Doğu Türkistanlılar, Çin'in Interpol'deki etkisini protesto etti

Güncel
_QHA Ankara
23 Kasım 2021, 15:16
_QHA Ankara
23 Kasım 2021, 15:16

İstanbul’da bugün Uluslararası Doğu Türkistan STKlar Birliğinin organizasyonuyla Beşiktaş Barbaros Parkı’nda Çinli aday Hu BinChen’in Interpol Yürütme Kurulu Başkanlığına aday gösterilmesi ve Çin’in İnterpol üzerindeki etkisinin artması protesto edildi.

Uluslararası Doğu Türkistan STKlar Birliği, 23 Kasım 2021’de Çin’in Interpol üzerinde artan etkisini protesto etmek için protesto gösterisi düzenledi. Uluslararası Kamuoyunun dikkatini çekmek amaçlı protesto ve basın açıklaması gerçekleştiren Doğu Türkistanlıların basın açıklamasını Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Genel Sekreteri Nureddin İzbasar yaptı.

DOĞU TÜRKİSTANLILAR ÇİN’İN INTERPOL’DEKİ ETKİSİNİN ARTMASINDAN ENDİŞELİ

Uluslararası Doğu Türkistan STKlar Birliği adına yapılan basın açıklaması:

Interpol genel kurul ve yürütme kurulu seçimleri 23-25 Kasım’da İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Bu seçimde Çin Merkezi Emniyeti Uluslararası İş birliği Dairesi Başkan Yardımcısı Hu BinChen’in Çin tarafından Kurul Başkanlığına aday göstertilmesi, uluslararası arenada büyük endişe uyandırmaktadır. Interpol’ün uluslararası düzeyde hukuk ve adaletin inşası için hizmet etmek, suçluların cezalandırılması için evrensel iş birliğini geliştirmek gibi amaçları bulunmaktadır. Kuruluşundan bu yana takdir edilecek kazanımlar sağlayan ve aynı zamanda yaptırım gücüne sahip olan böyle önemli bir uluslararası kuruluşun asıl misyonuna sadık kalabilmesi için çok dikkatli ilerlenmesi gerekmektedir.


Çin; yayılmacı politikalarının bir parçası olarak, uluslararası düzen ve barışı inşa etmek amacıyla kurulan kuruluşlarda etkisini arttırarak, bu kuruluşları evrensel değerler, insan hakları, demokrasi ve özgürlüğe aykırı kendi icraatları için kullanmayı hedeflemektedir. Interpol’ün bir önceki Çinli Başkanı’nın görevdeyken, gizemli bir şekilde tutuklanması ve Interpol’ün işleyişine aksaklık getirilmesi de Çin devletinin uluslararası kuruluşlara olan bakış açısı ve tutumunu sergilemektedir.

Son 20 yılda;

-Çin’in talebi üzerine ilan edilen kırmızı bülten 10 katı artmıştır,

-Çin rejimine karşı fikir beyan edenler, Çin tarafından işgal ve soykırıma maruz kalan Doğu Türkistanlı ve diğer şahıs ve tüzel kişilikler terör bahanesiyle kırmızı bülten ile aranmıştır,

-Yine bu insanlar; tutuklanmış, gittiği ülkelerden sınır dışı edilmiş, Hac ibadetleri, ticaret ve diğer faaliyetleri engellenmiştir

-Birkaç ay önce Fas’ta tutuklanan İdris Hasan, haksız ve usulsüz Interpol kırmızı bülteni ile zorluklara maruz bırakılmıştır.

Bu sayılanlar gibi olaylar göz önünde bulundurulursa; Çin adayının Interpol için zararlı olduğu ve Interpol’ün uluslararası arenada temsil ettiği itibar ve güvenin yok edilmesine yol açacağı açık ve net bir sonuçtur.

Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olarak, Çin’in Interpol’ü kullanarak senelerdir Doğu Türkistan diasporasında oluşturduğu siyasi ve ekonomik açıdan güvenlik tehditleri ve zararlarını referans alıyoruz. Bu noktada Interpol’e üye olan diğer devletlerin, seçim hakkı olan delegelerin ve denetim kurulunun Çinli adayın adaylık hakkı konusunda daha hassas ve insancıl karar vermesini talep ediyoruz.

Çin’in Interpol ve birçok uluslararası kuruluştaki etkisinin artmasının diğer ülkelerin ulusal ve uluslararası çıkarları ile savunduğu değerlere, düzene tehdit teşkil edeceğinin de altını çiziyoruz. Bu konularda bizimle aynı kader ve görüşü paylaşan diğer mağdurlar ile uluslararası düzenin korunmasını destekleyen insan hakları örgütleri, senatörler ve devlet vekilleri ile ortak endişelerimizi iletiyoruz. Türkiye başta olmak üzere, diğer devletlerin bu konuyu ele alarak yeni yürütme kurulunun daha adil ve Interpol’ün misyonuna sadık şekillendirilmesi için çaba göstermeleri çağrısında bulunuyoruz.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN


Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Çin hükumeti, dünya kamuoyundan toplama kampındaki Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri gizlemektedir. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı toplama kamplarında zorla tutuluyor. Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve şiddet politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya kalmaktadır.