Emine Ceppar, Antalya Diplomasi Forumu'nda konuştu

Güncel
Ömer Cihad Kaya
19 Haziran 2021, 12:54
Ömer Cihad Kaya
19 Haziran 2021, 12:54

Antalya Diplomasi Forumu, 19 Haziran 2021 tarihinde çeşitli konulardaki panel ve oturumlarla devam ediyor. Bugün gerçekleşen “Barış Arayışlarına Kadınların Katkısı” panelinde Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Emine Ceppar konuşma yaptı. Ceppar, Rus işgali şartlarında Kırım’da yaşanan baskılar ve insan hakları ihlallerini dile getirdi.

Antalya’da 18-20 Haziran 2021 tarihleri arasında düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nda ikinci gün oturumları düzenleniyor. Diplomasinin kalbinin attığı ve dünyadaki her beş ülkeden birinin dışişleri bakanının katılım gösterdiği forumda, Afrika’dan Balkanlara, Avrupa’dan Asya’ya kadar Türkiye’nin dış politikada iş birliği sürecinde olduğu ülkelerden gelen yetkililer, küresel ve bölgesel sorunlara yönelik görüşlerini ifade ediyor ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyor. Bugün düzenlenen “Barış Arayışlarında Kadınların Katkısı” oturumuna; Elif Bereketli’nin moderatörlüğünde; Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Emine Ceppar, Gagauz Özerk Yeri Başkanı İrina Vlah, Kenya Dışişleri Bakanı Raychelle Omamo, Diyarbakır Anneleri Platformu Başkanı Ayşegül Biçer ve Uluslararası Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Günay Efendiyeva katıldı.

Programı, Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz ve Ukrayna Milletvekili, Kırım Tatar Milli Kurultayı delegesi Rüstem Umerov takip etti.

VLAH: POLİTİKACILARIN ÇEKİŞMESİ, BİRÇOK DÜNYA SORUNUNA YOL AÇIYOR

Oturumda ilk sözü Gagauz Yeri Özerk Cumhuriyeti Başkanı İrina Vlah aldı. Vlah, konuşmasını Gagauz Türkçesi’nde gerçekleştirdi.

Dünyanın çevre felaketleriyle boğuşduğunu ifade eden Vlah, “Biz politika egoizmine karşı çıkıyoruz. Politikacıların çekişmesi, birçok dünya sorununa yol açıyor. Siyasetçiler, güç için çatışıyorlar. Bizler geçmişi konuşuyoruz ama gelecek konusunda hiç konuşmuyoruz. Popülizm, insanlari aldatma üzerine kurulmuş durumda.” diye kaydetti. İnternet ortamındaki dezenformasyona ve manipülasyona da dikkat çeken Vlah, Moldova halkının buna karşı bir gücü olmadığını belirtti. Yeni gelişen dünyayı tartıştırmak gerektiğini ifade eden Gagauz Yeri Özerk Cumhuriyeti Başkanı, insanlar için en faydalı olanın bu olduğunu söyledi.

OMAMO: KADINLARIN DAHA FAZLA GÖRÜNÜR HALE GELMESİ GEREKİYOR

Kenya Dışişleri Bakanı Raychelle Omamo, barışı tehdidi eden unsurların geçmişten bugüne değiştiğini söyledi.

Omamo konuşmasında şu ifadelerde bulundu: “Koronavirus salgını, dünya barışını büyük oranda etkiledi. Kadınların bu konudaki katkısı önemli. Kadınların daha fazla görünür hale gelmesi gerekiyor. Şunu unutuyoruz, salgınla mücadelede kadının yeri çok önemli. Kovid’le beraber bu daha görünür hale geldi. Kadınlar, dünya çapındaki sektörlerde büyük oranda etkili. Özellikle, Afrika’da kadınların toplumu ayakta tutan görevleri üstlendi. Bunun daha görünür olması gerekiyor. Küresel barışı bu şekilde ayakta tutabiliriz.”

CEPPAR: KIRIM SADECE UKRAYNA İÇİN DEĞİL, TÜM KARADENİZ’İN, TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Kenya Dışişleri Bakanı Omamo’nun ardından Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Emine Ceppar konuşmasını gerçekleştirdi.

Emine Ceppar, “Kırım Tatarlarının geleceğinin ne olacağı konusunda düşüncelerimiz vardı. Sonra Rus işgali oldu. İşgalin ardından başımıza çok fazla şey geldi. Benim ülkem barışçıl bir şekilde çözüme katkı sunmak istiyor. Ancak ben dahil birçok insan savaştan yara aldı. Ülkemizde yurt içinde yerinden edilmiş birçok insan var. Şu anda buna karşı ciddi bir raporlarama da yapamıyoruz. Kırım’da şu anda durum iyi değil. Gidip ziyaret ederseniz bu korkuyu hemen hissedersiniz. Askerlerin tepkisi, gözaltılar, soruşturmalar… 5 yıldır gözaltında olanlar var. Kırım, benim memleketim Rusya’nın askeri üssü haline geldi. 2 milyon 500 bin insan orada rehin halde. Ruslar oraya getiriliyor. Bu sadece Ukrayna için değil tüm Karadeniz’in, Türkiye’nin güvenliği için çok önemli. Bence Türkiye ile beraber çalışarak bunu başarabiliriz. Sayın Erdoğan ve Çavuşoğlu’na çalışmaları için çok teşekkür ediyoruz.” diye kaydetti.

Ukrayna’nın şimdi Kırım Platformu’nu hayata geçirmeye çalıştığını belirten Ceppar, “Uluslararası çabaları bir araya getirmeye çalışıyoruz. 23 Ağustos’ta Kıyiv’de bu platformun zirvesi yapılacak, çok sayıda lider Kıyiv’e gelecek. İşgal şartlarında neler yapabiliriz bunu konuşacağız. Buna karşı neler yapabiliriz bunu konuşacağız.” dedi.

Ceppar ayrıca, “Pek çok uluslararası koalisyona katılabiliriz kadınlarla ilgili. Daimi olmayan BM (Birleşmiş Milletler) üyesi olarak bunu önemsiyoruz, eşitlik temelinde bunu yapmalıyız. Beş-altı yıl içinde küresel düşünüp yerelde harekete geçerek pek çok şey başarabiliriz. Bunlar algıları değiştirecek önemli konulardır.” yorumunda da bulundu. Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı sözlerini şöyle sonlandırdı: “Kadınlar aslında doğal müzakerecidir. Çocuklarıma hiç siyaset konuşmam. Bir gün kızım dönüp bana dedi ki, ‘Anne Kırım’da ne oluyor, bunun sorumlusu kim?’ Ben yedi-sekiz yıldır bu soruya cevap arıyorum.”

EFENDİYEVA: KADINLAR TÜRK DÜNYASINDA BARIŞ VE UYUMUN SEMBOLÜ OLARAK KABUL EDİLİYOR

Uluslararası Türk Kültür ve Miras VakfI Başkanı Günay Efendiyeva, konuşmasına Türkiye Dışişleri Bakanlığına teşekkür ederek başladı. Efendiyeva, “Buradaki fırsatı bize sağladıkları ve görüş alışverişinde bulundukları için çok minnettarım. Antalya Diplomasi Forumu’nun uzun bir süre sonra düzenlemesinden dolayı teşekkürlerimi sunarım. Tüm dünyanın dikkatini çeken bir program oluyor. Eski dönemden bu yana, kadınlar Türk dünyasında barış ve uyumun sembolü olarak kabul ediliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği bugün güncel bir durum ama. Türk dünyasında bu durum zaten vardı. Dede Korkut destanlarında bunun örneğini görebiliriz.” dedi.

Efendiyeva, Türk tarihinden örneklerle Türk kadının dünya barışına etkisini de dile getirdi. Azerbaycan’ın Karabağ Savaşında vermiş olduğu mücadeleye de dikkat çeken Efendiyeva, Ermeniler tarafından şehit edilen çok sayıda Azerbaycan Türkü kadın ve çocuğun olduğunu da hatırlattı.