"Günümüzde sürgün ve soykırım, Kırım'dan çıkmaya zorlanarak yapılıyor"

18 Mayıs 2020, 22:47

Kırım Saati programının 17 Mayıs 2020 tarihinde saat 23.00’teki canlı yayınında, 1944 Kırım Tatar Sürgünü yıl dönümü öncesinde, işgal altındaki Kırım’ın günümüzdeki durumu konuşuldu. Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Aydın Taş’ın konukları Zair Smedlya ve Edem Dudakov oldu.

Programda, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Zair Smedlya, işgal altındaki Kırım’daki son duruma ilişkin, “Son zamanlarda Kırım’da çeşitli cinayetler var. İnsanlar önce kaçırılıyor, kayboluyor. Sonra öldürülüyor. Kırım Tatarları uydurulan Hizbut-Tahrir davalarıyla tutuklanıyor, hapsediliyor.” ifadelerini kullandı.

“RUS İŞBİRLİKÇİLERİ BÖLGEDEN YANLIŞ BİLGİ YAYIYOR”

Smedlya, koronavirüs nedeniyle yaşanan yasaklar bir yana, Rusya’nın Kırım’ı işgal ettikten sonra getirdiği baskı ve yasakları anlattı. Smedlya, hiçbir anma ve merasime izin verilmediğini, insanların bir araya gelmesinin önlendiğini aktardı. Rus işbirlikçilerinin de böyle durumlarda bölgeden yanlış bilgiler yaydığını kaydetti. Kırım’daki toplantıları önlemek için yasak bildiri mektuplarının gönderildiğini, yasal olarak izin almanın ise imkansız olduğunu da ekledi.

“RUSYA, KIRIM TATARLARINI UYDURMA DAVALARLA KORKUTMAYA ÇALIŞIYOR”

Smedlya, Kırım Tatarlarının biraraya gelmesinden korkan Rusya’nın, yürüyüşlerin ve anmaların önüne geçebilmek için davalar uydurmakla birlikte Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, KTMM Başkanı Refat Çubarov gibi isimleri dava ettiğini, Kırım Tatarlarını korkutmayı, yıldırmayı hedeflediğini bildirdi.

Smedlya, Kırım Tatarlarının mahkeme ve davalarına katıldığını ve neler gözlemlediğini şöyle anlattı:

“Biz burada olanları elimizdeki imkanlarla internetten yayınlayarak dünyaya duyurduk. Mahkemeye gelen herkes telefonuyla çekip yayınlayabilir, bunu yapmak şimdilik kanunen yasak değil.”

“BUGÜNKÜ SOYKIRIM, KIRIM’DAN ÇIKMAYA ZORLAYARAK GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Smedlya, bugünün sürgün ve soykırımının Kırım Tatarlarını Kırım’dan çıkmaya zorlayan kasıtlı uygulamalar olduğunu şöyle özetledi:

“Kırım Tatarlarının iş yapması, para kazanması çok zor. Kırım’daki Kırım nüfusunu azaltmak için Kırım’a Rus nüfusu yerleştiriliyor. Sayıları tam olarak bilinmiyor. Kırım’a çok sayıda binalar açılarak, Kırım nüfusu Rus nüfusuyla değiştirilmeye çalışılıyor. Buraya yerleştirilenler genellikle evsiz Rus gençleri. Sadece Kırım değil Ukrayna’nın Donetsk şehrine de Rusları yerleştiriliyor. Kırım’da farklı yöntemlerle artırılan asker, polis ve paralı Rus işbirlikçi nüfusunun artışı var. Böylece Slav nüfus artışı sağlanıyor. Kırım’da bugün soykırımla değil ama baskılarla, çaresiz ve işsiz bırakılarak Kırım Tatarlarının çıkarılması hedefleniyor.


Kırım Saati: Bugünkü sürgün; Kırım’dan çıkmaya zorlayan kasıtlı uygulamalarla gerçekleştiriliyor

https://www.youtube.com/watch?v=okh4Ve6bRYc&fbclid=IwAR16ThYj45j2oHKOZWz5XEzzml4nApdeybgHJmjjFLwHe7vwJ2U1bV4dLuQ

“SİYASİ NEDENLERLE TADİLAT YERİNE TAHRİBAT YAPILIYOR”

Kırım Saati’nin ikinci konuğu Edem Dudakov ise Kırım’da yaşanan baskılardan tarihi ve kültürel yapıların da nasibini aldığını kaydetti. Özellikle tarihi Hansaray’a dikkat çeken Dudakov, tamirata muhtaç durumda olan yapının gerekli müdahalelerinin UNESCO’nun gerekli izinleri sağlamadığı için yapılamadığını aktardı. Kırım’da siyasi nedenlerle tadilat yerine tahribat yapıldığına dikkat çekti.

Rusya’da Hansaray gibi mimari yapıların olmaması ve onu onaracak düzeyde iş yapmayı bilen ustaların olmadığını belirten Dudakov, “Eğer Türkiye’ye müracaat edilseydi de oradan ustalar gelseydi bu işi çözmek mümkündü. Çünkü Zincirli Medrese’yi de 2007’de Türkiye’den gelen ustalar onarmıştı. Ama tabiki burada siyasi meseleler var.” dedi.

Dudakov, “Hansaray’ın restorasyon meselesinin çözülmesi yeni bir projeyle, UNESCO’nun komisyonuyla, gerekli izinlerle ve Türkiye’den ustaların gelmesiyle mümkün. Hansaray’ın kurtarılabilmesi restorasyon adı altında uydurma işlerin durdurulmasıyla mümkün. Verilen zararların önüne ancak bu şekilde geçilebilir.” değerlendirmesi yaptı.

“TARİHİ VE MİLLİ MİRASLAR KİLİSEYE ÇEVRİLEREK KIRIM TATAR HALKININ İZLERİ SİLİNMEYE ÇALIŞILIYOR”

Hansaray dışında tarihi, milli başka yapılara da restorasyon adı altında zarar verildiğine örnek veren Dudakov, Özbek Medresesi’ne zarar verildiğini ve Akmescit’teki tarihi sarayın kilise olarak kullanılmaya başlandığını, bunların mahkemeler yoluyla yapıldığını kaydetti. Dudakov, halk buna karşı çıksa da mahkemelerle yapıların kiliseye çevrilmeye devam edildiğinin, bu tahribatların Kırım Tatar halkının izlerini silmek amacıyla yapıldığının altını çizdi.

“UKRAYNA’NIN KIRIM’DAKİ MİRASI, MİLLİ MİRASI OLARAK GÖRMESİ GEREKİYOR”

Dudakov konuya ilişkin ayrıntıları şöyle ekledi:

“Ukrayna Hansaray’ı milli miras olarak tanırsa UNESCO’nun iş yapabilme yetkisine geçebilecek ama tanımıyor. Hansaray’ı Ukrayna’nın mirası olarak tanımak gerekiyor. Sadece Kırım’ın yerel mirası olarak görülüyor. Böylece Rusya, kültür mirasımızı yok etmeye devam ediyor.”

Dudakov, Rusya’nın Kırım Tatarlarının bugünkü durumunun çok iyi olduğu yönündeki sahte propagandasına karşın şu ifadeleri kullandı:

“İnsan özgür olmazsa, iyi olamaz. Baskı içinde yaşayan insan hasta olur. Kırım Tatarlarının tarihini, kültürünü silmeye çalışıyorlar, milli mirasını yok etmeye çalışıyorlar. Bu nasıl iyi olmak?”

Edem Dudakov
Kırım Saati programı
Kırım Sürgünü
Zair Smedlya
Bunlara da bakın: