G7 liderleri, Çin'i Doğu Türkistan ve Tibet'te insan haklarına saygı duymaya çağırdı

Güncel
qha muhabir
28 Haziran 2022, 21:08
qha muhabir
28 Haziran 2022, 21:08

G7 Liderleri, Çin’i Doğu Türkistan ve Tibet’te evrensel insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı duymaya çağırdı. Ayrıca liderler, Çin’i Ukrayna’dan asker çekmesi için Rusya’ya baskı yapmaya davet etti.

Almanya’nın Bavyera eyaletinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi sona erirken 28 Haziran 2022 tarihinde sonuç bildirgesi yayımlandı. Enerji, gıda güvenliği, iklim, Kovid 19 ve Rus petrolü hakkında açıklamalar yapılan bildirgede Çin’in yaptığı insan hakları ihlallerine de değinildi.

Liderlerin Çin’deki insan hakları durumu konusunda “ciddi” ölçüde endişeli olduğu vurgulanan bildirgede, Pekin yönetimi, zorla çalıştırma suçlarıyla gündeme gelen Doğu Türkistan ve Tibet’te evrensel insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı duymaya çağrıldı.

Bildirgede, Çin, Hong Kong’da Çin-İngiliz Ortak Bildirgesi’nde belirtilen özgürlük ve özerklik taahhütlerini yerine getirmeye davet edildi.

G7 liderlerinin, Doğu ve Güney Çin Denizi’ndeki durumla ilgili ciddi endişelerinin dile getirildiği bildirgede, Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki büyük bir alana yönelik hak iddialarının yasal bir dayanağı olmadığı belirtildi.

ÇİN, ASKERLERİ ÇEKMESİ İÇİN RUSYA’YA BASKI YAPMALI

Bildirgede ayrıca Çin’e, Ukrayna’dan askerlerini derhal ve koşulsuz olarak geri çekmesi için Rusya’ya baskı yapması konusunda çağrı yapıldı.

DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ SOYKIRIM UYGULAMALARI

Resim


Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.