E. Hava Korg. Karakuş: TSK kıta sahanlığına müdahale edilmesine izin vermeyecektir!

12 Ağustos 2020, 16:47

Ozan Barış ERİM/ QHA Ankara

Türkiye, Doğu Akdeniz’de Kahire ile Atina arasındaki anlaşmaya karşı NAVTEX ilan etti. Oruç Reis’in Meis Adası’nın güneyi ile Kıbrıs açıklarında araştırma yapacağı duyuruldu. Yunanistan ile Mısır’ın anlaşmasına karşı Türkiye Oruç Reis hamlesi ile karşılık verdi. Ayrıca Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahire ile Atina arasındaki anlaşmayı yok hükmünde gördüklerini belirtti.

Türkiye, Oruç Reis isimli sismik araştırma gemisini Doğu Akdeniz’e gönderip NAVTEX ilan ederek bölgede taviz vermeyeceği mesajını verdi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin de Oruç Reis’e eşlik eden donanma gemilerini göndererek bölgenin güvenliğini sağlaması Yunanistan’ı alarm durumuna geçirdi. Emekli Hava Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş, Doğu Akdeniz’in Türkiye için önemini ve kıta sahanlığı gibi önemli konuları Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi.

İLGİLİ HABER: ORUÇ REİS’E TÜRK DENİZ KUVVETLERİ REFAKAT EDİYOR

“TÜRKİYE’NİN KITA SAHANLIĞI YUNANİSTAN’DAN FAZLA”

Kıta sahanlığı konusunda Türkiye’nin çok geniş bir alana sahip olduğunu belirten Emekli Hava Korgenerali Dr. Erdoğan Karakuş, deniz dibindeki haklarında Yunanistan’dan fazla olduğunu ifade etti. Türkiye’ye Uluslararası Deniz Hukuku kararı ile verilen hakların olduğunu belirten Karakuş, şöyle konuştu:

“Yunanistan’ın münhasır bölge ile ilgili Seville Üniversitesine yaptırdığı harita, 8 sene önce yayımlandı. O haritada Türkiye’ye sadece yüzde 4 denizlerden yararlanma hakkı verilmişti. Akdeniz’e en fazla kıyısı olan ülkeye, Antalya civarında çok küçük üçgen şeklinde bir bölge bırakılmıştı. Şimdi bu durumu daha iyi anlamak için iki konu var; bunlardan biri kıta sahanlığı konusu… 1950’li yıllardaki uluslararası toplantılarda alınan Deniz Hukuku kararı ile ülkelerin kıta sahanlığı belirlendi. Bu kıta sahanlığının belirlenmesi için belirli şartlar ortaya konuldu. Kıta sahanlığının şartlarında coğrafi devam yani kıta büyüklüğü söz konusu olarak deniz altında devam etmesi ve deniz altındaki yer altı zenginliklerinden yararlanma amaçlandı. Yani Anadolu gibi bir kıta olacak onun devamı olacak. Kıta olarak Yunanistan ile mukayese edilemeyecek kadar alanı olan Türkiye’nin, deniz dibinde de hakları Yunanistan’dan çok daha fazla olmuştur.

İLGİLİ HABER: “ORUÇ REİS” ENERJİ ARAMA GEMİSİ DOĞU AKDENİZ’E AÇILDI

“YUNANİSTAN’IN DOĞU AKDENİZ’DE BİR HAKKI BULUNMUYOR”

Kıta sahanlığı konusunda Türkiye neredeyse Ege Denizi’nin tamamına sahip durumdadır. Öte yandan, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz bölgesinde kıta sahanlığı adına hiçbir hakkı bulunmuyor çünkü Yunanistan’ın bölgede kıtası yok. Dolayısıyla Rodos Adası’nın doğusundan itibaren bölgede Yunanistan’ın hiçbir hakkı bulunmuyor. 18 Mart 2019 tarihinde Türkiye, Birleşmiş Milletler’e (BM) konu ile ilgili bildiri sundu. Bildiride Kıbrıs adasının kara sularından itibaren batıdan Girit’e kadar olan bölge Türkiye’nin kıta sahanlığıdır denildi. Bildiride sadece Mısır’ın bölgede bir hakkı olduğu, Mısır’ın da talep ederse Türkiye ile bir anlaşma yapabileceği de bildirildi. BM’de Türkiye’nin kıta sahanlığı talebine karşı çıkmadı.”

“MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGENİN BİR HÜKMÜ YOK”

Yunanistan’ın bölgede sık sık “Münhasır Ekonomik Bölge” konusunu gündeme getirmesi konusuna da açıklık getire Dr. Karakuş, bu konunun bir hükmü olmadığını belirterek, “Münhasır Ekonomik Bölge konusu daha sonra ortaya çıkarıldı ama bu konu hiçbir şeye dayanmıyor. Münhasır Ekonomik Bölgenin şartları, bölgede kim güçlü ise onun almasını içeriyor. Münhasır Ekonomik Bölge, 1982 yılında Uluslararası Deniz Hukuku Konferansı’nda kabul edildi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) bildiriye imza bile atmadı ancak bu bildiriden yararlanarak karasuları dışında denizde 212 mil civarındaki bölgenin kendine ait olduğunu ilan etti. Daha sonra BM, her bölge için bir üniversite görevlendirerek ülkelerin Münhasır Ekonomik Bölgelerinin belirlenmesi kararını aldı. Akdeniz’de ise konu için İspanya’daki Seville Üniversitesi görevlendirildi.” dedi.

Seville Üniversitesi’ne göre Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi

İLGİLİ HABER: ORUÇ REİS’E SAVAŞ GEMİLERİ EŞLİK EDİYOR

“YUNANİSTAN’A DAHA FAZLA ALAN VERİLDİ”

Seville Üniversitesinin BM ve AB’nin istekleri doğrultusunda yanlı bir harita hazırladığını savunan Emekli Korgeneral, şunları söyledi:

“Seville Üniversitesi ise BM ve Avrupa Birliğinin (AB) istekleri doğrultusunda hareket etti. Sonuç itibari ile 8 sene önce yayımlanan deniz haritasında Türkiye’ye yüzde 4 gibi bir alan uygun görüldü. Yunanistan’a ise Akdeniz’de yüzde 16’lık bir
Münhasır Ekonomik Bölge verildi. Akdeniz’e en fazla kıyısı olan Türkiye’ye yüzde 4, Yunanistan’a ise yüzde 16 gibi bir bölge verilmiş oldu. O dönemde bu konuya maalesef itiraz eden olmadı.

“YUNANİSTAN’IN DOĞU AKDENİZ’DE HAKKI YOKTUR”

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konu ile ilgili çok eğitimlidir. TSK’nın belirli oranın üstünde bir savunma sanayisi mevcuttur ve haklı dava konusunu savunacaktır ve savunmak zorundadır. Bu işin geriye dönüşü yoktur. Kıta sahanlığı olarak Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de hiçbir hakkı yoktur. Zaten Yunanistan, Mısır’ın da bir çok bölgesini neredeyse işgal ederek Mısır’la anlaşma yapmıştır. Mısır’daki ülkeyi yönetenler utanmalıdır. Yunanistan, Mısır’ın haklarını gasp ederek bir anlaşma yapmıştır.”

Türkiye’nin Uluslararası Deniz Hukukuna göre hak kazandığı kıta sahanlığı

“YUNANİSTAN, TÜRKİYE İLE SAVAŞMAYA KALKIŞAMAZ”

Karakuş, Yunanistan’ın bölgede Türkiye ile savaşmaya kalkışamayacağını ve TSK’nın herhangi bir müdahaleye izin vermeyeceğini belirterek, “Yunanistan, doğrudan Türkiye ile savaşmaya kalkışamaz. O nedenle devamlı olarak AB’nin yardımını almaya çalışıyor. Birçok ülke Doğu Akdeniz’de doğrudan bir savaşı göze alacak konumda değil. Doğrudan Libya’ya saldıran Fransa bile bölgede tutunamamıştır. Zaten yeterli askeri güce erişecek durumları bulunmuyor. Dolayısıyla TSK, bölgede herhangi bir müdahaleye asla izin vermeyecektir.” diye ifade etti.

Bunlara da bakın: