nariman Celal’in arkadaşları Asan Ahtem ve Aziz Ahtem’in evlerine ellerinde hiçbir delil olmamasına rağmen baskın yaparak kaçırdılar. Asan Ahtem’in Bahçesaray bölgesinde ormanlık bir alana götürüldüğü, kendisine çukur kazdırıldığı, öldürülüp çukura gömüleceği söylenerek başının üzerinden kaleşnikofla ateş edildiği, ardından götürüldüğü FSB merkezinde dayak ve elektrikle işkence edilerek Nariman Celal aleyhine ifade vermeye zorlandığı ortaya çıktı. 4 Eylül günü Kaçırılan Nariman Celal, Asan ve Aziz Ahtem, Eldar Odaman ve Şevket Üseyin’in akîbetlerinden endişe ederek FSB Kırım Merkezi önünde toplanan yakınları ve arkadaşlarından 58 Kırım Tatarı daha gözaltına alındı ve haklarında mahkeme işlemi başlatıldı. Oğlum nerede diye soran Eskender Ahtem’e 10 gün, Kardeşim nerede diye soran Arsen Ahtem’e 15 gün hapis cezası verildi. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan yardımcısı iki gün başına çuval geçirilmiş ve elleri kelepçeli olarak bekletilip sorgulandıktan sonra çıkarıldığı işgalci illegal mahkeme tarafından 4 Kasıma kadar tutuklu kalması kararı verildi. İşgalci Rusya’nın Nariman Celal’i 15 yıl kadar esir tutmayı planlandığını duyuyoruz. Putin geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği anayasa değişikliğiyle Rus olmayan halkların millî kimliklerinin geleceğini karartırken, diğer yandan da ceza sisteminde yaptığı değişikliklerle, Ruslaştırmaya ve kendi hukuksuzluklarına karşı çıkmayı suç sayan, kısaca rejimi rahatsız eden herkesi suçlamaya elverişli değişiklikler yaparak, bu hukuksuzluğu özellikle işgal ettiği Kırım’da Kırım Tatarları üzerinde uygulamayı hız kesmeden sürdürüyor. Putin, cezalandırma sisteminde de Stalin ile rekabette. Bir bakıma kendine rol model olarak aldığı Stalin döneminde olduğu gibi suçla hiçbir alakası olmayan masum insanlara inanılmaz süreli cezalar veriliyor. İşgal ettiği Kırım’da tutukladığı siyasî tutukluları illegal olarak Rusya’nın Rostov şehrine götürüyor, sonra da bu masum insanlar “Rusya Guantanamosu” diye anılan askerî mahkemede hem tutuklular hem de yakınları için işkence haline dönüştürülen göstermelik yargılamalar sonucunda çok ağır cezalarla hapiste rehin bırakılıyorlar. Hatırlanacağı üzere 12 Kasım 2019 günü Kırım Tatar siyasî tutsaklar, Müslim Aliyev 19 yıl, Enver Bekirov 18 yıl, Emir Üseyin Kuku ve Vadim Siruk 12’şer yıl, Arsen Cepparov 7 yıl ve Refat Alimov 8 yıl olmak üzere, toplam 76 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı mahkeme, 16 Eylül 2020 tarihinde Süleyman (Marlen) Asanov’u 19 yıl, Memet Belâlov’u 18 yıl, Timur İbragimov’u 17 yıl, Server Zekiryayev’i 13 yıl, Server Mustafayev’i 14 yıl, Seyran Saliyev’i 16 yıl, Edem Smailov’u 13 yıl hapis cezasına mahkûm ettiğini ilan etti. Savcının toplam 147 yıl mahkûmiyet talebine karşılık, yargıçlar güya “adil” davranıp hiçbir suçu olmayanların 110 yıl zindanlarda kalmasına karar verdi. Masum, sıradan Kırım Tatarlarının, sadece Rusya işgalini kabul etmedikleri ve işgalciyi benimsemedikleri için bu kadar insafsız sürelerle hapiste tutulmasına karar veren Rus yargı mekanizmasında Server Mustafayev ve Edem Smailov, Mayıs 2018’den beri, diğer Kırım Tatarları ise Ekim 2017’den beri tutuklu yargılanıyordu. Aslında sonucu önceden belli mahkeme sürecinin bu kadar uzun sürmesinin sebebi elbette her totaliter devlette olduğu gibi, Putin Rusya’sında da var olmayan adil yargılama değil, altı yıl geçmesine rağmen Kırım Tatarlarının işgale karşı direnmeleri ve işbirlikçi sayısının Putin yönetimini tatmin etmekten çok uzakta olmasıdır. Putin rejiminin, bu sebeple Kırım Tatarlarını işgale razı etmek için hem tutsaklara ve ailelerine işkence etmek hem de diğer Kırım Tatarlarına iyi bir gözdağı vermeyi amaçladığı aşikardır. Bahçesaray’dan 800 km uzakta Kırım Tatarlarının yaşamadığı bir yerde mahkemelerinin üstelik uluslararası hukuka tamamen aykırı olarak yapılmasının bir diğer sebebi de hapiste esir tutulanların eşleri, çocukları ana babalarına daha fazla güçlük çıkarmak ve mahkemelerin önüne yüzlerce Kırım Tatarının destek için gelmesini engellemek, bu insanların sanki özel suçluymuş algısı yaratmaktadır. Bütün bu zorluklara bakmadan yine de çok sayıda Kırım Tatarı mahkemelere destek için gitmiştir. Gitmeye de devam edecektir. Bu Mahkemelerin göstermelik olduğunu Kırım Tatarları gayet iyi bilmektedir. 3 Ağustos 2020 günü yapılan duruşma esnasında duruşma başlamadan, 3 yıldır babasının şefkatli kollarına hasret büyüyen Sözde, illegal mahkemeler uzun hapis kararlarının yanı sıra, ağır şartlar koymakta, zaten olmayan haklara başka kısıtlamalar getirmektedir. Kırım Tatar tutsaklar Rusya hapishanelerinde ayrıca kötü şartlara ve muamelelere maruz bırakılmaktadır. Elbette bütün bu yaşananlara karşı Kırım Tatarları, tutsakların eşleri, çocukları ve yakınları metanetle dayanmakta ve mücadelelerini kararlılıkla sürdürmektedirler. Kırım Tatar Millî Hareketinin tarihinde Kırım Tatar kadınları çok önemli bir yer tutar. Mücadeledeki yerleri ve rolleri her türlü takdirin çok üstündedir. 2014 işgal sonrasında da Kırım Tatar kadınları işgale karşı direnişte ve haklarını savunmakta en ön saflarda yer almaktadır. Son baskınlar ve tutuklamalardan sonra Nariman’ın 4 çocuğu, Asan Ahtem’in iki küçük çocuğu ve Azizi Ahtem’in henüz konuşmayı bile öğrenmemiş bebeği ile birlikte babaları Rusya hapishanelerinde olan Kırım Tatar çocuğu sayısı 200’ü geçmiştir.”

İŞGALCİ RUSYA’DAN SÖZDE SABOTAJ İDDİASIYLA KIRIM TATARLARINA BASKI

Rus istihbaratından, 7 Eylül 2021 tarihinde yapılan açıklamada, Akmescit yakınındaki Anğara köyünde 23 Ağustos 2021 tarihinde sözde “sabotaj eyleminin” düzenlendiği iddia edilirken “sabotajın” güya Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Baş Müdürlüğü ve Kırım Tatar Milli Meclisi tarafından organize edildiğini ileri sürdü. FSB, yürütülen “soruşturma” çerçevesinde 3 “şüphelinin” tutuklandığını bildirirken; Ukrayna tarafının “sabotajı düzenleyen kişilere” güya 2 bin dolar ödül sözü verdiğini iddia etti. Rus propaganda televizyon kanalı Zvezda’nın Telegram hesabında yayımlanan haberde, sözde sabotajın düzenlendiği yerden görüntülere ve güya sabotaj eylemini düzenleyen Aziz Ahtemov ve Asan Ahtemov’un itiraf videolarına yer verildi.

ÜÇ KIRIM TATARI HAKKINDA TUTUKLAMA KARARI ALINDI

Sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, 6 Eylül’de, KTMM Başkan Yardımcısı Nariman Celal, Kırım Tatar aktivistleri Asan Ahtemov ve Aziz Ahtemov hakkında tutuklama kararı aldı. FSB yürüttüğü düzmece soruşturma sonucu alıkoyduğu Nariman Celal, Asan Ahtemov ve Aziz Ahtemov’u güya “sabotaj” düzenlemekle ile suçluyor.

Kırım'da işgalci Rus güçleri, Nariman Celal'e ağır suçlamalar yöneltti

ALIKONULAN KIRIM TATARLARINA İŞKENCE UYGULANDI

İşgalciler günler boyunca Aziz Ahtemov ve Asan Ahtemov’un bağımsız avukatlara görüşmesine izin vermedi. Daha sonra büyük çabalar sonucu müvekkil ile görüşen avukat Ayder Azamatov, işgalci Rus güçlerinin Kırım Tatarlarına işkence uyguladıklarını anlattı. Öte yandan asılsız bahanelerle haklarında dava açılan Kırım Tatarları Şevket Useinov ve Eldar Odamanov hakkında, tutuklama cezası kararı alındı. Biri gece ortasında, diğeri sabah erken saatlerinde FSB görevliler tarafından kaçırılan Kırım Tatarları Şevket Useinov ve Eldar Odamanov hakkında Rusya İdari Suçlar Kanununun 19.3 maddesi uyarınca (polis görevlisinin talebine uymamak) dava açıldı. Sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi Kırım Tatarlarını suçlu bularak Şevket Useinov hakkında 14 gün tutuklama cezası, Eldar Odamanov hakkında ise 15 gün tutuklama cezası kararı aldı. İşgalci güçler, Nariman Celal, Asan Ahtemov ile Aziz Ahtemov’a yöneltilen suçlamalar çerçevesinde Aralık 2021’de, 2 Kırım Tatarının evine baskın düzenledi. Evlerde yapılan aramalardan sonra Kırım Tatarları Kurtumer Çalgozov ve Nariman Ametov sorgulanmak üzere alıkonuldu. Nariman Ametov sorgulama sırasında kendisine elektrik işkencesinin uygulandığını bildirdi.

RUS İŞGALİ ALTINDAKİ VATAN KIRIM’DA RUS İŞGALİ DEVAM EDİYOR


İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

Truckloads of Russian troops arrive in Crimea by ferry - World News

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM

Rus işgalinin akabinde 2014 yılının Mart ayında düzenlenen sözde referandumda Kırım sakinlerinin yarımadanın Rusya’ya bağlanması konusunda iradesini “özgürce” tecelli ettiği ileri sürüldü. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım’da yapılan sözde “kendi kaderini belirleme referandumunun” sonuçlarını kabul etmeyi reddetti. Ukrayna, Kırım’ı geçici olarak işgal edilen bölgesi olarak kabul ediyor.

Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde, 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Sivastopol’ün (Akyar) Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti. Dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ilgili yasayı 7 Ekim 2015 tarihinde imzaladı.

Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi ve Ukrayna’ya yönelik politikası dolayısıyla Rusya Federasyonu’na karşı yaptırımlar uyguladı. Kırım’ın işgalinden sonra Ukrayna’nın Donbas bölgesinde Rusya tarafından desteklenen teröristler ile Ukrayna askerleri arasında çatışmalar başladı.