İşgalciler, Kırım Tatar liderleri de dahil 12 kişi hakkında "abluka davası" açılmasını istedi

Haberler
E. K.
29 Nisan 2021, 13:55
E. K.
29 Nisan 2021, 13:55

Rus işgali altında bulunan Kırım’ın sözde yönetimi, Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “ablukayı” organize eden ve destekleyen 12 kişi hakkında dava açılmasını istedi. Söz konusu 12 Ukrayna vatandaşı arasında Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov da yer aldı.

Rus işgali altında bulunan Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde yönetimi, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve Soruşturma Komitesinden, Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “ablukayı” organize eden ve destekleyen 12 Ukrayna vatandaşı hakkında dava açılmasını istedi.

İşgalcilerin, sözde Kırım Parlamentosunda, yarımadaya söz konusu “abluka nedeniyle verilen zararın hesaplanması” için oluşturdukları çalışma grubunun toplantısında bugün konuşan sözde Parlamento Başkan Yardımcısı Yefim Fiks, çalışma grubunun, yarımadaya güya uygulanan “su, enerji, ulaşım ve gıda ablukasının” organizatörleri hakkında dava açılması için FSB ve Soruşturma Komitesine başvurduğunu duyurdu.

İŞGALCİ YÖNETİM, KIRIM’DA SU SORUNUNA İLİŞKİN KIRIM TATAR LİDERLERİNE DAVA AÇTI

İşgalciler, Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkan Yardımcısı Lenur İslamov, eski Ukrayna Cumhurbaşkanları Petro Poroşenko ve Leonid Kravçuk, Ukrayna Cumhurbaşkanının eski Kırım Daimi Temsilcisi Boris Babin’in de aralarında bulunduğu 12 Ukrayna vatandaşı hakkında dava açılmasını talep etti.

Öte yandan sözde Parlamento Başkanı işbirlikçi Vladimir Konstantinov, Ukrayna bankalarının “Kırımlıların paralarıyla yarımadadan gitmesi” nedeniyle Ukrayna’dan tazminat talep edeceklerini ileri sürdü. Rus işgali altında bulunan Kırım’ın sözde yönetiminin, işgal nedeniyle yarımadaya Ukrayna’nın ana kısmından su sağlayan Kuzey Kırım Kanalı’nın kapatılması nedeniyle dava açmaya hazırlandığı bildirilmişti.

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ!

Rusya Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor. Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu. Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.

KIRIMOĞLU: SU SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN KIRIM’I MAHVEDECEKLER

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki su sorunu çözme girişimlerinin, yarımadanın ekolojisini olumsuz etkileyeceğini ifade etmiş; işgalcilerin Kırım’da yeni su kuyuları açarak, yarımadayı mahvedeceğini vurgulamıştı.

İşgalci yönetimin, su sorunu çözme yöntemlerini değerlendiren Kırımoğlu, “Şu anda yeraltı suyu çıkarmak için yeni kuyu açılmasına ağırlık veriyorlar. İlk olarak yeraltı suyu rezervleri sınırsız değil ve tüm Kırım’a suyla sağlamaya yetmeyecektir. İkinci olarak, Kırım’ın ekolojisi için büyük tehdit oluşturuluyor. Tatlı su çıkarıldıktan sonra oluşan boşluklara deniz suyu dolduruluyor ve tüketimi uygun olmayan çeşitli kanalizasyon suları dolduruluyor. Bu da toprağın tuzlanmasına yol açıyor.” ifadelerini kullandı.