Hatay'ın Türkiye'ye katılışının 81. yıl dönümü

23 Temmuz 2020, 21:30

Hatay’ın Anavatana katılışının 81. yıl dönümü Hatay Valiliğince törenle kutlandı. Sabah saatlerinde gerçekleşen törende ilk olarak Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı’na Hatay Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından çelenk konuldu. Çelenk töreninin ardından Hatay Valisi Rahmi Doğan, Anıt Şeref Defteri’ni imzaladı.

HATAY’IN BAĞIMSIZLIĞI VE TÜRKİYE’YE İLHAKI

20 Ekim 1921 Fransa ile Türkiye arasında imzalanan Ankara Antlaşması’na göre İskenderun Sancağı Misak-ı Milli sınırlarının dışında kalmış ve özel yönetimli bir statüye sahip olmuştu. Ancak bu durum Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk için kabul edilmesi zor bir karar olmuştur. 15 Mart 1923 yılında Adana’ya giden Atatürk, gözyaşları içinde Hatay’ın Türkiye’den ayrı kalmasını istemediklerini söyleyen Hataylılara “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz. Günü gelecek, siz de kurtulacaksınız.’‘ diyerek Hatay meselesinin kapanmadığını ifade etmiştir.

Atatürk, 1936 yılında TBMM açış konuşmasında,“Fransızlar ile aramızda senelerdir sürüp giden davanın neticelenmesinin zamanı gelmiştir.” diyerek, sabırla beklediği ve üzerinde titizlikle çalıştığı Hatay’ın ilhakı sürecini başlatmış olur. Türk nüfusun aleyhine bir sonuç çıkacağı ve bu durumun Hatay’ı geri dönülmez bir siyasi sürece sokabileceği öngörüsüne dayanarak, 14-15 Kasım 1936 genel seçimleri Türkler tarafından boykot edilir. Türkiye Fransa arasında Birleşmiş Milletlerin de dahil olduğu pek çok toplantı gerçekleştirilir. 29 Mayıs 1937’de Hatay içişlerinde bağımsız dışişlerinde Suriye’ye bağlı bir ülke olur.

Ancak sorunlar çözülmez aksine gittikçe büyür. Fransız idaresindeki Suriye Devleti ile Hatay Devleti arasında bazı yetki ve yönetim erki sorunları yaşanır. Gerginleşen münasebetler üzerine Suriye Devleti bir ara posta pulu vermeyi reddeder. Hatay Devleti, önce Türkiye Cumhuriyetinin pullarını kullanmaya kısa bir süre sonra da kendi pullarını basmaya başlar.

23 TEMMUZ HATAY’IN KURTULUŞU

Atatürk’ün 20 Mayıs 1938’de Mersin’e 27- 24 Mayıs’ta Adana’ya gidişi , topçu ve piyade birliklerini denetlemesi, Türkiye’nin Hatay konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur. Ancak, kesin istirahat kararı olan Atatürk’ün yaptığı bu yorucu gezi, sağlığının ciddi şekilde bozulmasına neden olur. 22-31 Temmuz 1938 yılına gelindiğinde yapılan meclis seçimlerinin sonucunda Sancak’taki Türk toplumu Sancak Meclisindeki 40 vekilliğin 22’sini kazanmıştır. 2 Eylül 1938’de yapılan ilk meclis toplantısında Arapöa’nın da resmi dil olmasına rağmen bütün milletvekillerinin yeminlerini Türkçe yapması ve Meclisin İskenderun Sancağı’na “Hatay Devleti” adını vermesi ve aynı zamanda TBMM’de vekil olan Tayfur Sökmen’in devlet başkanı seçilmesi Atatürk’ün yıllar süren mücadelesinin sonuç verdiğinin göstergesi olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk vefatından önce bu mutluluğu yaşamıştır.

2 Eylül 1938’de kurulan Hatay Devleti bir yıl kadar bağımsız kalmış bu süreçte idarecileri ve halkı tarafından Hatay’ın Türkiye’ye katılmak arzusu pek çok kez ifade edilmiştir. 23 Haziran 1939’da Hatay Meclisi son toplantısını yaparak oy birliği ile Anavatan’a katılmaya karar verir. 23 Temmuz 1939’da TBMM adına Hatay’a gelen heyet ile birlikte Anavatan’a katılma töreni gerçekleştirilir. Yine 23 Temmuz 1939 tarihinde de Fransız birlikleri Hatay’ı terk ederler.

KOCAOVA, HATAY MESELESİ ÜZERİNE QHA’YA KONUŞTU

Araştırmacı-Tarihçi Kutlu Altay Kocaova, Hatay’ın Türkiye’ye katılması sürecine dair düşüncelerini Kırım Haber Ajansı (QHA) ile paylaştı:

“Hatay, Türkiye Cumhûriyeti’nin ileri harekâtıdır. Atatürk, İstiklâl Savaşı bittikten sonra kısa bir dinlenme devresinin ardından Musul ve Hatay için harekete geçmiştir.Maalesef, 1925’in Türkiye kamuoyu, İngiltere ile tekrar savaşacak durumda olmadığı için, Şeyh Said isyanının da etkisiyle, Atatürk’ün Musul isteği gerçekleşememiştir. Kazım Karabekir Paşa’nın günlüklerinde anlattıklarına bakarsak, Atatürk’ün savaş isteğini eleştirdiğini görürüz. Bu da Atatürk ile eski silah arkadaşlarının arasındaki soğuklukta devrimler yerine Musul’un etkili olduğunu gösterir. Tekrar Hatay’a dönersek, Atatürk, bu Türk toprağı için de savaşı düşünmüştür.

“HATAY KONUSUNDA FRANSIZLARLA ANLAŞILMIŞTI”

1930’ların daha güçlü Türkiyesi, Fransa ile savaşı yürütebilecek güçteydi. Ekte paylaştığım arşiv kaydında Hatay’a giren Türk birliklerinin harekatı için sefer ifadesi kullanılmıştır. Üstelik o günlerde Türkiye, Hatay konusunda Fransa ile anlaşmıştı. Buna rağmen bir çatışma olacağı göz önünde bulundurulmuştur. Atatürk, Hatay’ın “ikinci Musul” olmaması için hareket etmiştir. Tunceli’deki Dersim isyanının sertlikle bastırılmasında, Başbakan İsmet İnönü’nün görevden alınmasında bu vardır. Çünkü Atatürk, Dersim isyanını Şeyh Said isyanı gibi görmüştür.

“HATAY ATATÜRK’ÜN MÜCADELESİ İLE TÜRKİYE TOPRAĞI OLDU”

İsmet İnönü hükumetinin ve bazı bakanların Hatay konusundaki yavaşlığını da Kazım Karabekir ve eski silah arkadaşlarının Musul konusunda İngilizlerle savaş konusundaki isteksizliğine benzetmiştir. Birinde eski silah arkadaşlarıyla arası açılmışken, diğerinde İsmet İnönü ile arası açılmıştır. Diyebiliriz ki, bugün Hatay, Türkiye toprağı ise bunun tek sebebi, Atatürk’ün mücadelesidir. Öyle ki, Atatürk bu mücadelesinde tek kalsa da, azmi ve zekasıyla başarıyla tamamlamıştır. Ama bozulan sağlığını, kalan ömrünü de Hatay’da bırakmıştır…
Bugün son kurtulan Türkiye toprağının, Hatay’ın kurtuluş yıl dönümü…
Ömrünü Hatay’da bırakan Atatürk başta olmak üzere, bu mücadeleye katılan herkese selam olsun…”

Atatürk Hatay Kararname
Hatay
Hatay Devleti
Hatay'ın Türkiye'ye İlhakı
Bunlara da bakın: