logo qha

HBVÜ Türkoloji Topluluğundan “Kırım’ın işgali ve Bugünü”

19 Mart 2019, 19:23

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Topluluğu tarafından “Kırım’ın İşgali ve Bugünü” paneli düzenlendi. Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar ve gazeteci-yazar Gönül Şamilkızı‘nın konuşmacı olarak katıldığı panele öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi yerleşkesindeki Sarı Salonda gerçekleşen panel, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış konuşmasını topluluk başkanvekili Hasan Koçtaş yaptı. Koçtaş, Rusya’nın kadim Türk yurdu Kırım’ı işgalini hiç bir zaman tanımadıklarını, buna tepki göstermeye devam edeceklerini söyledi.

Ardından QHA tarafından hazırlanan, Kırım’ın işgal sürecini anlatan sinevizyon gösterisi yapıldı.

Daha sonra Bayar ve Şamilkızı’nın öz geçmişi okundu. Konuşmacılardan ilk sözü Gönül Şamilkızı aldı ve Kırım’ın işgalinin öncesinde ve sonrasında şahitlik ettiği olayları anlattı.

“TÜRK MEDYASI, RUS PROPAGANDASININ ETKİSİ ALTINDA”

Rus propagandası etkisi altındaki Türk medyasının Kırım’ın işgalini Rusya ile “birleşme” olarak gördüğünü ve bunun yanlış olduğunu belirterek, daha önce Namık Kemal Bayar’ın bu söze karşı söylediği “Kırım işgaliyle ilgili Rusya ile bir birleşmeden bahsedilecekse, bu bir tecavüzdür. Çünkü tecavüz de bir birleşmedir.” sözünü hatırlattı.

İşgal sürecinde Kırım’da on binlere varan tek toplu hareketi Kırım Tatarlarının gerçekleştirdiğini belirten Şamilkızı, 26 Şubat mitinginin önemin, anlattı.

Kırım Tatarlarının işgalle birlikte kendi evlerinde misafir konumuna düşürüldüğünü ve istenmeyen insanlar olarak görüldüğünü belirten Şamilkızı, Kırım Tatarlarının tavrının işgalin önündeki tek engel olduğunu ve dünyaya işgalin gayri meşru olduğunu gösteren en büyük faktör olduğunu söyledi.

RUS KAYNAKLARI BİLE KIRIM TATARLARINA YAPILAN BASKIYI DOĞRULUYOR

Kırım Tatarlarının işgal sonrasında uğradığı baskıları ve her gün yaşanan baskınları anlatan Şamilkızı, hayatını işgale karşı direnişte kaybedenleri ve ailelerinin durumunu da panele katılanlara aktardı. Paneli gerçekleştirenlerin Türkoloji topluluğu olduğunu hatırlatan Şamilkızı, Rus işgaliyle birlikte Kırım’da Kırım Tatarca okulların azaldığını ve bunların Rus kaynaklı kayıtlarda bile görüldüğünü ifade etti.

“KIRIM TATARIYSANIZ DOKTOR TEDAVİYİ REDDEDEBİLİR”

Kırım’da 5 yıldır bir halkın halen işgal altında yaşadığını öğrencilere şu örnekleri verdi: “Bir Rus mağaza satıcısının siz Kırım Tatarısınız diye size bir şey satmadığını düşünün, hastaneye gittiğinizde doktorun sizi Kırım Tatarı olduğunuz için tedavi etmediğini düşünün, işte Kırım’da Kırım Tatarları bunları yaşıyor.”

BAYAR’DAN TÜRKOLOJİ ÖĞRENCİLERİNE ÇAĞRI

Namık Kemal Bayar ise sözlerine Türkolojiyi yakından ilgilendiren, 2018 yılının Ağustos ayında Rusya Federasyonu anayasasında yapılan anadil ile ilgili yapılan değişiklikten bahsederek başladı. Bayar yakın gelecekte Rusya’da yaşayan Türk halklarının asimile olacağını söyledi ve panele katılan Türkoloji meraklısı öğrencilerin bu konuyu araştırarak, ilgilenmesini tavsiye etti.

Bayar konuşmasında, “20 yıl sonra Kazan Tatarca bilmeyen Kazan Tatarı bir arkadaşınız, Başkurtça bilmeyen Başkurdistanlı arkadaşınız, Saha Türkçesi bilmeyen bir Türk arkadaşınız olabilir.” ifadelerini kullandı.

“QHA’YI TAKİP EDİN, SALI VE PERŞEMBE GÜNLERİ PERİYODİK BASKIN GÜNLERİDİR”

“Kırım’da periyodik olarak, her Salı ve Perşembe günleri evlere yapılan baskınları Kırım Haber Ajansı haberlerinde okuyabilirsiniz” diyen Bayar, bunun örneğini Rusya Anayasasında Anadil ile ilgili maddenin değiştirilmesiyle yaşanan bir örnekle verdi:

“Kırım Tatarı aile çocuğuna seçmeli olarak Kırım Tatarca dersi aldırmak için okul müdürüne dilekçe verdiği zaman, okul müdürü bunu reddediyor. Aile yasada olduğunu vurguluyor. Bu sefer okul müdürü, öğretmen olmadığını söylüyor. Sonra aileler öğretmen buluyor, ancak okul müdürü bu sefer de maaşı yok diyor. Belediyeden ya da aileler bir araya gelerek maaş için kaynak buluyorlar. Tabii bu aşamaya kadar ki süreç aylar alıyor ve eğitim de devam ediyor. Bunun üzerine de bu sefer kitap yok deniliyor. Kitabı da bulduğunuz zaman ya Salı ya da Perşembe günü evinize FSB tarafından baskın düzenleniyor. ‘Sizi okul müdürü uyarmadı mı?’ diye soruluyor ve sorgulama başlıyor…”

RUS PROPAGANDASINA DİKKAT!

Kırım Tatarlarının bir çok kez soykırıma, katliama uğradığını ve göçe zorlandığını belirten Bayar, toplumun bilinçsiz kalması için aydınların da katledildiğini söyledi. Bayar ayrıca, Ukrayna halkının da Sovyetler Birliği tarafından soykırıma uğradığını ifade ederek, öğrencilerin “Holodomor” ifadesini araştırmalarını önerdi.

Son zamanlarda “Rusya veya Ukrayna ne fark eder, Kırım bağımsız olmadıkça” gibi fikirlerin Rus yanlıları tarafından ileri sürüldüğünü kaydeden Bayar, “Bana soykırımları zulümleri Ukrayna veya başka bir halk yapmadı. Bunları Rusya’yı 250 yıldır yöneten rejimler ve başkanları yaşattı. ” dedi.

İşgal sırasında Rus askerlerinin korktukları için üniformalarında Rusya armalarının bulunmadığını belirten Bayar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İŞGAL SIRASINDA RUS ASKERLERİ YALNIZ DEĞİLDİ, SIRP ÇETNİK ÇETELERİ İLE PARALI ÇEÇEN ASKERLER DE VARDI”

“Ancak sadece Rus askerleri yoktu. Kırım’ın işgali sırasında Sırbistan’dan getirilen çetnik çeteler ve Ramazan Kadirov’un paralı Çeçen askerleri Kırım Tatar köylerinin etrafını sardılar. Şehit Cahar Dudayev’in vasiyeti üzerine Kırım Tatarları çok sayıda Çeçen çocuğuna sahip çıkmıştı. Hatta millî liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 5 Çeçen çocuğun eğitimiyle doğrudan ilgilenmişti. Bu Kırım Tatar köylerini saran Çeçen askerlere ‘Siz de, biz de Müslümanız, neden Ruslarla birliktesiniz, köylerimizi neden sarıyorsunuz, bunu neden yapıyorsunuz?’ diye sorulduğunda, onlar ‘Ailelerimiz Çeçenistan’da rehin. Biz bunu yapmazsak ailelerimizi öldürürler’ diyorlardı.”

Bayar, Rusya’nın Kırım Tatar Millî Meclisini terörist ilan ettiğini de belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece KTMM değil, KTMM’nin yanında olan ve yardım herkesi terörist sayıyorlar. Ancak Kırım Tatar Millî Hareketi, dünyadaki en barışçıl ve demokratik harekettir. Kırımoğlu’nun söylediği ‘Masum bir tek insanın bile canını acıtmışsanız, bağımsız kalsanız bile o bağımsızlık mücadelesi hiçbir zaman zaferle sonuçlanmış sayılmaz’ sözünün bizler de arkasındayız.”

Panelin sonunda Türkoloji Topluluğu tarafından konuşmacılar DQTK Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar ve gazeteci-yazar Gönül Şamilkızı’na çiçek verildi ve toplu fotoğraf çekildi.

Kırım
panel
Rus işgali
Bunlara da bakın: