BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, Mayıs'ta Doğu Türkistan'ı ziyaret edecek

Güncel
qha muhabir
08 Mart 2022, 23:14
qha muhabir
08 Mart 2022, 23:14

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Mayıs ayında Çin’e gideceğini ve Çin’in soykırım ve insanlık suçu işlediği Doğu Türkistan’ı da ziyaret edeceğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, BM İnsan Hakları Konseyinin 49’uncu oturumu için Mayıs ayında Çin’e gideceğini ve Çin’in soykırım ve insanlık suçu işlediği Doğu Türkistan’a da ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı. Bachelet konuya ilişkin açıklamasında, “Çin hükumeti ile ziyaret için bir uzlaşmaya vardığımızı açıklamaktan memnuniyet duyuyorum” dedi.

TARTIŞMALI DOĞU TÜRKİSTAN RAPORU

Michelle Bachelet, bu ziyaretinin ardından Doğu Türkistan hakkında Batılı ülkelerin ve sivil toplum kuruluşlarının uzun süredir beklediği raporu yayımlayacak. BM İnsan Hakları Komiserliği, söz konusu raporun aylar önce hazırlanmış olduğu halde Çin’in talebiyle yayımlanmasının ertelendiği iddialarıyla suçlanıyor.

ZİYARET SORUŞTURMA MI YOKSA DOSTLUK ÇERÇEVESİNDE Mİ GERÇEKLEŞECEK?

Michelle Bachelet, uzun yıllardır Doğu Türkistan’a “kontrolsüz” ve “doğrudan bir giriş” yapabilmek için Pekin’den izin talep ediyordu. Fakat bu talep Çin tarafından şu ana kadar kabul edilmemişti.

Bölgeye yapılacak tüm ziyaretlerin “dostluk” çerçevesinde olması gerektiğini belirten Pekin yönetimi, Doğu Türkistan’da BM’nin bir soruşturma başlatması fikrini reddediyordu.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ile Çin arasındaki Doğu Türkistan diyaloglar hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız

DOĞU TÜRKİSTAN’DA NELER OLUYOR


Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.