Çavuşoğlu: Kırım Tatar soydaşlarımızın güvenlik ve refahı için çabalarımızı sürdüreceğiz

Güncel
Ömer Kaya
05 Kasım 2021, 12:05
Ömer Kaya
05 Kasım 2021, 12:05

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2022 yılı bütçesinin sunumunu gerçekleştirdi. Bakan Çavuşoğlu, sunum kapsamında küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. Çavuşoğlu, Rusya’nın Kırım’ı işgaline ilişkin açıklamalarında, “Kırım Tatar soydaşlarımızın güvenlik ve refahı için çabalarımızı sürdüreceğiz” değerlendirmesini yaptı. Bakan Çavuşoğlu, Kırım’ın yanında Çin’in Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Türk Konseyi’nin çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2022 yılı bütçesine ilişkin sunumunda Kırım’daki Rus işgaline değindi. Çavuşoğlu’nun konuya ilişkin değerlendirmeleri şu şekilde:

“Suriye’den Libya’ya ve Karabağ’a kadar birçok alanda iletişim halindeyiz. Görüş ayrılıklarımız var ancak karşılıklı hassasiyetleri gözeterek yapıcı diyaloğu sürdürüyoruz. Ukrayna konusu bunlardan biri. Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımadık, tanımayacağız. Kırım Tatarı soydaşlarımızın güvenlik ve refahı için çabalarımızı sürdüreceğiz.”

“UYGUR TÜRKLERİNİN TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ KORUNMALI”

Mevlüt Çavuşoğlu, Kırım meselesinin yanında Çin’in ağır insan hakları ihlalleri işlediği Doğu Türkistan’a ilişkin de açıklamalarda bulundu. Bakan Çavuşoğlu, Çin’le ilişkilerin karşılıklı saygı ve çıkarlar temelinde yürütüldüğünü ifade ederek, “Bunu yaparken Uygur Türkü soydaşlarımızın Çin’in eşit vatandaşları olarak temel hak ve özgürlüklerinin korunması gerektiğini hem ikili düzeyde hem uluslararası platformlarda vurgulamayı sürdürüyoruz. Son olarak, BM’de bir bildiriyle 42 ülkeyle birlikte Çin’i Uygur Türklerinin haklarına saygılı olmaya çağırdık.” ifadelerini kullandı.

TÜRK KONSEYİ VURGUSU

Bakan Çavuşoğlu, “Türk Konseyi’nin profilini yükseltiyor, uluslararası teşkilat statüsü kazandırıyoruz. Eylül sonunda İstanbul’da, Afganistan’ı da ele aldığımız Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptık.” ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, 12 Kasım’da İstanbul’da yapılacak zirvede dönem başkanlığının devralınacağını hatırlattı.

İlgili haber: Kırım’da yedi yıldır Rus işgali devam ediyor

KIRIM’DA RUS İŞGALİ YEDİ YILDIR DEVAM EDİYOR

26 Şubat 2014 tarihinde Kırım’ın sivil toplumu, Rusya’nın ve Kırım’daki ajanlarının, güya Kırım’ın gönüllü olarak Rusya’ya “geçişinin” taklidini yapmayı planladığı parlamento toplantısının düzenlenmesini engelleyerek, barışçıl şekilde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savundu.

Ancak 27 Şubat 2014 sabah saatlerinde Putin, Kırım’ın şiddet kullanılarak işgal edilmesi senaryosunu uygulamaya başladı. Bunun sonucunda yarımadadaki şehirlerin tüm caddeleri ve büyük karayollarını Rus askerler doldurdu. Rütbe işaretleri taşımayan “yeşil adamlar” idari binaları işgal etti, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin üslerini kuşattı, deniz limanlarını ve havaalanlarını ele geçirdi. Olaylar geliştiği sırada Kremlin yönetimi yaptığı açıklamalarında defalarca Kırım’daki silahlı insanların Rus askeri olmadığını savundu. Ancak yarımada işgal edildikten ve sözde “referandumun” düzenlenmesinden sonra Kremlin yönetimi “yeşil adamların” Rusya Silahlı Kuvvetleri askerleri olduğunu kabul etti.

Kırımlıların şiddete dayanmayan toplu direnişi maalesef 7 yıldır devam eden Kırım’ın geçici işgalini önleyemedi. Kırım’ın yerli halkı Kırım Tatarları, yüz binlerce Ukrain ve Ukrayna’ya sadık kalan diğer milletlerin temsilcileri, Rus işgalcilerin elinde esir kalmaya devam ediyor.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi diğer yandan da işgale direnen Kırımlılara baskı mekanizması haline getirildi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor. Uluslararası toplum Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımadı ve Rusya’nın saldırgan eylemlerini kınadı. Bununla birlikte, Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Rusya’ya ekonomik yaptırımlar uygulamaya başladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 26 Şubat 2020 tarihinde her yıl 26 Şubat’ta Kırım’ın Rus İşgaline Karşı Direniş Günü’nün kaydedilmesine dair kararname imzaladı.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN


Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.
Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.
Çin hükumeti, dünya kamuoyundan toplama kampındaki Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri gizlemektedir. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı toplama kamplarında zorla tutuluyor. Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve şiddet politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya kalmaktadır.

Doğu Türkistanlı kamp mağdurları: Türkiye, Doğu Türkistan'daki soykırımı  kabul etmeli ve BM'ye taşımalı