Irkçılıkla mücadelenin sembol ismiydi: Tüm zamanların en iyi boksörü Muhammed Ali

04 Haziran 2020, 19:59

Ayyıldız Huri KAPTAN / QHA Ankara

Ömrünü ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadeleye adayan ABD’li profesyonel boksör ve insan hakları savunucusu Muhammed Ali‘nin 4. vefat yıl dönümü, ülkesinde siyahilere yönelik ayrımcılık nedeniyle baş gösteren protestoların gölgesinde anılıyor.

ABD’DE GÜNÜMÜZDE ALİ’NİN MÜCADELESİNE HALA İHTİYAÇ VAR

Amerikalı Müslüman boksör Muhammed Ali, 3 Haziran 2016’da hayatını kaybetti. Hayata veda edişinin 4. yılında efsane boksör, ABD’de siyahi George Floyd’un beyaz bir polis tarafından gözaltında iken orantısız güç kullanılarak işkence ile öldürülmesinin ardından başlayan ırkçılık karşıtı protestoların gölgesinde, dünya çapındaki mücadeleleri ile hatırlanmaya devam ediyor.

TÜM ZAMANLARIN EN İYİ BOKSÖRÜ

Müslüman olmadan önceki adı Cassius Marcellus Clay Jr. olan, tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen Amerikalı profesyonel boksör Muhammed Ali, kariyeri boyunca çıktığı maçların sadece 5 tanesini kaybetti.

Afro-Amerikan ve İrlanda kökenli boksör, 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör olarak mücadele etti. 1960’ta Roma’da ağır hafif siklette altın madalya alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları’nda altın madalya elde ettikten sonra ünü giderek arttı.

MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ

Muhammed Ali, 1964 yılında 22 yaşındayken, S. Liston’u yenilerek Dünya Şampiyonu oldu. Efsane boksör bu zaferinden sonra dinini değiştirdiğini ve İslam’a geçtiğini açıklayarak Muhammed Ali ismini aldı.


VİETNAM SAVAŞI’NA KARŞI ÇIKTI, ÜNVANI ELİNDEN ALINDI

Muhammed Ali, ABD’nin Vietnam’ı işgal ettiği dönemde askere gitmeyi ve Vietnam Savaşı’na katılmayı redderek, “Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.” dediği için çok sevdiği boksa 1967’den 1970’e kadar ara vermek zorunda bırakıldı. Bu nedenle unvanlarına el konuldu ve bokstan uzaklaştırıldı.

Muhammed Ali, Vietnam Savaşı’na gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas etti. Fakat o yılmadı. Bu süre içerisinde üniversiteleri dolaşarak İslamiyet’i anlattı. Malcolm X ile yakın ilişkileri oldu.
1970’te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü.


İLK KEZ MAĞLUP OLDU

Muhammed Ali, 1971’de Joe Frazier ile “Asrın maçı”na çıktı ve profesyonel boks kariyerinde ilk defa kaybetti. Uzmanların ortak görüşü, üç buçuk sene aradan sonra sadece 2 maç yapan Muhammed Ali’nin bu kadar zor bir maça hazır olmadığı yönündeydi. Fakat o en kısa zamanda tekrar şampiyonluğa dönmek istedi. Ardından çenesinin kırıldığı maçta Ken Norton’a sayı ile yenilince, kendi ve yakınları dışında birçok kişi kariyerinin bittiğini sandı. Fakat o azmedip art arda unvan için rakip olan boksörleri tek tek yendi. Ken Norton’i yenip rövanşı aldı.

DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNU 3 KEZ ELDE EDEN İLK BOKSÖR

1978’de L. Spinks’e yenilip ardından aynı yıl rakibini yenerek Dünya Şampiyonluğunu 3 kez elde eden ilk boksör oldu.
1978’de boksu Şampiyon olarak bıraktı. Sonra 1984’te Parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen bunu gizleyip büyük para karşılığı iki maç daha yapıp kaybetti. İkisi de o vaktin veya sonrasının Dünya Şampiyonları idi. (Eski sparring partneri Larry Holmes ve Trevor Berbick.)

SADECE 5 MAÇ KAYBETTİ

Profesyonel döneminde sadece 5 kez maç kaybeden, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve 37’si nakavt olmak üzere 56 maç kazandı.


AFRO-AMERİKAN HALKA ROL MODEL OLDU

Irkçılık karşıtı Müslüman aktivist kimliği ile de adını dünyaya duyuran Muhammed Ali, ABD’deki ırkçılıkla mücadele konusunda aktif mücadelede siyahi vatandaşlara rol model oldu.
Dünya çapında çıktığı boks maçlarının tamamına yakınını kazanan Muhammed Ali, aynı zamanda çok sayıda sosyal sorumluluk projesinde de ön saflarda yer aldı.
Siyahi boksör, Nation of Islam’ın liderliği altında, bir dönem dava arkadaşlığı yaptığı Malcolm X ile birlikte ırkçılığa karşı mücadele etti.

IRKÇILIĞA KARŞI MADALYASINI NEHRE ATTI…

Muhammed Ali sadece efsane bir boksör olarak değil, dünya çapındaki ırkçılık, savaş gibi küresel meselelere olan tutumu ve kişiliğiyle de hep örnek olarak anıldı. 1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten iki gün sonra bir lokantada sadece beyazlara servis yapıldığı ifade edilince, altın madalyasını Ohio Nehri‘ne attı. 1996 yılına gelindiğinde kendisine Atlanta Olimpiyatları’nda bu madalyanın yerine başka bir altın madalya verildi.

MUHAMMED ALİ: BEN AMERİKA’YIM, BANA ALIŞIN

Ali, şu sözleri ve duruşu ile birçok siyahi ve Müslüman Amerikalıya da örnek oldu:

“Ben Amerika’yım. Tanımadığınız yönüyüm onun. Alışın bana. Siyah, özgüvenli, kendinden emin. Benim adım bu, sizin değil. Benim dinim sizin değil. Benim amaçlarım sizin değil. Alışın bana.”
Muhammed Ali’nin düşüncelerinin ve hedeflerinin olgunlaşmasında, Amerikan siyahi liderliğinin en güçlü isimlerinden biri olan Malcolm X ile kurduğu dostluk etkili oldu.

SOSYAL SORUMLUK FAALİYETLERİNDEN GERİ DURMADI

Muhammed Ali, 2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları üzerine başında New York İtfaiye Müdürlüğü şapkası ile Sıfır Noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duyarak şöyle dedi:

“Beni asıl inciten, İslam adının bulaştırılması ve Müslüman adının bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım.”

Ali, 1991 yılında Körfez Savaşı sırasında Irak’a gitti ve Amerikalı rehinelerin serbest bırakılmasını müzakere etmek amacıyla Saddam Hüseyin ile görüştü.

1996 yılında Atlanta Georgia’da 1996 Yaz Olimpiyatları‘nda ateşini yakma onurunu yaşadı.

17 Kasım 2002 tarihinde, Muhammed Ali, “Barış BM Elçisi” olarak Afganistan’a gitti. BM özel konuğu olarak üç günlük bir iyi niyet misyonuna ilişkin Kabil’de bulundu.

27 Temmuz 2012 tarihinde Ali, Londra’da, 2012 Yaz Olimpiyatları Açılış törenindeki Olimpiyat Bayrağını taşıdı.

20 Aralık 2014 tarihinde Ali, zatürre şikayetiyle hastaneye yatırıldı. Ali, daha sonra idrar yolu enfeksiyonu rahatsızlığı ile 15 Ocak 2015 tarihinde hastaneye yatırıldı. Ertesi gün taburcu oldu.

Uzun süre parkinson hastalığı ile mücadele eden Muhammed Ali 3 Haziran 2016 tarihinde solunum yolu rahatsızlığı sebeiyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

ABD
Muhammed Ali
vefatının 4. yılı