Kırım Derneği İstanbul Şubesi, Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 77. yıldönümünü andı

Diaspora
Ömer Kaya
20 Mayıs 2021, 12:19
Ömer Kaya
20 Mayıs 2021, 12:19

Kırım Tatarlarının yurtlarından sürgün edilişinin 77. yıl dönümüne ilişkin, Kırım Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Celal İçten tarafından basın açıklaması yayımlandı. Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın yıldönümünde paylaşılan mesajda, “İkinci Dünya Savaşı sırası ve sonrasında Sovyet-Rus rejimi tarafında sistemli olarak soykırıma uğratılan Kırım Tatar Türklerini ve diğer Karaçay, Ahıska, Çeçen ve İnguş halklarına karşı işlenen bu suç bütün insanlığın ortak acısı ve utancıdır.” ifadeleri yer aldı.

Kırım Derneği İstanbul Şubesi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 77. yıldönümünde basın bildirisi yayımladı. Başkan Celal İçten’in imzasıyla 49 ülkenin İstanbul’daki konsolosluklarına da gönderilen basın bildirisinde, “Başka soykırımların olmasını engellemek, halen tüm Dünya’nın gözü önünde insanlığa karşı işlenen suçların önüne geçmek, en belirgin örneği Kırım Tatar Türklüğü’ne karşı işlenen soykırımı hatırlamak ve hatırlatmak din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin hepimizin ortak görevidir.” denildi.

18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI ANMA MESAJI

Kırım Derneği İstanbul Şubesinden yayımlanan basın bildirisinin tam metni şu şekilde:

Bugün; 2. Dünya Savaşı sırası ve sonrasında Sovyet-Rus rejimi tarafında sistemli olarak soykırıma uğratılan Kırım Tatar Türklerini ve diğer Karaçay, Ahıska, Çeçen ve İnguş halklarına karşı işlenen bu suç bütün insanlığın ortak acısı ve utancıdır.

Kırım Tatar Türkleri 77 yıl evvel bugün yani 18 Mayıs 1944 gecesi insanlık dışı muamelelerle hayvan vagonlarına bindirilerek vatanları Kırım’dan Sibirya ve orta Asya çöllerine sürgüne gönderilmiştir.

İnsanlıktan nasibini almamış Sovyet-Rus rejimi tarafında sürgün edilen binlerce Türk’ün %46’sı 22 gün süren sürgün yolculuğunda ve gönderildikleri sürgün bölgelerinde soğuk, hastalık ve açlıktan hayatlarını kaybederek şehit olmuşlardır. Bu saydığımız sebeplerle şehit olan yaşlı, kadın ve çocuklar iken Kırım Tatar Türklerinin erkekleri de Sovyet ordusunda Almanlara karşı savaşıyorlardı.

18 MAYIS 1944 soykırımı üzerinde 77 yıl geçmesine rağmen Kırım Tatar Türklerinin uğratıldığı maddi, manevi ve milli hakların hemen hemen hiçbirisi bugüne kadar tazmin edilmemiştir. Hatta son 20 yıl içinde geri dönebilen 350 bin Kırım Tatar Türkü’lerinden; Kırım’ın 26 Şubat 2014’de Sovyet rejiminin devamı olan Rusya tarafından işgal edilmesi sonucu 20 bin kadarı tekrar vatanları Kırımı terk etmek zorunda kalmıştır.

Kırım Tatar Türklerinin milli lideri Mustafa Abdül Cemil KIRIMOĞLU, kapatılan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Rıfat ÇUBAR ve birçok halk temsilcinin Kırım’a dönmesi izin verilmediği gibi Kırım’da kalanların da üzerindeki baskılar gün geçtikçe artmakta, bazıları da kimliği meçhul kişiler (!) tarafında kaçırılıp öldürülmektedir. Bugün Kırımda silahlı Rus güçleri tarafında kaçırılan ve bir daha kendilerinden haber alınamayan soydaşlarımızın sayısı 45′ in üzerindedir.

Kırım Tatar Türklerinin evleri basılmakta, kanunsuz silahlı Rus güçleri tarafından camilerimiz ve dini eğitim kuruluşlarımıza baskınlar yapılarak, mezarlıklarımızı tahrip edilerek hem manevi değerlerimiz rencide edilmekte hem de halkımız baskı ve yıldırma taktikleri ile sindirilmek istenmektedir.

Kırım Tatar Milli Meclisi işgalci Rus güçleri tarafından kapatılmış, Milli Meclis üyeleri terörist ilan edilmiştir. Kırım Türkçesi’nde yayın yapan televizyon kanalları, haber ajansları ve radyolar kapatılmış, basın mensupları devamlı gözaltına alınarak yıldırmaya çalışılmaktadır.

Kırım’da çocuklarımızın milli eğitim alması için kurulan milli mekteplerimiz teker teker kapatılmaktadır.

Kırım Tatar Türklerinin “ak topraklar” dediği Türkiye, Osmanlı döneminde Kırım’dan göçen Tatar Türklerine kucak açmış, İkinci Dünya savaşı sonrasında da 20-30 bin Kırım Tatar Türklerinin Ruslar tarafından katledilmelerini önleyerek sığınılacak güvenli bir vatan olmuştur.

Ancak Rusya’da artan ırkçılık ne yazık ki tarihin acılarından ders alınmadığının bariz bir göstergesidir. Rusya Federasyonu’nu kendisine komşu ülkelere karşı uygulandığı şiddet politikası ve işgalci tutumu insanlığın yüz karasıdır.

Biz Kırım Tatar Türkleri Ukrayna’ nın toprak bütünlüğü içinde yerli ve kökenli halk olarak Ukrayna halkı ile birlikte yaşamak istiyoruz.

Bu nedenle; başka soykırımların olmasını engellemek, halen tüm Dünya’nın gözü önünde insanlığa karşı işlenen suçların önüne geçmek, en belirgin örneği Kırım Tatar Türklüğü’ne karşı işlenen soykırımı hatırlamak ve hatırlatmak din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin hepimizin ortak görevidir.

Dünya barışını sağlamak için Rusya Federasyonu durdurulmalıdır. Bu sebeple başta Türkiye olmak üzere kardeş Türk Cumhuriyetlerinden, İslam ülkelerinden ve Hür Dünya ülkelerinden destek bekliyoruz.

İnsanlık tarihinin en acı ve yüz kızartıcı soykırımlarından biri olan Kırım Tatar Türklerinin soykırımını ve vatanlarından sürgün edilişini bir kez daha hür dünya kamuoyu önünde kınıyor, soykırım ve mücadele şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Dünya parlamentolarından Kırım Tatar Soykırımı’nın tanınmasını talep ediyoruz. Letonya ve Litvanya Parlamentosu 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Türklerinin sürgününü soykırım olarak tanımıştır.

Kırım Tatar Türkleri acısını paylaşan Letonya ve Litvanya halkına teşekkür ederiz. Antlı Şehidimiz Numan ÇELEBİCİHAN’ ın açtığı nurlu yoldan ve Kırım Tatar Türkleri Milli yolbaşçımız Mustafa Abdül Cemil KIRIMOĞLU ve Milli Meclisimiz etrafında mücadelesine İstanbul Kırım Türkleri olarak devam edecektir. Buna söz veriyoruz. Vatan yolundaki mücadelemizde Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.”