Fahrettin Altun: Batı, Türkiye'nin operasyonunu desteklemeli

09 Ekim 2019, 19:53

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, The Washington Post gazetesinde Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yapacağı olası askeri operasyonla ilgili değerlendirmelerini yazdı.

Altun, “Dünya, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusu için hazırladığı planı desteklemeli” (The world must support Turkey’s plan for northeastern Syria) başlıklı makalesinde, Türkiye’nin terör tehdidi ve yerel halkı silahlı grupların baskısından kurtarma gerekçesiyle operasyon düzenleyeceğini ifade etti.

HEDEF: TÜRK HALKINA YÖNELİK TEHDİDİ BERTARAF ETMEK

Türk ordusunun, Özgür Suriye Ordusuyla (ÖSO) birlikte, kısa süre içinde Türkiye-Suriye sınırını geçeceğini yazan Altun, ABD (Amerike Birleşik Devletleri) Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Suriye’de terör örgütlü DEAŞ’la mücadelenin liderliğini Türkiye’ye verme hususunda anlaştığını belirtti.

Terör örgütü YPG’nin bu durum karşısında iki seçeneği olduğunu söyleyerek, “DEAŞ’la mücadelede gerçekten samimilerse, gecikmeksizin çekilirler. Yahut onlara Türk ordusuyla savaşmalarını söyleyen komutanlarını dinlerler, bu durumda da onların, DEAŞ’a karşı mücadelemizi aksatacak hamlelerini durdurmak zorunda kalırız” dedi.

Altun’un makalesinin kritik kısımları, Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığına göre şu şekilde:

“TÜRK ORDUSU, SINIRI GEÇECEK”

“Pazar günü ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı telefon konuşmasında, Trump, DEAŞ’a karşı mücadelenin liderliğini Türkiye’ye devretmeye onay verdi. Türk ordusu, Özgür Suriye Ordusu ile birlikte, kısa süre içinde Türkiye-Suriye sınırını geçecek.

“George Washington, ünlü sözünde ‘Amerika kalıcı ittifaklardan sakınmalıdır’ demişti. Amerikalı yetkililer yıllardır, terörist örgüt PKK’nın Suriye uzantısı YPG ile DEAŞ’a karşı mücadele için yaptıkları iş birliğinin taktiksel olduğunu söylüyor. Trump’ın son kararı bu görüşün bir yansıması.

ABD gibi Türkiye de gidip dışarıda yok edecek canavarlar aramıyor. Ama bu canavarlar kapılarımızı kırıp, vatandaşlarımıza zarar vermeye kalkışırsa, cevap vermek zorundayız. Genç erkek ve kadınları savaşa göndermek hiçbir zaman kolay verilen bir karar değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi ‘Lakin millet hayatı tehlikeye maruz kalmıyorsa, savaş cinayettir’. Ne yazık ki bugün kendimizi tam da bu noktada bulduk.”

“TÜRKİYE’NİN BAŞARISI TÜM DÜNYANIN ÇIKARINADIR”

“Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’de, Türk halkına yönelik uzun süredir devam eden tehdidi yok etmek ve yerel halkı silahlı haydutların boyunduruğundan kurtarmak dışında bir arzusu yoktur.”

DEAŞ saldırılarında onlarca vatandaşını kaybeden Türkiye, Suriye’ye teröristlerle mücadele etmek için muharip güç gönderen ilk ülke olmuştur. Ülkemiz ayrıca Özgür Suriye Ordusu’na binlerce DEAŞ militanının demir parmaklıklar ardında tutulması için destek vermiştir. ABD’nin, Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilmesinin DEAŞ’ı ayağa kaldırmamasını sağlamak, Suriye’nin komşusu olan Türkiye’nin çıkarınadır. ABD’nin kazanımlarını korumak ve tarihin tekerrür etmemesini sağlamak bizim çıkarımızadır.

YPG militanlarının bu lider değişikliğini nasıl karşılayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Elbette iki seçenekleri bulunuyor: Eğer gerçekten DEAŞ ile mücadele etmek istiyorlarsa, gecikmeden teslim olacaklar. Veya Türk askerleriyle çatışacaklarını söyleyen sözde komutanlarını dinleyecekler, ki bu durumda DEAŞ ile mücadele faaliyetlerimizi sekteye uğratmalarına engel olacağız. DEAŞ ile mücadelede Türkiye’nin liderlik ettiği operasyonun başarısı, tüm dünyanın çıkarınadır. Yıllardır sahada olan Amerikan askerleri evlerine dönecektir. YPG tarafından sürgün edilen yerel halk yeniden atalarının topraklarına yerleşecektir. Güvenli bölge, Avrupa için de iyidir. Zira yasadışı göç ve radikalleşmenin kökeninde yatan şiddet ve istikrarsızlık sorunlarını çözecektir. Son olarak bu plan, Türkiye’nin masum insanları bir terör örgütünden korumasını mümkün kılacaktır.”

“SURİYE HALKININ KENDİ KENDİNİ YÖNETMESİNİN EN İYİ ÇÖZÜM OLDUĞUNA İNANIYORUZ”

“Fırat Nehri ile Suriye-Irak sınırı arasında 32 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge kurulması halinde 2 milyon Suriyeli sığınmacının ülkelerine gönüllü olarak döneceğini tahmin ediyoruz. Eğer güvenli bölgenin güney sınırı, Deyr ez Zor-Rakka hattına çekilirse, bu sayı Avrupa’dan gelecek sığınmacılarla birlikte 3 milyona ulaşabilir.

Güvenli bölgede asayiş ve istikrarın sağlanması için Suriye’nin kuzeyinde elde ettiğimiz deneyimlerden faydalanacağız. Suriye halkının, seçimle belirlenen yerel konseyler aracılığıyla kendi kendini yönetmesinin en iyi çözüm olduğuna inanıyoruz. DEAŞ’ın yeniden ortaya çıkmasını engellemek için yerel siyasi temsilin desteklenmesi ve güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim Afrin gibi Kürtlerin çoğunlukta olduğu yerlerde Kürtlerin çoğunlukta olduğu yerel yönetimlerin kurulmasını sağladık. Bu durum, Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin çoğunlukta olduğu yerlerde değişmeyecektir. Hedefimiz, bu adımların uluslararası altyapı yatırımlarıyla kurulacak okullar, hastaneler ve konut projeleriyle taçlandırılmasıdır.”

BARIŞ PINARI HAREKATI
Fahrettin Altun