Kırımoğlu: Bu diplomayı, özgürlük ve vatanı için daima mücadele eden kahraman halkımız adına kabul ediyorum

Güncel
Ömer Kaya
06 Temmuz 2022, 01:37
Ömer Kaya
06 Temmuz 2022, 01:37

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde 5 Temmuz 2022 tarihinde Ukrayna Milletvekili, Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na Onursal Doktora Tevcih Töreni gerçekleşti. Üniversitenin Onursal Doktora Komisyonu tarafından uygun görülen Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler unvanı törenle Kırımoğlu’na verildi. Kırımoğlu, burada yaptığı konuşmada, Kırım Tatar halkının geçmişten bugüne ortaya koyduğu mücadeleleri aktardı ve kendisine takdim edilen bu doktora unvanını halkı adına kabul ettiğini kaydetti. Kırımoğlu, Ben yüzde yüz eminim mutlaka bu işgalcileri Ukrayna’dan kovacağız. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü Kırım dahil yeniden sağlayacağız açıklamasını yaptı.

TOBB ETÜ’de Üniversite Senatosu kararıyla Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu‘na Onursal Doktora Tevcih Töreni düzenlendi. Kırım Tatar halkının milli lideri Kırımoğlu’na törenle onursal doktora unvanı takdim edildi ve cübbe giydirildi.

“NE ZAMAN ZOR DURUMDA KALSAM TÜRKİYE’DEN BİR TELEFON GELİYOR VE MORALİMİ YÜKSELTİYOR”

Kırımoğlu’nun programda gerçekleştirdiği konuşma şöyle:

Türkiye’nin ünlü üniversitesinin ödül törenine gelmeme vesile olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Sarınay ve Üniversite Senatosu üyelerine teşekkürlerimi bildiriyorum. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra en kanlı, en acımasız savaşın içerisinde olan ülkeden, gece gündüz hava saldırısını bildiren sirenler altındaki şehrimden bu toplantıya iştirak etmek benim için büyük bir memnuniyet.

Aslında, hayatımda şöyle bir formül fark ettim. Ne zaman zor durumda kalsam Türkiye’den bir haber geliyor ve moralimi yükseltiyor. 8 yıl önce de aynısı olmuştu. Kırım Yarımadası, Ruslar tarafından işgal edildiğinde sahte bir referandum düzenlendi. Kırım Tatar halkı, bu işgale ve sözde referanduma karşı oldu ve baskı altında kaldı. İnsanlarımız kaçırılıp öldürüldü, bir kısmı hapse gönderildi. Ruslar benim vatanıma aileme, kavuşmamı yasakladı.

Yarım asırdır bu vatan için mücadele verdikten sonra sürgün olduktan sonra moralimin nasıl olduğunu tahmin edebilirsiniz. Ama ondan birkaç gün sonra Ankara Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nden telefon açtılar. Dediler ki, Cumhurbaşkanlığına davet ediliyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek ödülünü, Cumhuriyet Nişanı’nı verilecek dediler. O dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kırım’ın işgalini, yasa dışı ilhakını tanımadıklarını ve hiçbir zaman tanımayacaklarını Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tarafında olacaklarını, sonuna kadar Kırım Tatar halkının yanında olacaklarını ifade etmişlerdi. Elbette, bu bizim için büyük bir manevi destek. Ne zaman Kırım Tatar halkının başına bir şey gelse gözlerini Türkiye’ye dikerler. ‘Acaba Türkiye bize nasıl destek verebilir?’ şeklinde. Şükürler olsun ki Türkiye Cumhuriyeti, elinden geldiğince bize destek vermektedir. Ruslar toprağımıza girdikleri zaman Türkiye’nin verdiği Bayraktar’lar olmasaydı bizim durumumuz daha kötü olacaktı.

Tören, QHA’nın Facebook hesabından canlı olarak yayımlandı. Yayını izlemek için tıklayınız…

https://www.facebook.com/qirimhaber/videos/379450274283758

Ben yüzde yüz eminim mutlaka bu işgalcileri Ukrayna’dan kovacağız. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü Kırım dahil yeniden sağlayacağız.

Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu

“EN ÇOK ÜZÜLDÜĞÜM ŞEY O ÜNİVERSİTEYİ BİTİREMEMEK… “

Halkımız özellikle 1944 yılındaki sürgünden sonra eğitimine çok önem verdi. Çünkü sürgün yerlerinde bu adaletsizlik, haksızlık, ayrımcılık bitince toplumda bir yer almak için etraftaki insanlardan daha fazla bilgili ve becerikli olmanın farklı olduğunu gördü. Bu yüzden halkımız çocuklarını okutmak için çok gayret gösterdi. Bizim ailemizde 7 çocuk vardı ve ben de dahil ailemizde herkes üniversite okumaya başladı. Ancak, beni geri hapse attılar ve eğitimim yarıda kaldı. Sovyetlerin bana en çok tesir eden darbesiydi bu. En çok üzüldüğüm şey, o üniversiteyi bitirip ana babama diplomamı göstermek istedim… Bunu çok isterdim ama kısmet olmadı. Yıllar geçti, Sovyet rejimi çöktü. Ukrayna bağımsızlığını ilan etti biz de vatanımıza dönmeye başladık. Uluslararası kuruluşlar, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Parlamentosu ve birçok üniversite bana fahri doktora unvanı verdi. Ama bu diplomaları, bu ödülleri gösterecek onları sevindirecek artık anam ve babam yok. Kendim de aslında yolun sonuna çok yaklaştım, 78 yaşındayım. Ödül aldığım zaman pek çok soydaşım mesajlar atıyor, aramalar yapıyor, takdir ediyorlar. Bu yüzden soydaşlarımız adına teşekkürlerimi bildirmek isterim.

“BU DİPLOMAYI HİÇBİR ZAMAN YILMAYAN, ÖZGÜRLÜK VE VATANI İÇİN HER ŞEYİNİ VEREN HALKIMIZ ADINA ALIYORUM…”

Bu diplomayı da kahraman, hiçbir zaman yılmayan, özgürlük ve vatanı için daima mücadele eden halkımız adına kabul ediyorum. Sovyetler dağıldıktan sonra vatandaşlarımız yavaş yavaş öz vatanına dönmeye başladılar. Milli Eğitim sistemimizi kurmaya çalıştık, 15 ana dilde okulumuz, üniversite bile açmaya başladık. Bin bir zorluklarla olsa bile gittiğimiz vatanımızda bizi düşmanca karşıladılar. Çünkü oraya Rusları yerleştirdiler. Orada bize bir şey yapacaklar diye sakıncaları vardı. Ama biz onlara bir şey yapmadık. Ruslar, daima bize karşı insanları kışkırttı. Ukrayna, demokratik olduğu için çeşitli hareketler ve mitingler yaparak adım adım biz birçok haklarımızı elde etmeye başladık. Üniversitemizi de kurduk ama 8 yıl önce her şey değişti, vatanımız yeniden işgal edildi. Ruslar toprağımızı yeniden işgal ederek sahte referandum ilan ettiler. En çok baskı yeniden Kırım Tatarlarına oldu. Binlerce insan yeniden vatanlarını terk etti. Faşist Rusya rejimi nedeniyle yeniden halkımız yeniden sürgün etmek zorunda kaldı. Ama ben yüzde yüz eminim mutlaka bu işgalcileri Ukrayna’dan kovacağız. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü Kırım dahil yeniden sağlayacağız.