İstanbul’da Cengiz Dağcı söyleşisi ve belgesel gösterimi gerçekleştirildi

Diaspora
Ömer Cihad Kaya
12 Mart 2019, 14:39
Ömer Cihad Kaya
12 Mart 2019, 14:39

Kırım Tatarlarının vatan Kırım’a duyduğu özlemi eserleriyle tarihe kazıyan ünlü Kırımlı yazar Cengiz Dağcı, İstanbul’da anıldı.

İstanbul Türk Ocağının düzenlediği “Cengiz Dağcı Söyleşi ve Belgesel Gösterimi” isimli etkinlik, 11 Mart günü İstanbul Ali Emiri Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

İstanbul Türk Ocağı Başkanı Cezmi Bayram programın açılış konuşmasında, 1987-1988 yılında Cengiz Dağcı’yı ziyareti ile ilgili anılarını dinleyicilerle paylaştı. Ardından, KTMM Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay’ın yönetmenliğini yaptığı Cengiz Dağcı belgeselinin kısa versiyonu izletildi.

Programda, Vatan Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin 5. yılı hakkında görüşlerin paylaşıldığı, Cengiz Dağcı’nın eserleri ve kişiliğinin konuşulduğu bir söyleşi gerçekleştirildi.

Oturum başkanlığını Yusuf Dursun‘un yaptığı söyleşide, İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi İsa Kocakaplan, Cengiz Dağcı’nın “Söyleyin Duvarlar” şiiri ve şiirin hikayesini dinleyicilerle paylaştı. Stalin teröründen çekinildiği için Dağcı’nın şiirinin Şamil Aladin tarafından nasıl değiştirildiğini anlattı. Kocakaplan, Dağcı’nın eserlerinin edebi değeri hakkında bir konuşma gerçekleştirdi.

Hemen akabinde Yönetmen Neşe Sarısoy Karatay, Cengiz Dağcı ile görüşmelerini, “Korkunç Yıllar” ve “Yurdunu Kaybeden Adam” romanlarını hangi şartlarda yazdığını dile getirdi. Karatay, Cengiz Dağcı’nın eserlerinde çok güçlü bir sinematografi barındırdığını ve bu eserlerinden esinlenerek “Gamalı Haç İle Kızıl Yıldız Arasında” belgeseli içinde çektiği kısa filmlerde kullandığını anlattı. Son olarak da, Cengiz Dağcı’nın cenazesinin, yıllarca hasret yaşadığı vatanı olan Kırım’a kavuşmasını anlattı.

Program kapsamında Emel Kırım Vakfı Londra Temsilcisi Melek Maksudoğlu da, “Cengiz Dağcı’nın Londra’sı” adlı fotoğraflar eşliğinde bir sunum gerçekleştirdi. Maksudoğlu, hayatına tanıklık ettiği Cengiz Dağcı’nın Londra’ya ilk gelişi ve yaşadığı mekanları anlattı. Maksudoğlu, fotoğraflarla Dağcı’nın izinde yürürken yaşadığı duyguları dile getirerek sözlerini noktaladı.