"Karabağ'da Ermeni terörüne göz yuman Rusya, Türkiye-Azerbaycan askeri işbirliğini ileri boyutlara taşır"

Güvenlik
Ömer Cihad Kaya
18 Ocak 2021, 18:27
Ömer Cihad Kaya
18 Ocak 2021, 18:27

Ömer Cihad KAYA
QHA Ankara

Azerbaycan’ın, Karabağ’da Ermenilerin 30 yıla yakın hukuksuz işgalini sona erdirmesi, 2020 yılında birçok çevreyi sevindiren bir haber olarak öne çıktı. Ancak, bu sevince gölge düşüren en önemli gelişmelerden birisi, savaşın ardından imzalanan ateşkes anlaşmasıydı. Çünkü, bu anlaşma, Rusya Federasyonu’nun yıllar sonra Kafkasya’ya ve Karabağ’a yeniden girmesi demekti. Türkiye’nin eski Bakü Askeri Ataşesi, Em. Tuğgeneral Yücel Karauz, askeri jeopolitik açısından, Karabağ‘daki ateşkes sürecini ve Rus askerlerinin bölgedeki durumunu değerlendirdi.

Karabağ’da tarihi bir harekata imza atarak topraklarının büyük bir çoğunluğunu Ermeni işgalinden kurtaran Azerbaycan, 44 gün süren savaşın ardından ateşkes anlaşması imzaladı. Ateşkes sürecinin ardından, Karabağ’daki Rus güçlerinin faaliyetleri, bölgedeki endişeleri artırdı. Azerbaycan kamuoyu, sözde Rus Barış Gücü’nün konumunu ve faaliyetlerini ciddi bir şekilde sorguluyor. Bu endişeleri artıran gelişmelerin başında, Karabağ’da savaşı kazanan gücün Azerbaycan olmasına rağmen Karabağ kökenli Azerbaycanlılar halen bölgeye giremezken; Ermeniler ısrarla Karabağ’da kendilerine ayrılan bölgeye Ermeni nüfusu yerleştirilmeye devam ediyor. Ayrıca, Ermenistan’ın güdümündeki sözde Karabağ Cumhuriyeti yetkilileri de Karabağ’daki Rus askerleriyle yakın temasını sürdürüyor. Bu olayların yaşanmasındaki en büyük pay sahibi şüphesiz, ateşkesi sağlaması gereken Rusya’nın Karabağ’daki Ermeni teröristlerle dirsek temasında bulunması oldu.

Türkiye’nin eski Bakü Askeri Ataşesi, Em. Tuğgeneral Yücel Karauz, Rus barış güçleri bağlamında Karabağ’da yaşanan son süreci Kırım Haber Ajansı için yorumladı. Karabağ’daki Türk barış gücünün haftaya faaliyetlerine başlayacağını bildiren Karauz, Rusya’nın bölgede Türkiye ve Azerbaycan’a rağmen bir politika sergilemesinin mümkün olmayacağını kaydetti. Emekli Tuğgeneral Karauz’un açıklamaları şu şekilde:

“MOSKOVA’NIN GÖRÜŞÜ, AZERBAYCAN’IN DİPLOMASİ MASASINDAKİ ZAFERİNİN BİR GÖSTERGESİDİR”

Putin’in Aliyev ve Paşinyan ile görüşmesinin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı araması ve bilgi vermesi de Türkiye’nin bölgesel politikalardaki rolünü gösterir niteliktedir. Ancak, bir yandan bu anlaşmalar devam ederken, Ermenistan sözde Karabağ Cumhuriyeti eliyle ateşkese aykırı hareket ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’le görüşmesinden sonra, bölgede hiçbir barış gücüne gerek kalmayacak şekilde barış ve istikrarın sağlanması gerektiğini ifade etmiştir. Sayın Erdoğan, burada ‘barış gücününün faaliyetlerini uzatacak terör faaliyetlerinden uzak durulmalıdır’ demek istemektedir. Erdoğan, Rusya’ya da şöyle bir mesaj vermiştir: ‘Gerek 10 Kasım’daki anlaşma ve gerekse de Moskova’daki üçlü zirve kapsamında tarafsız ve hak ve hukuktan yana davranışlarını devam ettirmelidir’. Fakat dikkat çekmek gerektir ki Azerbaycan, sorunun kalıcı bir çözüme ulaşması için Rusya’yla birlikte hareket etmeye mecburdur. Ancak Moskova’nın şu andaki görüşünün de Azerbaycan’ın diplomasi masasındaki zaferinin de göstergesi olduğunu söylemek gerekir.

İlgili haber: Rus askeri güçleri, Karabağ’daki Ermeni teröristlerle dirsek temasında!

İlgili haber: Ruslar yine haritayı değiştirdi: Karabağ’da neler oluyor?

“RUSYA’NIN BÖLGEDE KENDİ MENFAATLERİNE GÖRE SİYASET YÜRÜTMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Rusya’nın bölgede ateşkes anlaşmasına uymayan Ermeni teröristlere yönelik müsamahakar tavırlarına dikkat çeken Karauz, Ermeni tahribatı devam ettiği sürece Türkiye-Azerbaycan siyasi ve askeri iş birliğinin bir ileri aşamaya taşınacağını belirtti. Askeri uzman Karauz’un Rusya’nın bölge jeopolitiği bağlamındaki değerlendirmeleri şöyle:

Rusya’nın bu bölgede, Türkiye ve Azerbaycan ile birliktelik yapmaktan başka yolu yoktur. Gelinen stratejik ve jeopolitik gerçeklik Moskova’yı buna itecektir. Ermeni terörünün devamına izin verdiği sürece, sonuçlarına katlanacaktır. Gerek Azerbaycan gerekse de Türkiye, bölgede barış ve istikrarın gelmesi konusunda iyi niyetini her zaman belirtmektedir. Daha önce de, ifade ettiğimiz üzere Rus barış güçleri, hak ve hukuktan yana olmalıdır ve faaliyetlerini ona göre yürütmelidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ortak barış gücü açıklaması - Son Dakika Haberleri

“AĞDAM’DA TÜRK BARIŞ GÜCÜ BİR HAFTA İÇERİSİNDE OLUŞTURULACAK”

Zaten bir hafta içerisinde Ağdam’da gözlem merkezi oluşturulacak ve Türkiye ve Rusya orada bu faaliyetlere yerinde nezaret edecektir. Aynı zamanda, Azerbaycan yetkililerinin de burada etkili olacağını söylemek isterim. Dolayısıyla Rusya, bölgede kendi başına, kendi menfaatlerine göre siyaseti yürütmesi mümkün değildir.