Kanada milletvekilinden 10 bin Uygur Türküne sığınma hakkı verilmesi çağrısı

Güncel
qha muhabir
20 Haziran 2022, 19:40
qha muhabir
20 Haziran 2022, 19:40

Kanada Parlamentosu Milletvekili Sameer Zuberi, Kanada yönetimini Çin hükumeti tarafından zulme uğrayan Uygur Türkleri hakkında harekete geçmeye teşvik eden bir önerge sunacak.

Kanada merkezli The Globe and Mail’de yer alan habere göre, Kanada Milletvekili Sameer Zuberi, 20 Haziran 2022 tarihinde Avam Kamarası’nda, federal hükumeti, vatanından ayrılan ve üçüncü ülkelerde yaşayan 10 binlerce Uygur ve diğer Türk gruplarının üyeleri için mülteci alımı sayısında yer açmaya çağıran bir önerge sunuyor. Söz konusu önerge, sonbaharda tartışılacak ve oylanacak.

Kanada Milletvekili Zuberi, gelecek birkaç ayı bu önerinin geçmesi ve buna göre hareket edilmesi için destek oluşturmak için kullanabileceğini söylüyor. Kanada Parlamentosu’nun 2021’de Çin’in Uygur Türklerine ve diğer Müslümanlara karşı soykırım uyguladığına dair açıklamasına dayanan önerge, Göçmenlik, Mülteciler ve Vatandaşlık Dairesini, 2024’te başlayan iki yıl içinde 10.000 Uygur ve korunmaya ihtiyacı olan diğer Türk Müslümanların Kanada’ya girişini hızlandırmaya çağırıyor.

ÇİN, UYGURLARIN BULUNDUĞU ÜLKELERE GERİ GÖNDERMELERİ İÇİN BASKI YAPIYOR

Uygur Hakları Savunuculuk Projesi’nin yönetici direktörü Mehmet Tohti, Türkiye ve Orta Doğu ülkelerine gitmek için Doğu Türkistan’dan ayrılan ve geri gönderilme riskiyle karşı karşıya olan on binlerce Uygur ve diğer Türk kişilerinin olduğunu söyledi. Bu diasporalardaki eleştirileri susturmaya çalışan Çin’in, ülkelere onları geri göndermeleri için baskı yapmaya devam ettiğini dile getirdi.

DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ SOYKIRIM UYGULAMALARI

Resim


Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.