DQTK Genel Sekreteri Bayar: Rusya, işgal ettiği Kırım'da savaş suçu işlemektedir

Güncel
Ömer Kaya
31 Ocak 2022, 22:05
Ömer Kaya
31 Ocak 2022, 22:05

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar, Yaş Türkistan Haber sosyal medya platformunun çevrimiçi yayınına katıldı. Yaş Türkistan Haber Editörü Emre Kartal’ın sunduğu yayında, Rusya tarafından işgal edilen Kırım, Kırım Tatarlarına Rus işgalci yönetiminin insan hakları ihlalleri ve baskıları ile Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırgan politikaları ile olası saldırı girişiminin ele alındı. DQTK Genel Sekreteri Bayar, Kırım’da Rus işgalci yönetiminin Kırım Tatar halkına yönelik baskılarının savaş suçu niteliği taşıdığının altını çizdi.

Türk dünyasındaki gelişmelere yönelik paylaşımlarıyla bilinen Yaş Türkistan Haber platformunun 30 Ocak 2022 tarihindeki çevrimiçi yayınının konuğu Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri, Kırım Derneği Genel Başkanvekili Av. Namık Kemal Bayar oldu. “Kırım’da İşgal Ukrayna’da Tehdit: Rusya Ne İstiyor, Kırım Tatarları Ne Düşünüyor?” başlıklı yayında, Rus işgali altındaki Kırım’daki durum ve Rusya’nın Ukrayna’ya olası saldırı girişimi değerlendirildi. Bayar, Kırım’ın işgaline giden süreci, işgal döneminde yaşananları ve Rusya’nın Kırım’da düzenlediği sözde referanduma ilişkin bilinmeyenleri anlattı. Kırım’da yaşanan insan hakları ihlalleri ve Kırım’da yaşanan baskıların halen devam ettiğini kaydeden Bayar, Kırım’da eğitimin Ruslaştırılması ve ana dile yönelik baskıları dile getirdi. DQTK Genel Sekreteri Bayar, “Bu durum, sadece Kırım için değil artık 2020’de çıkan ana dili kanunu ve 2021’deki anayasa değişikliği ile Rusya Federasyonu sınırları içerisinde yaşayan Rus olmayan tüm halklar için geçerli bir konu olacak” ifadelerini kullandı.

KIRIM TATAR HALKININ RESMİ YÖNETİM ORGANI KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNE KARŞI BASKILAR

Rusya’nın son olarak Tataristan’da cumhuriyetini lağvetmesi örneğini hatırlatan Bayar, “Ayak seslerini yıllar öncesinden duyduğumuz yeni Rusya Çarlığı’nın kuruluşunun adımlarıydı.” değerlendirmesini yaptı.

Namık Kemal Bayar, “Kırım’da Kırım Tatar Milli Meclisimiz yasaklandı, yani halkın kendini temsil etme imkanı ortadan kaldırıldı. KTMM Başkanı Çubarov ve KTMM üyeleri Kırım dışına çıkarıldı, sürgüne gönderildi. Hem siyasi özgürlükler hem ifade özgürlüğü hem de vatanda yaşama hak ve özgürlükleri elinden alındı. İşgalden sonra 30-35 bin Kırım Tatarı, Ukrayna ana karasına sığınmak zorunda kaldı. Ana dilinizde sokakta, kamu kurumlarında, mahkemelerde konuşamasınız. Adil yargılanma diye bir şey yok. Kırımoğlu, gibi dünyanın tanıdığı bir insan hakları aktivisti, bir halkın lideri, vatandan sürüldü o da Kıyiv’de yaşamak mecburiyetinde burakıldı” değerlendirmesini yaptı.

KIRIM’DA İŞGALCİ YÖNETİM TARAFINDAN KAÇIRILAN VE ORTADAN KAYBOLAN KIRIM TATARLARI

Kırım’ın işgalinin ilk şehidi Reşat Ametov’un dün kaydedilen doğum gününü hatırlatan Bayar, “Ametov ilk oldu ama son olmadı. Bugüne kadar işgale direndiği için öldürülen ve naaşlarına ulaşılabilen sayısı 20 civarında… Çoğunluğu da işkenceye uğramış durumda. Hala daha kayıplar devam ediyor. Ervin İbragimov halen kayıp… Tutuklanan ve mahkum olarak yatan Kırım Tatar sayısı 190, gözaltına alma olayları tutuklanma ve baskınlar… Aşağı yukarı her hafta Kırım’dan bu haberleri alıyoruz. Ben üç yıl önce 1500. ev baskınından sonra saymayı bıraktım, sayılar sürekli artıyor… Kırım’da yaşayan 350 bin Kırım Tatarının yaklaşık 40-50 bin civarında meskeni var… Yüzde 15-20’si baskına uğramış durumda. Kırım’daki Kırım Tatarlarının yaklaşık yüzde 8’i Kırım’ı terk etmek zorunda kaldı, sürgüne gitti” değerlendirmesini yaptı.

“KIRIM’DA SAVAŞ SUÇU İŞLENİYOR”

Kırım’daki sözde referanduma katılım oranı, 2014 Ağustos ayında Rusya Ombudsmanı’nın açıkladığı verilere göre, katılım oranının yüzde 35 olduğunu ağzından kaçırdı. Kırım’daki insan hakları dediğimiz zaman, ifade özgürlüğü, çalışma özgürlüğü ana dilde çalışma seyahat kendi istediği ülkede yaşama, hayat hakkı adil yargılanma hakkı gibi insanların hakları ihlal ediliyor. Bunların hepsi Kırım’da bugün itibarıyla tehdit altında. Dünyadaki uluslararası insan hakları kuruluşları, Kırım Yarımadası’nı insan haklarının kara deliği olarak tabir etmeye başladı. Bana göre, daha fazla ileri gitmek lazım… Artık, Kırım’da Rus işgal yönetiminin ihlalleri, basit ihlallerden çıktı artık insanlık suçu kavramının da ötesinde bir savaş suçu haline geldi. suçunun ötesinde savaş suçu haline geldi. Lahey Adalet Divanında Ukrayna-Rusya arasında devam eden davanın savcısı, Rusya’nın kırım’da işlediği fiillerin savaş suçu olarak nitelendirilmesi gerektiğini ifade etti. Umuyoruz ki, Uluslararası Ceza Mahkemesi bu konuda daha ciddi adımlar atar.”

Programda, dünyanın Putin Rusyası’na uyguladığı yaptırımların Kremlin idaresini ciddi şekilde yıprattığını ifade eden Bayar, bu yaptırımların çok daha sert bir şekilde uygulanmasının altını çizdi.

TÜRKİYE’NİN UKRAYNA İLE STRATEJİK ORTAKLIĞI VE KIRIM’DAKİ RUS İŞGALİNİ TANIMAMASI

Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri Bayar, “Türkiye’nin Ukrayna’ya SİHA vermesi, Türkiye ve Ukrayna’nın staretik ortak olduğunun en bariz göstergesidir. Çünkü Türkiye biliyor ki, Ukrayna’nın başına gelebilecek bir işgal senaryosu, on yıllar içinde Rus ordusunun Türkiye sınırlarına dayanması demektir. Çünkü, biz tarihte bunu yaşadık. Kırım Hanlığının işgalinden sadece 90 yıl sonra Rus ordusu, Yeşilköy’e, Erzurum’a, Kars’a girmişti. Türkiye, bu tarihi tecrübeden ders almış durumda. Türkiye’nin Ukrayna’nın varlığı ve toprak bütünlüğünü destek konusunda aktif olduğunu biliyoruz. Yaptırım uygulayan pek çok devlete göre Türkiye’nin Ukrayna politikasını çok daha akılcı buluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.