Birleşik Azerbaycan Teşkilatı YK Başkanı Agil Sametbeyli: 20 Ocak, Rusların yaptığı katliamdır!

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
20 Ocak 2022, 18:56
Ayyıldız Huri Kaptan
20 Ocak 2022, 18:56

Ayyıldız Huri Kaptan/QHA Ankara

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, 20 Ocak 1990 tarihinde Sovyet Kızıl Ordusu’nun gerçekleştirdiği korkunç katliamın 32’nci yıl dönümü kaydediliyor. Azerbaycan’ın bağımsızlığının önemli dönüm noktalarından biri olan Kara Yanvar; Azerbaycan ordusunun 1 yıl önce elde ettiği zaferle Dağlık Karabağ’ın Ermenistan işgalinden kurtarılmasının ardından daha fazla anlam kazandı. 20 Ocak kurbanları, katliamın her yıl dönümünde minnetle anılıyor. Birleşik Azerbaycan Teşkilatı YK Başkanı ve Ebülfez Elçibey Vakfı Başkanı Agil Sametbeyli (Aqil Semedbeyli), 32 yıl önce Sovyetlerin Azerbaycan’daki kanlı katliamı sırasında yaşanan olayları ve o güne kadarki tarihi süreci Kırım Haber Ajansına anlattı. 20 Ocak 1990’da yaşanan Kara Yanvar adıyla tarihe geçen kanlı baskının, Rusların yaptığı bir katliam olduğunu vurgulayan Sametbeyli, “Şehitlerimizi saygı, sevgi ve rahmetle anıyorken; Rus şovenizmini ve yaptıkları katliamları lanetliyorum!” dedi.

“Kara Ocak”, “Kara Cumartesi”, “Bakü Katliamı” veya “20 Ocak Katliamı” adıyla anılan Sovyet Ordusu’nun Bakü’deki kanlı baskını Kara Yanvar’ın 32’nci yıl dönümüne girildi. Azerbaycan Türkleri, bağımsızlık arzusuyla Bakü Azadlık Meydanında sokaklara dökülmüşken, 19 Ocak 1990’ı 20 Ocak 1990’a bağlayan gece, Sovyet tankları 26 bin askerle birlikte şehre girerek, Bakü sokaklarında bağımsızlık yürüyüşü yapan insanların üzerine acımasızca ateş açtı. Açılan ateş sonucunda 137 sivil acımasızca katledildi, yaklaşık 700 kişi de yaralandı. Bakü’de 32 yıl önce çocuklar da dahil onlarca insanın Sovyet Ordusu tarafından acımasızca öldürüldüğü bu acı gün; Azerbaycan halkının yüreğinde halen tazeliğini korurken aynı zamanda bağımsızlığa giden sürecin meşalesinin yandığı gün de oldu. Birleşik Azerbaycan Teşkilatı YK Başkanı ve Ebülfez Elçibey Vakfı Başkanı Agil Sametbeyli (Aqil Semedbeyli), Sovyet Ordusu’nun 32 yıl önce Bakü’de yaptığı kanlı katliamda yaşananlar ile olayların tarihi sürecine dair QHA için kaleme aldığı “20 Ocak, Rusların yaptığı katliamdır!” başlıklı yazısı şöyle:

Birleşik Azerbaycan Teşkilatı YK Başkanı ve Ebülfez Elçibey Vakfı Başkanı Agil Sametbeyli

KARA YANVAR ÖNCESİ SÜREÇTE NELER YAŞANDI?

Tarihte ilk kez Azerbaycan’ı Rus topraklarına bağlayan ve ikiye bölen; bereketli Karabağ topraklarının Rusya yönetimine geçtiği, Güney Azerbaycan’ın da İran’da kaldığı 1813 yılları arasında Çarlık Rusya ve Gacar (Kaçar) Türk Devleti (bugünkü İran sınırlarında) arasında imzalanan Gülistan Antlaşması ile 1826-1828 yıllarında yapılan savaş sonucu Türkmençay Antlaşması imzalamaya mecbur kalınmış. Ermeniler de bugünkü Ermenistan’a, aslında kadim Türk yurdu olan Erivan arazisine de o tarihten itibaren getirilmeye başlandı. 1989 Aralık’ta Azerbaycan Halk Cephesi Partisi (AHC) Yönetim Kurulu, Azerbaycan’ı ikiye bölen sınırları kaldırma meselesini müzakere etmişti, ancak bu yönde ortak bir karar alınamamıştı. Bunu gören Aralık Azerbaycan Halk Cephesi Partisi (AHC) Lideri Ebülfez Aliyev (Elçibey) tüm sorumluluğu tek başına üstlenerek 31 Aralık’ta sınırların kaldırılması için hazırlık talimatı verdi. Bu karardan kısa süre önce 9 Kasım’da Almanya’yı ikiye bölen ve Ruslar tarafından yapılmış Berlin duvarı olarak adlandırılan sınırın duvarları yıkılmıştı. Azerbaycan-İran sınırı boyunca çadırlar kurularak 31 Aralık büyük bir heyecanla bekleniyordu...

“KUZEY-GÜNEY AZERBAYCAN SINIRLARI YIKILDI: ‘SOVYET SINIRI DOKUNULMAZDIR’ İMAJI SIFIRLANDI”

Halkımız tarafından sınırlar yıkıldı! Hem Güneyden, hem Kuzeyden on binlerce insan sınıra akın etmişti. Soğuk kış gününde o heyecanla Aras’ın buzlu suyunu yüzerek karşıya geçen ve kardeşlerini kucaklayanlar bile oldu. Bu hadise Bağımsızlık Hareketi tarihimizde bir dönüm noktası oldu. Dünya bizim ülkemizin ikiye bölünmüş olduğu gerçeğini öğrendi. Sovyet sınırının bu şekilde yıkılması Moskova için büyük bir darbeydi. Azerbaycan, Moskova için önemli bir gelir kaynağıydı. Rus-Alman savaşının Ruslar tarafından kazanılmasının bir numaralı sebebi Azerbaycan petrolüydü. Rus uçaklarının benzininin yüzde 98’i Azerbaycan tarafından ücretsiz karşılanmaktaydı.

“SSCB, AHC’Yİ YOK EDECEĞİNİ AÇIKLADI, BAKÜ’DE PROVOKASYONLARA BAŞLADI”

Sınırların yıkılması, beyinlerde oluşturulmuş ‘Sovyet sınırı dokunulmazdır’ imajını sıfırladı. Artık korku ve tereddüt içinde olanlar da AHC’ye katılmaya başladılar. Resmi hükumet de AHC’yi muhatap almak zorunda kaldı. Halk, AHC’nin yanındaydı. Bunu gören Moskova acil önlem kararı aldı. 13-14 Ocak’ta SSCB Savunma Bakanı Dmitriy Yazov televizyonda bir konuşma yaptı. Bu konuşmasında Bakü’ye gireceklerini ve AHC’yi yok edeceklerini bildirdi. KGB tarafından Bakü’de provokasyonlar organize edileceği hakkında AHC liderine bilgiler gelmekteydi. Şehirdeki Ermenilerden birkaçı öldürülecek, Rus Ordusunun Bakü’ye girişi için zemin hazırlanacaktı. Bunu önlemek için AHC tarafından geceler dahil tüm şehri kontrol edecek guruplar oluşturuldu. Ancak KGB bir kaç Ermeni’yi öldürmüş ve bunu kayda alarak AHC yapmış gibi servis etmişti. Rus Ordusunun Bakü’ye girişini önlemek için halk barikatlar oluşturmuştu. Ancak halkımız silahsızdı. Rus Ordusunun halka ateş açması beklenmiyordu. Oysa tam tersi olmuştu.

“SOVYETLER, KULLANILMASI YASAK OLAN KURŞUNLARI HALKA YAĞDIRDI”

Ocak ayının 19’u öğlen AzTv’nin enerji bloku patlatılmış, halkımız haber alma imkanından mahrum bırakılmıştı. Ocak ayının 19’unu 20’sine bağlayan gece şehrin birkaç istikametinden ateş sesleri yükselmeye başladı. Kurşunlar havada uçuşuyordu. Sonradan yapılan incelemeler neticesinde belli olacaktı ki; bu kurşunlar, kullanılması yasaklanmış kurşunlardı… Bu kurşunlar, vücudun bir yerine isabet ederken delip geçmiyor, vücudun içinde dolaşarak öldürüyor! Ve o da belli olacaktı ki bu ordu esasen; cinayet işlemiş ve uzun süre hapis cezası almış tutuklulardan, Rusya’nın Krasnodar bölgesinde yaşayan Ermenilerden ve uyuşturucu bağımlılarından oluşturulmuş. Bunlara, Bakü’de halkın ciddi şekilde silahlanmış olduğu, ‘Hristiyanların katledildiği’ bilgisi ile kıpırdayan her şeye ateş açmaları talimatı verilmiş. Bu gözü dönmüş vahşiler ambulansı da kurşun yağmuruna tutmuş, doktorları şehit etmişlerdi.

Tek haberleşme aracı olarak Amerika üzerinden yayın yapan Azatlık Radyosu vardı. Azatlık Radyosundan Mirze Hazar ulaşabildiği Bahtiyar Vahapzade’yle röportaj yapıyor, Azerbaycan Yüksek Sovyeti’nin (Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) açıklamasını tekrar tekrar seslendiriyordu. Azerbaycan Yüksek Sovyet Başkanının imzasıyla yayımlanan bu bildiride, Sovyet Ordusunun davet edilmediği açıklanıyordu.


20 OCAK SABAHI BAKÜ’DE KATLİAM MANZARASI

20 Ocak sabahı artık Bakü, Rus tanklarının ezdiği arabalarla, şehit cesetleriyle doluydu. Ancak halkın iradesini kıramamışlardı. Halk sokaklardaydı. Büyük bir azimle AHC üyeleri cenazeleri toplamakla, yaralıları hastanelere taşımakla meşgulken, aydınlardan oluşan bir grup da şehitlerin cenaze törenine hazırlık yapmaktaydı. Moskova’nın beklediğinin tersi olmuştu. Halkın direnç ruhu daha da güçlenmiş, halkımız AHC etrafında daha sıkı kenetlenmişti.

22 Ocak’ta Azerbaycan Azatlık Meydanında milyonlarca soydaşımızın katılımıyla şehitlerimize veda töreni düzenlendi. Bu törende, AHC üyeleri tribünden Komünist Parti biletlerini yakarak halkı da bu partiden istifa etmeye davet ettiler. O gün Komünist Parti de Azerbaycan’da canını vermiş oldu. Olağanüstü toplanan Parlamentodan halka seslenen AHC Yönetim Kurulu üyesi, AHC adına halkımızı greve davet etti. 40 gün boyunca halkımız bu davete katıldı. Ağır darbe almış Sovyet ekonomisi, bu 40 günlük grevle onarılması imkansız hale geldi. Bundan sonra Azerbaycan Halk Cephesi artık halkın tek umudu, güvenebileceği tek adresti.

Şehitlerimizin bugünkü Şehitler Sokağı’na (Şehitler Hıyabanı) defnedilmesi de bizzat AHC Lideri Ebülfez Elçibey’in talimatıyla olmuştu. Şehitlerimizi saygı, sevgi ve rahmetle anıyorken; Rus şovenizmini ve yaptıkları katliamları lanetliyorum!

20 OCAK KATLİAMI: KARA YANVAR-KANLI OCAK

Ermenilerin haksız toprak talepleri ile Azerbaycan topraklarında süregelen saldırganlıkları devam ederken Azerbaycan Türklerinin bağımsızlık mücadelesi sırasında başkent Bakü’deki Azadlık Meydanında mitingler düzenleniyordu. 19 Ocak 1990’ı 20 Ocak 1990’a bağlayan gece, Sovyet tankları 26 bin askerle birlikte şehre girdi. Sovyet tankları, Bakü sokaklarında bağımsızlık yürüyüşü yapan insanların üzerine acımasızca ateş açtı. Açılan ateş sonucunda aralarında çocukların da bulunduğu 137 sivil katledildi, 700’e yakın kişi yaralandı.

Kanlı Ocak (Yanvar) Katliamı, Azerbaycanlıların Sovyet yönetimine olan güvenini tamamen ortadan kaldırırken ülkenin bağımsızlığına giden süreci hızlandırdı.

Azerbaycan’ın bağımsızlığının önemli dönüm noktalarından biri olan “Kara Yanvar”da hayatını kaybedenler, her yıl 20 Ocak’ta düzenlenen törenlerle anılıyor. Bakü’deki şehitliği ziyaret eden Azerbaycanlılar ellerinde 20 Ocak kurbanlarının simgesi haline gelen karanfillerle şehitliğe akın ediyor, bağımsızlık ateşini yakanlara minnettarlığını gösteriyor.