"İran protestolarının nedeni benzin fiyatının artması olabilir mi?"

Güncel
Mehmet Berk Yaltırık
25 Kasım 2019, 00:23
Mehmet Berk Yaltırık
25 Kasım 2019, 00:23

Dış politika ve İran uzmanı Elyar Türker, “İran ayaklanmalarının nedeni Benzin fiyatının artması olabilir mi?!” başlıklı yazısında, İran’daki protestoları mercek altına aldı.

İran halkının mevcut rejime karşı güveninin kalmadığını ve söz konusu rejimin 40 yılda halk nezdinde meşruiyetini kaybettiğini belirten Türker, “bunun başlıca sebebinin diktatörlük, distematik fesatlar ve zorunlu bir yaşam tarzını insanlara empoze etmesi” olduğunu söyledi.

“FARS OLMAYAN MİLLETLER SİYASİ, KÜLTÜREL VE EKONOMİK BASKILARA MARUZ KALMAKTADIR”

Ayrıca İran’da Fars olmayan milletlerin özellikle Türklerin 1980’lerden itibaren özgürlük mücadelesi verdiğini söyleyen Türker, bunun nedeninin yıllarca siyasi, kültürel ve ekonomik baskılara maruz kalınması olduğunu belirtti. Türker konuyla ilgili olarak “Fars Pehlevi ve Fars Molla rejimi”nin devlet yatırımlarının çoğunluğunu Fars şehirlere yönlendirdiğini ve diğer bölgelerin yoksul ve milli sermayeden mahrum bırakıldığını da hatırlattı.

Türker, protestoların kıvılcımını ateşleyen benzin zammının etkisini, “Son olayları göz önünde bulundurursak, 7 ay öncesinde birkaç İran resmi haber ajansının benzin fiyatının artışını saat 17.00’de yayınlamasının hemen ardından insanların benzin istasyonlarında sıraya dizilmelerine şahit oluyoruz ki İran’ın günlük benzin tüketimi 90 milyon litre olursa o gün için 180 milyon litre benzin tüketim payı olur” sözleriyle ifade etti.

“İRAN REJİMİ İTİRAZLARIN BİR ANDA BU KADAR BÜYÜMESİNİ TAHMİN ETMİYORDU”

Söz konusu zammın devlete ağır bir gidere mâl olduğunu bu nedenle Enerji bakanı Bijen Zengene’nin haberi yayına çıkaran ajansları mahkemeye şikayet edeceğini açıkladığını söyleyen Türker, akabinde cereyan eden protesto dalgasının çıkışını şu sözlerle ifade etti:

“Ertesi gün devlet sözcüsü benzin fiyatının pahalılaşmadığını açıklayıp, yıl sonuna kadar fiyatın sabit kalacağını ve fiyata zam geldiğinde önce milleti haberdar edeceklerini açıklamıştır. 14 kasım 2019 gece saat 12.00’de Benzin fiyatının pahalılaşması hem de 3 katına çıkması haberini (1000 tümenden 3000 tümene) insanlar cuma günü duyduklarında çok şaşırmış ancak tatil olduğundan dolayı resmi yetkililerden net bir haber gelmemiştir ve bu da Devletin bilerek böyle yaptığının kanıtıdır. Cuma günü İran’da, cumartesi ve pazar da dünyada resmi tatil olduğundan dolayı protestolar olursa bile haberler yayınlanamayacaktır düşüncesindelerdi. Oysa ki Cumartesi haber yayınlandığında başta Güney Azerbaycan olmak üzere İran’ın birçok şehrinde protestolar başlamıştır. İran rejimi itirazların bir anda bu kadar büyümesini hiç tahmin etmiyordu, hatta Cuma namazında dini lider Hamaney’in temsilcileri Cumhurbaşkanı Ruhani’ye saldırıp benzinin pahalılaşmasını şiddetle kınamışlardı.”

İRAN SOKAKLARINDA “ÖLÜM OLSUN HAMANEY’E”, “ÖLÜM OLSUN RUHANİ’YE”, “DEFOLSUN BU REJİM” SLOGANLARI

Pazar günü yani 17 Kasım 2019’da itirazların büyüyüp İran için tehlikeli bir hal aldığı zaman 18 Kasım 2019’da Hamaney’in TV de açıklama yaparak itirazların azalması için bu karardan daha önce haberdar olduğunu açıkladığını belirten Türker, ancak sonucun tam aksi yönde tepkilere yol açtığını, protestocuların yalnız benzinin pahalanmasını değil, rejimin varlığının da artık mutsuzluk verdiğini dile getirmeye başladığını söyledi.

İran sokaklarında; “Ölüm olsun diktatöre“, “Ölüm olsun Hamaney’e”, “Ölüm olsun Ruhani’ye”, “Defolsun bu rejim”, “Azerbaycan, Azerbaycan!” , “Azerbaycan milleti çekemez bu zilleti”, “Urmu ayaktadır Tebriz’e destektedir”, “Zencan, Tebriz, Erdebil bu ses Urmu’dan gelir” sloganlarının çınlamaya başladığını ifade eden Türker, ayrıca insanların benzin pahalılaşmasını protesto etmek amacıyla arabalarını sabah saat 10.00’da oldukları yerde bırakıp trafiğe kapattıklarını aktardı.

“İRAN REJİMİ 2000’DEN FAZLA İNSANI TUTUKLADI”

Rejimin gelen tepkiler ve itirazların her zamankinden daha fazla tehlikeli hale geldiğini ve kontrol edemeyeceğini fark etmesi üzerine Hamaney’in emri ve İran Milli Güvenlik Konseyinin kararıyla ülke genelinde internet bağlantısını kopardığını hatırlatan Türker, rejimin “yurt içi ve yurt dışında hiç kimsenin olaylardan haberdar olamayıp ve yayınlayamamasını sağlamaya çalıştığını” belirtti.

Rejimin bu fırsatı kullanarak güvenlik kameralarıyla tespit ettiği protestocuları gece saatlerinde evlerinde tutuklayıp adresi belli olmayan mekanlara götürdüğünü aktaran Türker, “İran resmi haber ajanslarının verdiği bilgilere istinaden 2000’den fazla insan tutuklanıp, 150’den fazla banka ve 70’ten fazla alışveriş merkezi hasar görmüştür. Uluslararası Af Örgütünün resmi sayfa haberler kaynağına baktığımızda ise 106’dan fazla ölen sayısı vardır. Oysa ki telefonla aldığımız habere göre ölenleri sayısı 360’ı geçmiştir” diye kaydetti.