İstanbul’da “İpek Yolu Göç Ortaklığı Taahhütleri” imzalandı

Güncel
Ömer Cihad Kaya
20 Şubat 2019, 18:34
Ömer Cihad Kaya
20 Şubat 2019, 18:34

“Budapeşte Süreci 6. Bakanlar Konferansı, İstanbul’da gerçekleşti. 38 ülke göçmen, sığınmacı ve mülteciler noktasında ortak hareketi öngören,
“İpek Yolu Göç Ortaklığı- İstanbul Taahhütleri” metnini kabul etti.”

Taraf ülkeler ve Avrupa Birliği temsilcileri ile yapılan “Budapeşte Süreci 6. Bakanlar Konferansı” Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Konferansta; Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Almanya, Yunanistan, Irak, Kırgızistan, Lüksemburg, Malta, Moldova, Karadağ, Hollanda, Kuzey Makedonya, Norveç, Pakistan, Portekiz, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovenya, İspanya, İsveç, İsviçre, Tacikistan, Türkiye, Ukrayna, Birleşik Krallık, Özbekistan dahil 38 ülke tarafından ortak bir metin kabul edildi.

Kabul edilen “İpek Yolu Göç Ortaklığı- İstanbul Taahhütleri” metni, göçmenlerin, sığınmacıların ve mültecilerin insan hakları; sürdürülebilir göç, sığınma ve koruma politikasının geliştirilmesi ve bu politikaların işler hale getirilmesinin önemine dikkat çekiyor.

Budapeşte Süreci 6. Bakanlar Konferansı’na 46 ülke ile 14 uluslararası kuruluş katıldı. İkisi başbakan yardımcısı olmak üzere 20 bakan, bir Avrupa Birliği (AB) komiseri ve 12 bakan yardımcısının katılımıyla gerçekleştirilen konferansta “İstanbul Taahhütleri” ve “Eylem Çağrısı” metinleri kabul edildi.

İSTANBUL TAAHHÜTLERİ NELERİ KAPSIYOR?

Göçmen, sığınmacı ve mülteciler hakkında İpek Yolu bölgesindeki ülkelerin, ortaklaşa imzaladığı metinden satır araları şu şekilde:

“İpek Yolu Bölgesi, Çoğu ülkenin aynı anda menşe, transit ve varış ülkesidir. İpek Yolu Bölgesindeki ülkeler, tarih boyunca geniş çaplı mülteci ve düzensiz göçmen hareketlerinden etkilenmektedir. Dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapıyor olmak, kamu makamları ile hizmetlerin sağlanması üzerine ek bir sorumluluk bilinci oluşturmaktadır. Son göçmen ve mülteci kriziyle beraber, AB’nin ve üye ülkelerin, menşe ve transit ülkelerle olan göç yönetimi ortaklığındaki rolü dikkate alınarak dersler çıkarıldı.”

“Geçtiğimiz yıllarda Budapeşte Sürecinin farklı bölgelerini etkisi altına alan önemli göç akışları ışığında yenilenen siyasi taahhütlere olan ihtiyaç teyit edildi. Mülteci ve göç akışlarını ele almada Karadeniz ve Güney Doğu Avrupa Bölgesinin önemi vurgulandı. “

GÜVENLİ , SİSTEMLİ VE DÜZENLİ GÖÇE DAİR KÜRESEL MUTABAKAT

“2013 yılındaki Bakanlar Konferansı’ndan bu yana göç yönetimini ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde etkileyen önemli uluslararası taahhütler kabul edildi. ‘Güvenli, Sistemli ve Düzenli Göçe dair Küresel Mutabakat’ ile ‘Mülteciler için Küresel Mutabakatı’na ilişkin devletlerin konumunu değiştirmesine öncülük eden ‘Mülteciler ve Göçmenlere Yönelik New York Bildirisi’nin rolü çok önemlidir.”

“Açık ve hür tartışmaların, göçü bütün yönleriyle kapsamlı anlaşılmasına katkı sağlayacağının farkındayız. Düzensiz göçün olumsuz etkilerinin bilincinde olup, iyi yönetilen düzenli göçün kalkınmaya olan olumlu etkilerinin altını çiziyoruz. Böylece göçü gereklilikten ziyade bir seçenek haline getirmeyi taahhüt ediyoruz.” 

KAPSAMLI GÖÇ POLİTİKALARI İLE DÜZENSİZ GÖÇÜN ÖNÜNE GEÇİLECEK

“Açık ve hür tartışmaların, göçü bütün yönleriyle kapsamlı anlaşılmasına katkı sağlayacağının farkındayız. Düzensiz göçün olumsuz etkilerinin bilincinde olup, iyi yönetilen düzenli göçün kalkınmaya olan olumlu etkilerinin altını çiziyoruz. Böylece göçü gereklilikten ziyade bir seçenek haline getirmeyi taahhüt ediyoruz.” 

“Kapsamlı göç ve iltica politikalarının geliştirilmesi, hükümet ve toplum yaklaşımlarının güçlendirilmesi, bölgesel iş birliği, çok taraflı paydaş yaklaşım desteklenecektir. Politika geliştirmede ve eylemlerin uygulanmasında, insan merkezli yaklaşımlar takip edilecektir.”

“Uluslararası insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı duyma, bu hak ve özgürlükleri koruma ve yerine getirme taahhüdü verilmiştir. Göçmenlerin, sığınmacıların ve mültecilerin insan hakları; sürdürülebilir göç, sığınma ve koruma politikası geliştirmek, bu politikaları işler hale getirmek çok önemlidir. Statülerine bakılmaksızın tüm göçmenlerin, sığınmacıların ve mültecilerin insan hakları ve temel özgürlükleri ile koruma ihtiyacı içinde olan kişiler, refakatsiz çocuklar ve ailelerinden ayrılmış çocukların hakları korunur. Çocuğun yüksek yararına özel önem verilecektir.”