Kırım’da su azaldıkça sorunlar büyüyor

11 Eylül 2020, 19:28

Rus işgali altında bulunan Kırım’da kurak geçen kışın ardından su sorunu git gide büyüyor. Yarımada’nın işgalci yönetimi su sorununu çözmek için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Son zamanlarda yerli medyalarda konu ile ilgili çıkan haberler ise insanları şaşkın bırakıyor.

Kırım için son 150 yılın en kurak yılı 2020 oldu. Kırım’ın sözde Meteoroloji Müdürlüğü, 26 Temmuz’da Arançi (Suvorovo) köyü yakınlarındaki Kaça Nehri’nin, 3 Ağustos’ta Partizanskoye su barajına su sağlayan Alma Nehri’nin, 13 Ağustos’ta ise Çernoreçenskoye su barajına su sağlayan Çorguna (Çernaya) Nehri’nin kuruduğunu bildirdi. Bunun dışında; 18 Ağustos’ta Balbek Nehri ve 29 Ağustos’ta Büyük Karasu Nehri’nin kollarından biri olan Tonas Nehri’nin kuruduğu açıklandı. 

Bir Kırım sakini Balbek Nehrinin kurumuş halini sosyal medyada paylaştı:

BARAJA SU SAĞLAYAN NEHRE SET ÖRÜLDÜ

Su sorununu çözmek için çeşitli yollara başvuran işgalci yönetim, Rusya Silahlı Kuvvetleri Boru Hattı Birliğine (Boru Hattı Birlikleri sahada boru hatları döşemekten, uzun mesafelere sürekli yakıt ve su dağıtımını sağlamaktan sorumlu) Karasupazar Barajına su sağlayan Büyük Karasu Nehri’nde set örme görevi verdi. Daha sonra askerler nehrin kapatılması sonucunda oluşan gölcükten Akmescit’e su pompalamaya başladı.

AKMESCİT SU BARAJININ DİBİNDE KONSER VERİLECEK

Öte yandan yerli medyalar, yarımadadaki su sorununa dikkat çekmek için sözde Kırım Filarmonisi orkestrasının kurumuş Akmescit (Simferopol) su barajının dibinde klasik müzik konseri vereceğini duyurdu. Çıkan haberlerde, Kırım’ın Su Yönetimi Komitesinin bu girişime izin verdiği bildirildi.

SU GÜNÜN BELİRLİ SAATLERİ VERİLİYOR

2020’nin başında çizelgeye göre, su sağlama olasılığını inatla reddeden işgalci yönetim, şu an yaptığı açıklamalarda, Akmescit kenti, Akmescit ve Bahçesaray bölgelerinde büyük ihtimal gelecek senenin mart ayına kadar suyun günün belirli saatlerinde verileceğini dile getiriyor.

Kırım’ın genelinde birçok yerleşim yerinde büyük su tankları dikildi. Özellikle katı hijyen kurallarına uyulması gereken koronavirüs salgını çerçevesinde su sorunu gündemde kalmaya devam ediyor.

SÖZDE VALİDEN TEPKİLERE YOL AÇAN SU TASARRUFU TAVSİYELERİ

Akmescit’in sözde Valisi Yelena Protsenko’un su tasarrufu konusunda verdiği tavsiyeler tepkilere yol açtı. Protsenko yaptığı açıklamada, “Çok katı bir şekilde su tasarruf ediyoruz. Eve geç geliyorum, duş alıyorum. Sabah 5.30 kalkıyorum duş alıyorum ve evden çıkıyorum. Hafta sonunu da işte geçiriyorum. Eşimin de günlük grafiği aynı. Yemek yapmıyoruz bu yüzden bulaşık yıkamıyoruz.” diye konuştu. Özellikle çocuk sahibi ve yaşlı olan Akmescit sakinleri sözde valinin tavsiyelerini ağır bir şekilde eleştirdi.

YAĞMUR YAĞDIRAN UÇAKLAR

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, yarımadaya yağmuru artırmak için tasarlanmış bir uçak getirteceklerini duyurdu. Daha sonra işgalci yönetim yapay yağmur yağdırma ihale sürecini başlattı. Eylül ayının başında, Moskova bölgesi merkezli Merkezi Aerolojik Gözlemevi’nin ihaleyi kazandığı öğrenildi. Yapay yağmur yağdırma çalışmaları için şirkete 25,5 milyon ruble (2,5 milyon TL) ödenecek.

BİLİM ADAMLARI YAPAY YAĞMUR YAĞDIRMANIN TEHLİKELİ OLDUĞUNU VURGULADI

İşgalci yönetimin yapay yağmur yağdırma girişimlerini değerlendiren bilim insanları, bu tür deneyleri yaparken dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. 

İşgalden sonra Rusya tarafından yarımadada oluşturulan sözde Kırım Federal Üniversitesi Tavriya Akademisi Coğrafya Fakültesi öğretim görevlisi Gennadiy Samohin’e göre, Kırım’ın su dengesi konusunda yapılan araştırmaların eksikliği nedeniyle yapay yağış deneylerin doğuracağı sonuçları tahmin etmek çok zor.

Rus haber ajansı İnterfax’a konuşan Samohin, “Böyle bir deney yapılabilir. Fakat bu uygulama devamlı yapılacaksa Kırım’ın ekosisteminin buna nasıl tepki vereceğini tahmin edemiyoruz.” diye kaydetti.

Bilim insanına göre yağışlar, tüm tatlı su rezervleri oluşturulduğu dağlık bölgeden Kırım’ın bozkır kısmına kaydırılırsa denge bozulabilir.

Akyar’da faaliyet gösteren sözde Güney Denizleri Biyolojisi Enstitüsü öğretim görevlisi Nikolay Şadrin, sadece sağanak yağışların yağdırılmasının negatif sonuçlara yol açabileceğini ifade etti. Öte yandan Şardin, asıl Kokkoz nehrindeki suların Çernoreçenskoye su barajına yönlendirilmesi olasılığının negatif değişikliklere yol açabileceğini belirtirken, “Kokkoz Nehri Vadisi kurur, iki üç yıl sonra ise Balbek Nehri ve tüm vadi kurur. Bu büyük bir felaket olacaktır.” dedi.

RUS HÜKUMETİNDEN RUSYA’DAN KIRIM’A SU BORU HATTI DÖŞEME TEKLİFİ

Rusya Bakanlar Kurulunda, Krasnodar bölgesinden işgal altındaki Kırım’a su boru hattı döşeme fikri gündeme getirildi. Ancak yüksek maliyet ve Krasnodar bölgesinde yarımadaya su sağlayacak kaynakların olmaması nedeniyle bu projeden vazgeçildi.

DENİZ SUYUNU ARITMA GİRİŞİMİ

Su sorununu çözme yollarını arayan işgalci yönetim, deniz suyunu arıtma seçeneği üzerinde düşünmeye başladı. Fakat görünüşe bakılırsa bu su Kırım içi çok pahalıya mal olacak. Daha iki sene önce Kırım’ın sözde Su Yönetimi ve Arazi Islahı Devlet Komitesi Igor Vayl yaptığı açıklamada, “Hesaplarımıza göre, arıtma yöntemiyle elde edilen suyun maliyeti 4-5 kat artacak.” diye kaydetmişti. Ayrıca Vayl, su arıtma sistemlerinin çok enerji tükettiğini ve Kırım’ın bunu kaldıramayacağını belirtmişti. 

Deniz suyunu arıtma fikrine karşı çıkanların sayısı ona destek veren insan sayısından daha çoktu. Ancak son zamanlarda bazı Rus uzmanlar yaptıkları açıklamalarda, deniz suyunu arıtma tesislerinin inşa edilmesinin yarımadadaki su sorununa radikal bir çözüm olabileceğini dile getiriyor. Öte yandan Rus uzmanlar, deniz suyunu arıtmaya başlamadan önce yarımadada bilim merkezlerinin oluşturulması ve dünya deneyimine dayalı deniz suyunun kullanımına yönelik “yasal bir zeminin” geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Öte yandan son 5 yıl içinde Kırım’ın sözde yönetimine deniz suyunun arıtılması ile ilgili birkaç proje sunulmuştu fakat şimdilik projelerden hiçbiri kabul edilmedi.

İŞGALCİ RUSYA BM’YE ŞİKAYETTE BULUNDU

Daha önce, Rusya Federasyonu’nun, Kırım’ın işgalinden dolayı Ukrayna’nın yarımadaya yönelik su tedarikini kesmesine karşı, Birleşmiş Milletlere (BM) başvuruda bulunduğu bildirilmiş, Kremlin yönetiminin BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’e konu ile ilgili dilekçe gönderdiği belirtilmişti.

İlgili haber: İşgalci Rusya, Kırım’a su tedariki için BM’ye başvurdu

KIRIMOĞLU: RUSYA YARIMADADAKİ SUYU ASKERİ İHTİYAÇLARI İÇİN HARCIYOR

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım’ı işgal eden Rusya’nın yarımadaki su kaynaklarını sivil nüfus için değil askeri ve sanayi ihtiyaçlarına harcadığını ifade etmişti.

İlgili haber: Kırımoğlu: Kırım’a su sağlamak ulusal çıkarlarımıza ihanet etmektir

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ!

Rusya Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor.

İlgili haber: “Su kıtlığı nedeniyle Kırım’daki topraklar bozuluyor onları yeniden kazanmak onlarca yıl sürer”

Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu.Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.

Kırım
su sorunu
Bunlara da bakın: