Karadağ’da protestocular Cumhurbaşkanı Cukanoviç’in istifasını istedi

Güncel
Mehmet Berk Yaltırık
17 Mart 2019, 16:43
Mehmet Berk Yaltırık
17 Mart 2019, 16:43

Binlerce kişi Cumhurbaşkanı Milo Cukanoviç ‘in üç on yıllık kuralına son verilmesi talebiyle iki ay içinde beşinci kez 16 Mart’ta Karadağ’ın başkenti Podgorica’daki protesto gösterilerine katıldı.

Balkan Insight’ın aktardığına göre protestocular Cumhurbaşkanı Milo Cukanoviç ve hükûmetinin geniş çaplı yolsuzlukları ve organize suçla bağlantılı oldukları iddiasıyla istifa etmesini istediler.

Herhangi bir siyasi partiye bağlantıları olmadığını ifade eden sivil aktivistler, akademisyenler, öğrenciler ve gazetecilerin başı çektiği protestocular “Milo hırsızı”, “Artık suç yok”, “İsyan” ve “Biz devletiz” sloganlarıyla Podgorica’nın merkezine doğru yürüdüler. Muhalefet partilerinin de Şubat ayının başlarında başlatılan protestoları desteklediği ancak liderlerin organizasyonda önemli bir rol almaktan veya kalabalığa hitap etmekten uzak durdukları aktarıldı.

Eylemcilerin başını bir grup aydın, akademisyen, sivil toplum örgütü aktivisti ve gazetecinin “Odipri se!” (Diren!) adıyla kurulmuş gayri resmi bir grubun çektiği, her cumartesi günü ülkenin uzun zamandır Cukanoviç’in liderliği altında yoksulluk çekmesi, insan hakları ve medya özgürlüğünün olmaması, yolsuzlukların yaşanması hususunda başkentte protestolar düzenledikleri kaydedildi.

Protestocular, neredeyse 30 yıldır hüküm süren Cumhurbaşkanı Cukanoviç’in istifasının yanı sıra, Yüksek Devlet Savcısı Ivica Stankoviç ve Organize Suç Başsavcısı Milivoje Katnic’in de istifasını istiyor. Bu isimler Cukanoviç ve çevresinin yolsuzluklarıyla ilgili kovuşturma yapmak yerine delilleri görmezden gelmekle suçlanıyorlar.

Dünkü protestoda göstericiler Karadağ yayın kuruluşu RTCG’nin önünden geçerek sloganlar atıp daha profesyonel ve adil haberler yapmalarını da istediler.

ÜLKEDE DAHA ÖNCE RUS YANLISI MUHALEFETİN DARBE GİRİŞİMİ ENGELLENMİŞTİ

Karadağ’da 16 Ekim 2016’daki seçimlerde darbeye kalkışıldığı haberleri gündeme oturmuş, darbeye katıldığı söylenen Sırp milliyetçilerden birinin itirafçı olduğu belirtilmişti.

Karadağ Başbakanı Milo Djukanoviç’in liderliğindeki Sosyalistlerin Demokrat Partisi seçimleri kazanmış fakat Djukanoviç 9 gün sonra yeterli çoğunluğu sağlayamadığı için istifa etmişti. Seçimlerin olduğu 16 Ekim’de, bir grup Batı karşıtı Sırp milliyetçinin Başbakan’ı öldürmeye çalıştığı iddia edilmişti.

Sözkonusu iddia, tutuklulardan birinin itirafçı olmasının ardından daha da güçlenmişti. İtirafçı Sinceliç, darbe girişimi için 26 Eylül’de Moskova’da direktifler aldıklarını, kendilerine 50 otomatik silah ve aralarında görüşme yapabilmek için dinlenemeyen şifreli telefonlar temin edildiğini anlatmıştı. Sırp itirafçının verdiği bilgiler üzerine 29 Ekim’de Eduard Şirikov ve Vladimir Popov adlı iki Rus vatandaşı gözaltına alınmıştı.

Karadağ’ın NATO üyelik başvurusuyla alakalı darbenin gündeme geldiği ve Rusya’nın Karadağ’a yönelik özel bir ilgisi olduğu, burada “Balkan Kozak Ordusu” adı altında paramiliter bir yapılanma kurduğu da basına yansımıştı.

Sonradan casusluk, terör ve güvenlik uzmanı, eski Ulusal Güvenlik Ajansı analisti ve karşı istihbarat görevlisi olup, ABD Deniz Kuvvetleri subaylarından olan, aynı zamanda War College’de profesörlük de yapmış olan John R. Schindler’ın Observer‘da kaleme aldığı “Putin’in Balkan Terör Kumpası Açığa Çıktı” (Putin’s Balkan Terror Plot Exposed) başlıklı yazıda, Karadağ’daki Rus destekli darbe girişiminin yeni kanıtları ortaya konmuştu.

Yeni kanıtların Kremlin’in Karadağ’da istikrarı bozma ve NATO hedefini yavaşlatma çabalarının bağlantılı olduğunu belirten Schindler, Kremlin’in tartışmasız bir şekilde Karadağ’ın NATO’ya katılmasını önlemek isterken, Rus yanlısı bir hükümet için Podgorica’da parlamentoya saldırmak ve Karadağ Başbakanı Milo Dukanovic’e suikast tertiplemenin Putin’in Kremlin’i için bile çirkin bir davranış olarak görüldüğünü ifade etmişti. Schindler ayrıca Balkanlardaki yeni “örtülü savaş” dönemine ve Rusya’nın bölgedeki etkisine de dikkat çekmişti.

(Söz konusu makalenin QHA’da yayımlanan Türkçe çevirisi bu bağlantıdan okunabilir)