Gülara Yenisey: Azerbaycan ve Türkiye Türk birliğinin yolunu açıyor!

26 Ekim 2020, 04:42

Azerbaycan’ın Ermenistan tarafından işgal edilen Dağlık Karabağ topraklarını geri almak üzere başlattığı operasyon aralıksız devam ediyor. Kırklareli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr. Gülara Yenisey, Türkiye’nin de açık destek verdiği bu harekâtın, siyasi yönünü ve gelecek süreçte bölgemize etkileri ile ilgili Kırım Haber Ajansı’nın sorularını cevapladı.

Dağlık Karabağ’ın işgalden kurtarılması için Azerbaycan ordusunun operasyonları devam ederken Dr. Gülara Yenisey, bölgedeki 27 yıllık işgal ile ilgili geçmişte yaşananları değerlendirdi. Dr. Gülara Yenisey, Azerbaycan cephe hattındaki son gelişmeleri aktardı. Yenisey, 27 yıl boyunca sürek Azerbaycan-Ermenistan ateşkesi boyunca Ermenistan’ın sivillere saldırmaya devam ettiğini belirtti. Yenisey, Türkiye ve Azerbaycan’ın Karabağ’ın işgalden kurtarılması konusunda gösterdiği beraberliğin, Türk dünyasına örnek olacağını belirterek, “Azerbaycan ve Türkiye şuan kardeşlik destanı yazıyor. Bu tarihe geçecek bir süreç. Azerbaycan’ın haklı savaşında Türkiye’nin her anlamda desteği çok önemlidir. Türk Dünyası için örnek teşkil edecek ve Türk Birliği’nin yolunu açacak bir olaydır.” dedi.

Gülara Hanım, Azerbaycan ve Türkiye uzun süredir Karabağ’ın işgalden kurtarılması için diplomatik yollar deniyordu. Peki, askeri operasyon için hangi şartlar olgunlaştı ve tam kararlılıkla savaşmaya karar verildi?

Özellikle iki önemli şartın etkili olduğunu söyleyebiliriz. 27 yıllık uzun bir ateşkes dönemi var. Bu 27 yılda Azerbaycan tarafından önerilen müzakere ve barış çağrıları hiçbir sonuç vermedi. Birleşmiş Milletlerin, AGİT’in Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarından Ermenistan silahlı birliklerinin çıkması gerektiği yönündeki bütün bildirileri, bütün kararları havada kaldı. Bu önemli bir şarttı. İkinci şart ise Ermenistan’ın saldırganlığı devam etti. Ermenistan bu süre zarfında Azerbaycan’ın Karabağ dışında başka topraklarını daha işgal etti. Beş il daha işgal edildi. 27 yıl içinde Kazak bölgesinden Tovuz’a ve diğer sınır bölgelerimize sürekli saldırmaya devam ettiler ve çok sayıda sivil vatandaşımızı öldürdüler. En son Temmuz ayında Tovuz bölgesin yapılan saldırıda yine siviller öldü. Ardından da bir Generalimiz şehit oldu. Bunlar da Azerbaycan Türklerinin 30 yıllık sabrını taşıran son damlalar oldu.


Dr Gülara Yenisey


Savaşın haklı gerekçeleri dünya kamuoyuna yeterince anlatılabildi mi? Bunun için ne gibi çalışmalar yapıldı ve yapılıyor?

Bu çok önemli bir konu ancak maalesef Ermenistan tarafının bu konuda daha üstün olduğunu görebiliyoruz. Amerika’da, Fransa’da, Avrupa’da, Rusya’da Ermenistan’ı destekliyor bu konuda. Biliyorsunuz Ermenistan’ın son günlerde bile sivil bölgelere saldırıları oldu, çok sayıda sivil Azerbaycan vatandaşı öldü. Mesela Rusya’da sivillerin öldüğü saldırılarla ilgili tek bir haber yayınlanmadı. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Koskoca Rusya basınında gece yarısı Gence’de ve Mengeçevir ve Terter’de sivillere yapılan saldırılar ve yaşanan Ermeni vahşetini anlatan herhangi bir haber geçmedi. Aynı şekilde Amerika ve Fransa’da her zaman olduğu gibi haberler çarpıtılarak yalan haberler şeklinde verildi. Mesela Gence’de ölen çocuk resimlerini Karabağ’da Azerbaycan’ın Ermenilere yaptığı saldırı şeklinde gösteriyorlar. Ermeni diasporası tüm dünyada dezenformasyon konusunda hala yoğun bir şekilde çalışıyor ve hala çok başarılılar. Dünya kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi konusunda Azerbaycan’ın Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın gazetecilerimizin ve devlet adamlarımızın çok hassas olması gerekiyor ve Ermenistan’ın dezenformasyon üstünlüğünün kırılması gerekiyor.

Fuzuli, Zengilan gibi önemli şehirler alındı, ancak yüzölçümü olarak alınan yerler henüz Karabağ bölgesinin küçük bir kısmı. Şuşa ve Laçin’in alınması gündemde sizce operasyon Nahcivan’a kadar devam eder mi?

Tabii ki herkes emin olsun Azerbaycan Ordusu tüm Karabağ’ı geri alana kadar ilerleyecektir. Hatta burada Nahcivan ile ilgili tarihi bir olay var onu da ifade edelim. 1929 yılında Nahcivan ile Karabağ’ı birbirine bağlayan Megri bölgesi, Ermeni asıllı Azerbaycan Komünist Partisi Başkanı tarafından kanunsuz bir şekilde Ermenistan’a verilmişti. Herhangi bir seçim veya oylama olmaksızın kanunsuz bir talimatla verilen bu toprak da barış görüşmelerinde ve müzakerelerde masaya gelebilir diye bekliyoruz.

Megri Koridoru

28 yıldır Karabağ Sorunu denildiğinde akla AGİT MİNSK Grubu geliyordu. Ancak bugüne değin çözüm için herhangi bir başarı sağlayamadılar. Hatta Fransa’nın Ermenistan’a desteğini çok açık şekilde gördük. Bu süreçten sonra MİNSK Grubunun Azerbaycan’ın Karabağ’ın tamamını almasını engelleyebilecek bir siyasi veya ekonomik koz kullanılabilmesi mümkün müdür?

Bugüne kadar MİNSK Grubunun aldığı kararlar hep havada kaldı ve oluşumun hiçbir siyasi ağırlığı kalmadı. ABD zaten başından beri Karabağ meselesine ilgisiz kalmıştır. Fransa ise aktif şekilde ekonomik, siyasi ve diplomatik olarak Ermenistan’ın yanında olarak tarafsızlığını yitirmiştir. Rusya’nın da zaten askeri birlikleri Karabağ’da ve her tür silah yardımını da yapmaya devam ediyor. Tarafsız olmayan bu ülkelerle barış sürecinin yürümesi tabii olarak mümkün değildi. Zaten bu durum ancak Ermenistan’ın onlara güvenerek daha da saldırgan hareket etmesine sebep olmuştur. Harekatın başladığı günden itibaren Azerbaycan’ı durdurabilecek bir hamle yapamayan bu ülkelerin bundan sonra da askeri operasyon bitene kadar çok bir etkinlik gösterebileceğini düşünmüyorum.


AGİT MİNSK Grubu Devlet Başkanları

Rusya’nın Ermenistan’a beklenenden daha az destek verdiğini görüyoruz, sizce bunun nedeni Fransa’nın güdümünde bir Ermenistan istememesi mi?

Rusya tabii ki Ermenistan‘ı desteklemiştir Karabağ konusunda. Ancak Batı güdümündeki Ermeni diasporasının Ermenistan üzerindeki baskısı oldukça ağırdır. Paşinyan gibi batı yanlısı bir siyasetçinin de Rusya’ya rağmen cumhurbaşkanı seçilmesi de bunun bir göstergesidir. Rusya’nın silah, asker ve para desteğine rağmen yine de batı yanlısı bir cumhurbaşkanının göreve gelmesi Rusya’yı bıktırmıştır. Ermenistan’a yapılan yardımlar Rusya ekonomisi için oldukça maliyetli ve ağır bir yük. Artık bu maliyetli işten vazgeçmeye başlamıştır. Yine de bu durum bir anda gelişmedi. Ermenistan’ın Gence’ye yaptığı ilk saldırıdan sonra Rusya’nın arabuluculuğu ile ateşkes görüşmeleri yapıldı. Aslında Rusya’nın beklediği Azerbaycan ordusunun ilerlemeyi durdurmasıydı, bunu kabul ettiremedi. Fakat Ermenistan’ın Gence’de tekrar sivilleri vurmasından sonra sözünü dinletmek için iki ülkeyi de tehdit etti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Lavrov’u dinlemezseniz Şoygu’yu dinlemek zorunda kalırsınız” ifadelerini kullandı. Malumunuz Sergey Şoygu Rusya Savunma Bakanıdır. Anacak Azerbaycan’ın kararlı tutumu Moskova’nın bu süreçte fazla sözünün geçmeyeceğini gösterdi ve Rusya şuan daha tarafsız durmaya çalışıyor.

Azerbaycan ve Türkiye’yi bu operasyondan sonra bölgede nesil bir dönem bekliyor? Komşularla ilişkiler ve bölgesel güç açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Azerbaycan ve Türkiye şuan kardeşlik destanı yazıyor. Bu tarihe geçecek bir süreç. Azerbaycan’ın haklı savaşında Türkiye’nin her anlamda desteği çok önemlidir. Türk Dünyası için örnek teşkil edecek ve Türk Birliği’nin yolunu açacak bir olaydır. Kardeşliğin lafta değil gerçekten yaşandığını gösteriyoruz. Diğer Türk ülkelerinin de birbirlerine daha çok güvenmesini sağlayacak bir sinerji oluştu. İki halk kucaklaşmış durumda. Bu birliktelik coğrafyamızda barışın sağlanması için son derece etkili olacaktır.

azerbaycan ermenistan
Gülara Yenisey
Bunlara da bakın: