Kaymakcı'nın ziyareti Batı Trakya Türklerine Türkiye'nin desteğinin göstergesidir

14 Kasım 2019, 15:40

Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın, Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftüleri, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerifve İskeçe Müftüsü Ahmet Mete ile görüşmesinin ardından, 23. Dönem CHP Bursa milletvekili ve emekli diplomat Onur Öymen, QHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftülerine ve imamlarına yönelik baskılar, Lozan Antlaşmasından doğan yükümlülüklerine rağmen Yunanistan devleti tarafından sürdürülüyor. Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Müftüsü Ahmet Mete ve Gökçepınar İmamı Erkan Azizoğlu Yunan devletinin baskılarından nasiplerini almış ve haklarında mahkeme açılmıştı. Müftüler ve imama, “Makam gaspı” ve “atanmış müftünün görevini yapmasına engel olmak” suçlarından dava açılmıştı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakcı’nın bu olaylardan sonra, Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftüleri, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ve İskeçe Müftüsü Ahmet Mete ile Gümülcine’deki Türkiye Başkonsolosluğunda görüşmesi, Türkiye’nin bu konuda net tavrını belli etmiş oldu.

“YUNANİSTAN LOZAN ANLAŞMASINA UYMUYOR”

Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan emekli diplomat Onur Öymen ise bölgede yaşayan Türk halkın haklarının, Lozan Anlaşması ile belirlendiğini ancak Yunanistan’ın bu kararlara uymadığını belirterek, “Batı Trakya’da yaşayan Türk halkın Lozan Anlaşmasından dolayı sahip olduğu haklar var. Anlaşmadan sahip oldukları hakların ötesinde, işin bir de insan hakları boyutu var ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vermiş olduğu bir karar var. Ancak Yunanistan alınan bu kararlara uymuyor.” dedi.

“YILLARCA BÖLGEDEKİ TÜRKLERİ ‘YASAK BÖLGE’ ADINDA BİR YERDE TUTTULAR”

Bölgedeki Türklerin yıllarca baskı altında tutulduğunu ifade eden Öymen, “Türkiye Lozan Anlaşmasını imzalarken azınlık hakları konusunda, ‘İstanbul’daki Rumların hakları, dini, demokratik hakları, sosyal hakları, vakıfları’ ile ilgili hükümler ekledi. Batı Trakya Türkleri de bu eklenen hakların hepsinden eşit bir şekilde yararlanacaktır diye anlaşıldı. Ancak günümüzde gelinen süreçte İstanbul’da yaşayan Rumların yararlandığı hakları, Yunanistan Batı Trakya Türklerine tanımıyor. Meselenin ana çıkış noktası zaten bu. Yunanistan yıllarca Batı Trakya Türklerini ‘yasak bölge’ adı verilen bir yerde yaşamak zorunda bıraktı. Tek bir yabancının bölgeye giriş yapmasına izin verilmiyordu ayrıca bölgede yaşayan Türklerinde bölgeden çıkışı belli kurallara bağlıydı.” diye konuştu.

“YUNAN SİYASETÇİLER İSTANBUL’A GELİR GELMEZ PATRİKHANE İLE GÖRÜŞÜYOR”

Türkiye’nin Batı Trakya Türklerine destek vermesinin doğal olduğuna dikkat çeken emekli diplomat, Yunanistan yetkililerinin, Türkiye’de Rum Patrikhanesi ile yaptığı görüşmeleri hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Lozan Anlaşmasında tanınan haklar bağlamında müftülerin çeşitli konularda yetkileri bulunması gerekiyordu ancak Yunanistan bunları da göz ardı etti. Türkiye’de eğitim görmüş öğretmenlerin, Yunanistan’da görev almasına uzun süre izin vermediler. Bu eğitimli ve donanımlı öğretmenlerin yerine, Selanik’te bir medresede doğru düzgün eğitim görmeyen insanlara görev verildi. Bu nedenle Batı Trakya’nın durumu içler acısı.

Bütün bu sebeplerden dolayı orada yaşayan insanlarımıza Türkiye’nin ilgi göstermesi doğaldır. Türkiye’nin Dışişleri Bakan Yardımcısı Kaymakcı’nın bölgede yaptığı görüşmelerde, Türkiye’nin Batı Trakya Türklerine verdiği desteğin göstergesidir. Bu durumun bir sakıncası yoktur. İstanbul’a gelen Yunan siyasetçiler ilk iş patrikhaneyi ziyaret ediyorlar ve patrikhane ile ilgili bir sorun olmamasına rağmen ortada bir sıkıntı varmış gibi gösterip her türlü desteklerini açıklıyorlar. Biz neden yapmayalım?”