Çin'in büyük veri faciası netleşiyor: Uygurların tutuklanması için 40 yaşının altında olması yetiyor

Güvenlik
Ömer Cihad Kaya
15 Aralık 2020, 13:14
Ömer Cihad Kaya
15 Aralık 2020, 13:14

Doğu Türkistan halkını özellikle 2017 yılından bu yana sistematik bir asimilasyona tabi tutan Çin yönetiminin soykırıma varan fiilleri bir bir deşifre ediliyor. Son olarak İnsan Hakları İzleme Örgütünün (HRW) ortaya koyduğu rapor sayesinde, toplama kamplarına atılan Doğu Türkistanlıların büyük veri programları sayesinde rastgele tutuklandığı öğrenildi. Bir diğer kan dondurucu gelişme ise 40 yaşından küçük olmak veya güvenilmez görünmek gibi nedenlerin Uygur Türklerinin gözaltına alınması için yeterli olduğu ortaya çıktı.

İnsan Hakları İzleme Örgütünün (Human Right Watch) 9 Aralık 2020 tarihli raporunda, Doğu Türkistan’daki toplama kamplarına alınanlara dair gizli belgeler ayrıntılı bir şekilde yayımlandı. Doğu Türkistan’ın Aksu vilayetinde 2016-2018 yılları arasında kamplara alınan yaklaşık 2.000 kişiyi kapsayan raporda, gözaltına alınma nedenlerini gösteren bir veri setine dair bilgiler yer aldı.

DOĞU TÜRKİSTANLILARIN KAMPLARA ATILMA GEREKÇELERİ…

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), söz konusu listenin Aksu’nun Uygurlardan oluşan bir kesiminden geldiğini aktardı ve listedeki tüm kişilerin Uygurlardan oluştuğunu bildirdi. Çinli yetkililerin, Uygurları gözaltına almak için kullandıkları gerekçeler arasında “telefonlarını tekrar tekrar kapatmak”, “genellikle şüpheli davranmak” ve “1980’lerden sonra doğmak” gibi özelliklerin yer alması dikkat çekti.

Çin yönetiminin, Doğu Türkistan’ın Kaşgar kentindeki yeni şüpheli dördüncü kademe gözaltı kampından bir görünüm 

“HASSAS ÜLKELER” İLE BAĞLANTILI OLMAK GÖZALTI SEBEBİ!

İnsan Hakları İzleme Örgütü, listedeki Bayan T olarak tanımlanan kişinin, Mart 2017’de yabancı bir numaradan dört telefon araması sonrasında “hassas ülkelerle bağlantıları” nedeniyle gözaltına alındığını bildirdi. Doğu Türkistan’daki yetkililer, Uygurları tutuklamak ve hapsetmek için daha önce Çin’in bir isyan eylemi olarak gördüğü Pekin’den farklı bir saat dilimine saat ayarlamak da dahil olmak üzere belirsiz ve gülünç gerekçeler kullandı.

ÇİN’İN ACIMASIZ BASKILARI, TEKNOLOJİ İLE DAHA DA GÜÇLENİYOR

Benzeri bir çok gülünç gerekçeler ile kamplara alınan Doğu Türkistanlıların, önceki gün basına sızan bir iddia çerçevesinde Çin’in teknolojik bir altyapı kurarak “büyük veri analizi” yaparak Uygur Türklerini rastgele bir şekilde gözaltına aldığı öğrenilmişti. Hatırlanacağı üzere, Çin yönetimi, vatandaşları gözetim altında tutarak; tutuklama ve toplama kamplarına atılma gerekçelerini içeren belirli bir sisteme göre not verme usülüyle gerçekleştiriyordu. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporunda, “Çin’in Sincan’daki (Doğu Türkistan) Müslüman Türklere yönelik acımasız baskılarını, teknolojiyle nasıl daha da güçlendirildiğini” dile getirdi.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor.ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Ayrıca, Çin hükumeti, her ne kadar dünya kamuoyunda aksini iddia etse de Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı zorla tutuluyor. Burada, Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve zulüm politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve diğer azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya.