Rusya’nın Ukrayna’yı işgal senaryoları ve Ukrayna’nın Finlandizasyonu mümkün mü?

Güvenlik
Ömer Kaya
21 Aralık 2021, 16:52
Ömer Kaya
21 Aralık 2021, 16:52

Rusya Federasyonu, Ukrayna sınırlarındaki askeri hareketlilik ve askeri yığınağına hız kesmeden devam ederken bölgede sular bir türlü durulmuyor. Uzman analistler, Rusya’nın işgal planına dair farklı senaryoları gündeme getiriyor. Bu senaryoların büyük bir çoğunluğunda, Rusya Federasyonu’nun saldırgan politikaları ve bunların her iki tarafın halkları için yıkıcı sonuçları mevcut. QHA Yazarı, Çankırı Karatekin Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik, bölgedeki güncel durumu, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal senaryolarını ve “Ukrayna’nın Finlandizasyonu” ihtimalini değerlendiren bir makale kaleme aldı.

RUSYA’NIN UKRAYNA’YI İŞGAL SENARYOLARI VE UKRAYNA’NIN FİNLANDİZASYONU

İşte Prof. Dr. Sezai Özçelik’in QHA’da yayımlanan “Ukrayna’nın Filandizasyonu” görüş yazısı:

Rusya-Ukrayna krizi neden 2021’e damga vurdu ve dünya için nasıl sonuçları olacak?

Aslında sorulması gereken soru, Rusya, Ukrayna’yı yeniden işgal ederse burada duracak mı? Yaklaşık 40 Rus taktik taburundan oluşan 175 bin Rus askerini, Kırım, Donbas, Voronej ve Belarus’a yerleştiren Kızılordu, Dinyeper Nehri ve Kıyiv’i işgal etmesinin ardından Ukrayna’yı ikiye bölmüş olacaktır. Hitler’in Panzer birliklerini çamura saplayan Rasputitsa yani sonbahar ve ilkbaharda asfaltsız yollarda seyahat etmenin zorlaştığı mevsimsel dönemden sonra toprağın buzla donmasıyla işgal başlayabilir. 

2021 yılı aslında eski Sovyetler Birliği topraklarında yaşayan insanlar için önemli bir yıl. Çünkü bundan tam 30 yıl önce 8 Aralık 1991’de 20’nci yüzyıl dünya politikasına yön veren büyük güçlerden biri olan Sovyetler Birliği resmen sona ermişti. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni oluşturan 15 cumhuriyetin ayrılan üç Slav cumhuriyeti yani Rusya, Belarus ve Ukrayna’nın politikacıları, askerleri, halkı, medyası ve kamuoyu, tehlikeli ve düşmanca karşı karşıya gelmiş durumdalar. 2021’deki bu krizi anlamak için 30 yıl öncesi hatta daha geçmişe gitmek gerekiyor.

1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasına yol açan olayların başlangıcı olan 1989 Berlin Duvarı yıkıldığında Rusya Devlet Başkanı Putin, 1985’te geldiği Doğu Almanya’nın Dresden şehrinde KGB çalışanı olarak Stasi (Doğu Alman Gizli Servisi) ajanıydı. 1989’un eylül ayında Putin’in Dresden’de yaşadığı bölgedeki Doğu Almanların sokaklarda gösteri yaparak özgürlük diye bağırmalarını Putin unutmamıştı. Stasi ofis binasına giren göstericilerin yağmalamalarını izledikten sonra tam karşıda kendisinin oturduğu binaya yönelmeleri üzerine akıcı Almancasıyla göstericilere binanın Sovyet toprağı olduğunu ve izinsiz girmeleri halinde silahını göstererek vurmakla tehdit etmesinin ardından kalabalık dağılmıştı. Putin, bu travmatik olayı hiç unutmamış ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasını “20. yüzyılın en büyük jeopolitik felaketi” ve “Rusların 1000 yıldır inşa ettiği düzenin çöküşü” olarak nitelendirmişti.

PUTİN’İN TRAVMASI NEYDİ?

Rusya’nın ilk kurulan devleti Kıyiv Knezliği olduğu düşünülürse 2014 Kıyiv Euromaydan gösterilerinde bu travmatik olayı tekrar yaşadığı söylenebilir. Judocu olan Putin’in Kıyiv’deki gösteriler sonrası melez savaş stratejisi uygulayarak Karadeniz’in incisi Kırım’ı işgal etmesinin ardından Doğu Ukrayna’da Donbas bölgesini ele geçirmesinin akabinde jeopolitik kaygıların izleri görülüyor. Tüm bunların yanında, 1989’da Putin’in yaşadığı travmayı hala atlatamadığı söylenebilir. 2014 Kırım’ın işgaliyle Putin, Rusya’yı “resetledi” yani eski Sovyetler Birliği topraklarını ele geçirmek için ilk adımı atmış oldu.

2021 yılının nisan ayında, Kıyiv-Moskova arasındaki ipler yine gerilmişti. Yani daha önce bu noktaya gelinmişti. Büyük askeri yığınak yapan Rusya, nisan ayında küçük birliklerle askeri tatbikatlar yaptıktan sonra Rusya ordusunun bir kısmını Batı’dan taviz almadan geri çekmişti. Kasım ayında başlayan krizin dünya gündemine damga vurmasının nedeni bu sefer Kremlin yönetiminin geri adım atmama ihtimalinin yüksek olması. Nisan ayında Putin, Biden ile göz göze bakarken ilk göz kırpan olmuştu. Bu sefer, Putin’in ilk gözünü kırpan olmayacağı yönünde emareler bulunmakta.

“MOSKOVA’DAKİ OYUN KURUCULAR BATI’YA KARŞI GAMBİT HAMLESİ YAPMIŞ GÖZÜKÜYOR”

Satranç oyununda “gambit” hamlesinin açmaz ile birlikte yapılmasını hep sevmişimdir. Bu hamleyi yapınca rakip şaşırabilir ve çoğunlukla vezir ya da kalesini kaybederler. Moskova’daki oyun kurucular, Batı’ya karşı gambit hamlesi yapmış gözüküyor. Bir yandan, NATO’nun 2008 Gürcistan-Rusya savaşında Gürcistan’ı feda ettiklerini unutmayarak Ukrayna’nın feda edilebilir olduğu hesapları yapılıyor. Öte yandan, Çin-Tayvan arasındaki gerilimin tırmanmasıyla Washington yönetimi iki bölgede sıkıştırarak bir anlamda açmaza aldılar. Biden, Ukrayna’yı mı yoksa Tayvan’ı mı feda edeceği açmaz durumuna getiren Rus-Sino işbirliğiyle Afganistan’dan hezimetle çekilen Amerikan hegemonyasına, Putin ve Şi Cinping (İmparator Şi) başarılı bir şekilde meydan okuyorlar.   

ABD'den Avrupa'ya: Rusya, Ukrayna'yı işgal edebilir - Son Dakika Güncel  Haberler

RUSYA’NIN ÖNÜNDE ÜÇ SENARYO VAR: UKRAYNA’NIN FİNLANDİZASYONU MÜMKÜN MÜ?

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesine yönelik üç farklı senaryo var. İlk senaryo, tüm Ukrayna’nın Polonya sınırına ulaşıncaya kadar işgal edilmesi. Ukrayna’nın hava savunma ve elektronik savaş kapasitesi Rusya tarafından yok edilebilir. Fakat Rus ordusu, 2008 ve 2014 savaşları gibi kolay zafer kazanamaz. Ukrayna’nın askeri altyapısının büyük kısmı, Batı bölgelerinde yer alıyor. 2014 yılından beri 13 bin insanın öldüğü savaştan sonra Ukrain halkı bağımsızlıklarının değerini iyi biliyor. Ukrayna ordusu, savaşa hazırlık ve etkinlilik konusunda üst düzeye ulaşmış durumda. Rusları durdurmaları halinde savaş, Putin için daha az tahmin ve kontrol edilebilir olacaktır. Batı’nın vereceği tepkiyi de yanlış hesap etmesi halinde Moskova ağır bedeller ödeyebilir.

İkinci senaryo, uzun süreli ve ağır bedelli olacak kara harekatı yerine Sovyet dönemi sistemlerine sahip olan Ukrayna’ya hava ve füze saldırılarıyla stratejik hava bombardımanı yapılması. Rus hava kuvvetlerinin bu konuda üstünlüğü olabilir. Fakat NATO’nun 1999’da Sırbistan’a yaptığı hava saldırılarının üç ay sürdüğü unutulmamalıdır.  Ukrayna, daha büyük olması ve savunmada olanların savaşma isteğini artıracağı göz önünde bulundurulursa Batı’nın diplomatik araçları devreye sokmasıyla Rusya’nın istediği sonucu elde edememesi olasılığı bulunmakta.

En yüksek olasılığa sahip senaryo ise Rusya’nın Donbas bölgesinden sınırlı saldırı yapmasıdır. Rusya’nın amacı, Ukrayna’yı işgal etmek yerine istikrarsızlaştırmak ve “Ukrayna’nın Finlandizasyonu”nun önünü açmak olunca savaş çok kısa sürebilir. Batı’nın Rusya’ya sert cevap vermemesi halinde Zelenskiy yönetiminin Kremlin’in koşullarını kabul etmekten başka çaresi kalmaz. Ukrain ordusu, saldırıyı durdurursa bu senaryoya göre Moskova iç politikada zayıflamamak adına hemen geri çekilme şansına sahip olacaktır. Rus ordusunun, Ukrayna’yı üç taraftan sarmasının amacı, Kıyiv hükumetinin askeri güçlerini Donbas bölgesinden çekerek diğer bölgelere olası saldırıya karşı savunma amacıyla konuşlandırmasıdır. Donbas’tan yapılacak saldırının kontrol edilmesi ve sonuçlarının tahmin edilerek pozisyon değiştirmesi daha kolay olacaktır. Bu üç senaryodan hangisini gerçekleştirirse gerçekleştirsin Putin, amacına ulaşmış olacaktır: Ukrayna’yı zayıflatmak ve istikrarsızlaştırmak. Ukrayna’nın Finlandizasyonu’nu sağlayacak olan NATO’ya üye olmama, Batı’nın güvenlik garantileri ve Ukrayna’nın Rus etki alanına girmesi adımları atılmış olacaktır.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasını 2003 yılında ABD’nin Irak’ı kitle imha silahları bahanesiyle işgal etmesine benzetebiliriz. Amerikan yönetimi, Irak Savaşı’nı kamuoyuna, Irak ve Arap dünyasına demokrasiyi getirmek şeklinde lanse etmişti. Amerikan savaş gücü üstünlüğüyle Bağdat’ın düşmesinin ardından Amerikan askerlerinin kentlerde karşılaştığı sert savunma, binlerce Amerikan askerinin ölmesi ve yaralanmasına ve Amerikan ekonomisinin 2008 krizine maruz kalmasına yol açmıştı.

Aynı şekilde, Rusya’nın Kıyiv’e saldırması ve tüm Ukrayna’yı kontrol etmeye çalışmasının yıkıcı sonuçları olacaktır. Kentsel yaşam alanlarında silah ve teknoloji üstünlüğün yok olmasından dolayı 1979 Sovyetlerin Afganistan’ı işgali sonrası binlerce Sovyet askerinin ceset torbalarıyla Tupolov uçaklarıyla geri dönmesi gibi Ukrayna’yı işgal eden genç Rus askerleri aynı kaderi paylaşma olasılıkları yüksek düzeyde olacaktır. Afgan işgali sonrası Sovyetlerin dağıldığını Putin, unutmayacak kadar akil bir insan gözükmektedir. Ekonomik olarak Rusya’yı yıkıma götürecek Ukrayna Savaşı, Rusya’nın çöküşünü temsil edecek tabuta çakılan ikinci çivi olacaktır. İlk çiviyi Moskova yönetimi, Kırım’ı ve Doğu Ukrayna’yı işgal ederek atmıştı.

Bu krizin bir başka sonucu Ukrayna’nın Finladizasyonu olabilir. Putin-Biden’ın yaptığı 2021’de yapılan iki zirvenin sonucunda Kıyiv yönetiminin Finlandizasyonu yani tarafsız olması yolunda atılan adımlardan biridir. Zirveden alınan karar belki de, Rusya’nın Ukrayna’yı sıkıştırması ve Batı’nın askeri müdahale dışında Rusya’ya baskıya devam etmesi bu sayede Ukrayna yönetiminin vereceği tavizlerin Ukrain kamuoyu tarafından fazla rahatsızlık duyulmamasını sağlamaktır. Bu çözüm ile Ukrayna, iç işlerinde ve Batılı ülkelerle politik ve ekonomik ilişkiler geliştirmekte serbest olacak fakat NATO üyesi olmaktan vazgeçmiş olacaktır.

Ukrayna’nın Finlandiya olmasını eminim Ukrain halkı da ister. Finlandiya olmayı kim istemez ki… Dünyanın en modern, zengin ve küresel olarak entegre olmuş toplumuna sahipler. Her anlamda, Batılı bir ülke. Avrupa Birliği üyesi fakat NATO üyesi değil. Rusya’nın kuzey komşusu olan Finlandiya’nın 1,340 km sınırı bulunmaktadır. İki ülkenin tek ortak özelliği Rusya ile uzun sınır komşuları olmaları ve belli dönem Rus egemenliğinde bulunmalarıdır. Ek olarak, Ukrayna, Finlandiya’ya göre daha zayıf, fakir, istikrarsız ve yolsuzluk açısından üst seviyelerdedir. Büyük komşusu Rusya’ya taviz veren Finlandiya, Batı Karelya bölgesinin büyük kısmını Sovyetler Birliği’ne bırakmak zorunda kalmıştır. Ukrayna’dan istenecek olanlar Kırım’ın Rusya tarafından işgalini kabul etmesi yanında Doğu Ukrayna’nın bir kısmını Rusya’ya vermek olacaktır. Batı tarafından, Ukrayna’nın zayıf halka olarak görülmesi ve Rus saldırganlığına kurban edilmesinin sonuçları yıkıcı olabilir. NATO üyesi olan ve Rusya ile Karadeniz’de karşı karşıya kalan Türkiye’nin ve NATO müttefiklerinin, Ukrayna’yı bu şekilde gözden çıkarmasının politik, ekonomik, jeostratejik ve psikolojik sonuçları olacaktır.

ABD, Avrupa'yı uyardı: Rusya, Ukrayna'yı işgal edebilir

Görüş yazısı için tıklayınız: