Emel Fikir ve Kültür Konferanslarında bu hafta "Ukrayna-Kırım-Rusya: Kriz ve Yansımaları" konuşuldu

Diaspora
Mehmet Berk Yaltırık
29 Ocak 2022, 19:34
Mehmet Berk Yaltırık
29 Ocak 2022, 19:34

Emel Fikir Kültür Konferanslarında, bu hafta “Ukrayna-Kırım-Rusya: Kriz ve Yansımaları” konferansı gerçekleştirildi. Konferansın konuşmacısı Emekli Büyükelçi Ali Bilge Cankorel oldu. Cankorel, Rusya’nın tarihi travmaları çerçevesinde Ukrayna ile yaşanan gerilimi ve Rusya’nın yayılmacı politikalarını değerlendirdi.

Emel Kırım Vakfı’nın her hafta düzenlediği Emel Fikir Kültür Konferanslarının bu haftaki konuşmacısı Emekli Büyükelçi Ali Bilge Cankorel’di. 2001-2005 yılları arasında Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi olarak görev yapan, eski Afganistan Büyükelçisi ve Bakü’de AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) Temsilcisi Emekli Büyükelçi Cankorel, “Ukrayna-Kırım-Rusya: Kriz ve Yansımaları” başlıklı konuşmasında Ukrayna ile Rusya arasındaki gerilimi, Rusya’nın tarihi travmaları çerçevesinde değerlendirerek şimdiki durumu ve olası gelişmeleri değerlendirdi.

Çevrimiçi olarak Zoom platformu üzerinden 29 Ocak 2022 tarihinde düzenlenen ve Emel Kırım Vakfı’nın Facebook sayfası üzerinden canlı yayınlanan konferansın açılış konuşmasını ve takdimi Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay yaptı. Konferansa Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkanı Refat Çubarov da katıldı.

EMEKLİ BÜYÜKELÇİ CANKOREL: RUSYA’NIN POLİTİKALARINI TARİHİ TRAVMALAR ŞEKİLLENDİRİYOR

Emekli Büyüeklçi Cankorel, konferansa Rusya’nın politikalarında büyük oranda etkisi olduğu için Rusya ile durumu Rusya’nın tarihi travmalarını anlatarak başladı. Rusya’nın son dönemdeki dış politikasının ABD’nin (Amerika Birleşik Devletleri) Karadeniz’e yaklaşması ve Ukrayna’nın batıyla ilişkilerinin Moskova’yı paniğe uğratmasının bir sonucu olduğunu ifade eden emekli büyükelçi, gerek Altınordu döneminde, kuruluş yıllarındaki kuşatılmışlığın, gerekse Rusya Çarlığı’nın dağılması ve Sovyetlerin çöküşünün belli bir travma yarattığını söyledi. Cankorel, Rusya’nın bu travmaları şaşırtıcı görünse de batı sayesinde aştığını söyleyerek “Irak’taki Amerikan müdahalesi bölgede panik yarattı” tespitinde bulundu. 2003’teki Irak müdahalesinin o tarihlerde ekonomisinin iyi olmadığı Rusya için, ABD ve dünya kamuoyunda oluşan antipatinin moral oluşturduğunu, amaçlarına erişmede bu antikaptiyi kullandığını belirtti.

NATO’nun ve ABD’nin Ortadoğu’da meşgulken Rusya’nın bu zaman zarfında kendini toparlayıp travmasını aştığını, bu nedenle yayılmacı dürtülerinin üstün geldiğini ifade eden Cankorel, 2008’deki Gürcistan saldırısının başlı başına dünyanın gözlerini açan bir olay olduğunu arkasından 2014’te Kırım’ın işgalinin geldiğini söyledi. 2004’te Ukrayna’daki “Turuncu Devrim”in Rusya’nın müdahalelerine rağmen gerçekleşmesi ve Viktor Yuşçenko’nun cumhurbaşkanı olarak seçilmesini Rusya tarafından başarısız bir girişim olduğunu ifade eden Cankorel, kendi Kıyiv büyükelçiliği yaptığı dönemden hareketle Ukrayna’nın batıyla yakınlaşmasının 2000’lerde başladığını hatırlattı. 2001-2005 arasında Ukrayna’nın NATO ile ortak tatbikatlara başladığını söyleyen emekli büyükelçi, şimdiki Ukrayna ordusunun 2014’te deniz kuvvetlerini büyük oranda kaybetmiş olsa da kara kuvvetlerini epey güçlendirdiğini belirtti.

Ukrayna’nın demokratikleşme arzusunun Rusya’yı daha sert politikalar izlemeye ve ednişeye sevk ettiğini ifade eden Cankorel, Rusya’nın boşluk bulduğu alanda nüfuzunu yaymaya çalışacağını, Sovyet ve Çarlık’tan kalma yayılma eğilimlerinden pek kolay vazgeçemeyecek Moskova’nın hibrit savaşının yeni uygulamalarının görüleceğini söyledi.

Cankorel, konferansta “Hukuk Rusya için hiçbir şey ifade etmemektedir.” diyerek, “Kamuoyu Rusya’nın saldırganlığını unutmamalı. Doğu Anadolu’nun 45 sene Rus işgalinde kaldığını unutmayınız.” ifadelerinde bulundu. Ayrıca Türk cumhuriyetlerinde son aylarda yaşanan olaylara da değinerek, “Türk cumhuriyetleri demokratikleşme yolunda ilerlemeli. Aksi halde Rusya ve Çin’in kucağına düşmekten kurtulamayacaklar.”
Rusya gücü gördüğü anda geri çekilecektir. Biz bunu çok gördük”
dedi.

CANKOREL’DEN KIRIM VURGUSU: “KIRIM’IN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU HER ZAMAN SÖYLEDİM, RESMİ RAPORLARIMDA DA BUNU HEP BELİRTTİM”

Emekli büyükelçi Cankorel, görevli olduğu dönemde Kırım’ın ne kadar önemli olduğunu her zaman söylediğini, resmi raporlarında da bunu hep belirttiğini ifade ederek konferans çerçevesinde Kırım’ın stratejik önemine ve Rusya’nın izlediği politikalardaki etkisine şu sözlerle değindi:

“Batı güçlerinin girdikleri yerlerde büyük bir insani ve maddi yıkıma yol açtıktan sonra genellikle bir netice almadan çekilmeleri Rusya’yı cesaretlendirmektedir. Bir diğer konu, Ukrayna eski SSCB ülkeleri arasında (Baltık ülkeleri hariç) seçimle iktidar değiştiren tek ülke sıfatını taşımaktadır. Rusyanın asıl tahammül edemediği ve kendi hinterlanda ‘tehlikeli örnek’ olarak gördüğü husus asıl budur. Rusya’nın hazmedemediği bir mesele de Kırım’ın 1954’te Ukrayna’ya bağlanması ve SSCB sonrası Ukrayna sınırları içerisinde kalmasıdır. Şunu da ilave edelim ki 1991 yılında Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye’dir. Ukraynalılar, 1918-1922 yıllarında kurulan Ukrayna Cumhuriyetini ilk tanıyan ülkenin de Türkiye olduğunu bilmektedir. Karşılıklı elçilikler açıldığını da hatırlamaktadırlar. Ukrayna SSCB içerisinde iken 1932-33 yıllarındaki büyük açlığı, Sovyet rejiminin yarattığı sunni açlıkla gelen milyonlarca insanın ölümüne yol açan Holodomor’u unutmamışlardır. Ayrıca Ukraynalılar II.Dünya Savaşının en büyük mağdurlarıdır.

Cankorel, soru-cevap kısmında Kırım Tatarlarının, Kırım Tatar Milli Meclisi ve Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Ukrayna ve bölge siyasetinde rolü hakkında Zafer Karatay’ın yönelttiği soruya ise şöyle cevap verdi: “Kırım Tatarları ve Kırımoğlu tam bir ‘King Maker’. Kırım Tatarları, Kırımoğlu liderliğinde verdikleri demokratik, barışçı mücadele ile büyük saygı görmektedirler. Batı Dünyası Mustafa Aga’yı Kırımoğlu’nu bir özgürlük kahramanı olarak, büyük insan hakları savunucusu olarak görmektedir. Halen de onların mücadelesi takdir görmektedir.”

KTMM BAŞKANI REFAT ÇUBAROV: “TÜRK TOPLUMU RUS EMPERYALİZMİNİN TEHLİKELERİNİ ANLAMALIDIR”

Etkinliğe katılan KTMM Başkanı Refat Çubarov, konferansın konusu çerçevesinde Ukrayna’daki son durum hakkında yaptığı değerlendirmede, “Moskova sadece Sovyetlere özlem duymakla kalmıyor her türlü fedakarlığa rağmen o zamana geri dönmeye hazır olduğunu gösteriyor. Bu bizim için bir tehlike her şeyden önce Kırım Tatar halkı için. Moskova Kırım’ı askeri karakola dönüştürüyor ve 300 bin Kırım Tatarını Kırım topraklarından çıkarmak için her şeyi yapacak.” dedi.

Kırım’ın işgali sürdüğü müddetçe Kırım Tatarlarına yönelik tehlikelerin de artacağını ifade eden Çubarov, Rusya’nın saldırganlığının son bulması için Kremlin’in uluslararası hukuk sınırlarına döndürülmesi gerektiğini vurguladı. “Türk toplumu Rus emperyalizminin tehlikelerini anlamalıdır” diyerek Rus propagandasının etkilerine de dikkat çeken Çubarov son olarak , “Rusya korkuları çok olan bir rejim, korkutmak lazım. Korkutulmazsa yayılmaya devam edecek ve sonunun ne zaman geleceği belli olmayacak” diye kaydetti.

Konferansın video kaydını Emel Kırım Vakfı’nın Facebook sayfası üzerinden bu bağlantıya tıklayarak seyredebilirsiniz.