Uygur çocuklar asimile ediliyor! Tek cümleyle Çinli olduğunu kanıtlamaları isteniyor

Eğitim
qha muhabir
20 Nisan 2022, 21:14
qha muhabir
20 Nisan 2022, 21:14

Doğu Türkistan’da ebeveynleri toplama kampına atılan yüz binlerce Uygur çocuk, alındıkları çocuk kamplarında asimilasyona maruz kalıyor. Bölgeden gelen görüntüler, Uygur çocuklara “Çinli olduğuna dair” propagandaların ezberletildiğini, beyinlerinin yıkanmaya çalışıldığını gözler önüne seriyor.

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk haklarından milyonlarca kişi, suçsuz yere Çin’in toplama kamplarında tutuluyor ve işkence görüyor. Onların çocukları ise yatılı okul adı altındaki çocuk kamplarında asimile ediliyor. Son günlerde sözde yatılı okullardaki Uygur öğrencilerin içler acısı durumunu gözler önüne seren video görüntüleri sosyal medyaya sızdı. Söz konusu videolarda, Çinli öğretmenlerin Uygur öğrencileri, “Çinli olmaya dair” duygularını söylemeye veya Çin propagandalarını ezberlemeye zorladığı görülüyor.

“ÇİNLİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM, ÖBÜR DÜNYADA DA ÇİNLİ OLURUM” PROPAGANDASI

Videoların birinde Çinli öğretmen öğrencilerden “Tek cümleyle Çinli olduklarını kanıtlamalarını” talep ediyor. Buna yanıt olarak öğrencilerin, “Çin bayrağı altında doğduk, bahar esintisiyle büyüdük“, “Bu dünyada Çinli olduğuma pişman değilim, öbür dünyada da Çinli olurum“, “Çinli olmaktan gurur duyuyorum“, “Sincan (Doğu Türkistan), Çin’in bölünmez bir parçasıdır“, “Ben Çin’in yükselişi için okuyorum” gibi şaşırtıcı ezber cümleler sarf ettiği görülüyor.

O VİDEO, ÇİNLİ ÖĞRETMEN TARAFINDAN KAŞGAR’DA ÇEKİLDİ

Çinli öğretmenler tarafından Çin’in sosyal medya sayfalarına yüklenen videolardan birinin Kaşgar’a bağlı Taşmalık kasabasındaki yatılı okul adı altındaki çocuk kampında kaydedilmiş olduğu iddialar arasında. Ayrıca bu çocukların ebeveynlerinin Çin’in Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında olduğu tahmin ediliyor.

“BİR ÇİNLİ OLARAK NE HİSSEDİYORSUN?”

Videoların bir diğerinde ise Çinli öğretmen, öğrencilerden Çin’in adını, başkentini, bayrağını, bayraktaki simgelerin anlamlarını “vatanı” olarak söylemelerini istiyor ve öğrencilerin “Çinli olarak” ne hissettiğini soruyor. Öğrenciler ise “Çinli olduğundan gurur duyduklarını” ifade ediyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA NELER OLUYOR


Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.