Doğu Türkistanlı Yusuf Amat'a suikast davası: Mahkemenin ardından basın açıklaması yapıldı

Güncel
_QHA Ankara
02 Haziran 2021, 14:09
_QHA Ankara
02 Haziran 2021, 14:09

Çin’e ajanlık yapmayı reddettiği için Çin istihbaratının hedefi olan Uygur Türkü Yusuf Amat’ın İstanbul’da suikaste uğraması olayıyla ilgili duruşma, bugün Bakırköy Adliyesi’nde görüldü. Mahkemenin ardından yapılan basın açıklamasında mağdur Doğu Türkistanlı Amat’ın avukatı Prof. Dr. İlyas Doğan ve Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Genel Sekreteri Nureddin İzbasar, suikasti ve dava sürecini anlattı. Konuyu yakından takip eden Doğu Türkistanlı aktivist QHA’ya verdiği demeçte, “Doğu Türkistanlılar bu işin peşini bırakmayacak” dedi.

Doğu Türkistanlı Uygur Türkü Yusuf Amat’ın (Yusufjan Emet), İstanbul’daki evinin önünde kimliği belirsiz kişiler tarafından silahlı saldırıya uğramasının ikinci duruşması, bugün Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldı. Amat’ın avukatı, suikaste karışan kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu ve mahkeme bu talebi kabul etti.

“DOĞU TÜRKİSTANLILAR, BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAK”

Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Genel Sekreteri Nureddin İzbasar, QHA’ya verdiği demeçte, suikaste uğrayan Yusuf Amat’ın ağır bir şekilde yaralandığını, vücudunun boyundan alt kısmının felç olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Bu olayın açık bir şekilde suikast olduğunu düşünüyoruz. Bu basit bir husumet değildir. Kendisinin basına verdiği demeçlerden itibaren tehdit ve şantajla sindirilmeye çalışıldığını gördük. Olay günü suikastçilerin biri Amat’a ateş ederken, bir diğeri de videoya çekiyor. Eğer basit bir insansa neden videoya çekiyor. Biz Doğu Türkistanlılar olarak, bunun para karşılığı, kiralık katillerin eliyle yapıldığına inanıyoruz. Çin’in her daim Doğu Türkistanlıları, Dubai’ye Azerbaycan’a gitmeye çağırdığını da biliyoruz. Bu suikastin arkasında Çin’in olduğu kanaatindeyiz. Bizler, sadece faillerin cezalandırılması değil bu işe karışan herkesin Türk adaleti önünde, uluslararası mahkemeler nezdinde adil bir şekilde yargılanmasını talep ediyoruz.”

ÇİN’İN ANKARA BÜYÜKELÇİLİĞİ VE İSTANBUL BAŞKONSOLOSLUĞUNA SORUYORUZ: BU İŞTE PARMAĞINIZ VAR MI?

Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Genel Sekreteri, aynı zamanda olayla ilgili Çin’in Türkiye’deki temsilciliklerine de seslenerek, “Çin’in Ankara Büyükelçiliğine ve İstanbul Başkonsolosluğuna soruyoruz, ‘Bu işte sizin parmağınız var mı? Bu fiili siz mi işlediniz? Neden vurulduğuna dair kendilerinden de bir açıklama bekliyoruz. Biz tüm Doğu Türkistanlılar olarak bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

UYGUR TÜRKÜ, ÇİN İSTİHBARATININ TEHDİTLERİNİ İFŞA ETTİĞİ İÇİN SUİKASTE UĞRADI VE FELÇ OLDU

İstanbul Avcılar’da 2 Kasım 2020 tarihinde meydana gelen olayda, Uygur Türkü Yusuf Amat silahla yaralandı ve felç oldu. Doğu Türkistanlı aktivistler, yaşanan suikastin bir süredir Çin istihbaratının peşinde olduğu Amat’ın uluslararası basına konuşması ve ajanlık yapmayı reddetmesiyle ilgili olduğunu ifade etti. Doğu Türkistan’da yaşayan ailesi hakkında Çin güvenlik güçleri tarafından tehdit edildiği iddia edilen Yusuf Amat, bu tehdit ve şantajları sosyal medya ve uluslararası basına konuşarak ifşa etmişti. Suikastin ardından Yusuf Amat, 3 Kasım 2020 saat 21.00’de Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyata alındı.

Doğu Türkistan’in Karamay şehrinde yaşayan ailesi hakkında şantaj ve tehditle Türkiye’de yaşayan Uygurlar hakkında bilgi toplayarak Çin’e casusluğuna zorlanan Yusufcan Emet, geçen sene Al Jazeera haber sitesine bir röportaj vermişti. Emet, bu röportajda, Çin’e ajanlık yapmaktan vazgeçtiğini belirtmişti. Al Jazeera haber sitesindeki röportajında2012 yılında bu yana Çin güvenlik güçleri tarafından tehditle casusluk yapmaya zorlandığını ifade eden Emet, bu yola annesine işkence ile şantaj yapıldığı için girdiğini belirtiyor. Emet’in dikkat çeken röportajında, Çin güvenlik görevlisinin kendisini Çin’in küresel gözetim ağının bir parçası olarak yurt dışına da casusluk yapması için gönderdiğini aktarıyor. Emet bu nedenle, 2012’den 2018’e kadar Afganistan, Pakistan ve Türkiye’deki Uygur topluluklarına sızması için görevlendirildiğini söylüyor. Uygur aktivist, Pekin’in dünya çapında sayısız muhbiri olduğunu da sözlerine ekliyor. 1 Şubat 2019 tarihli röportajda Yusufcan Emet, casusluk için gönderildiğini ifade ederek artık casusluk yapmayı reddettiğini kaydediyor. Halkının maruz kaldığı zulümlere daha fazla sessiz kalamadığını ve çok pişman olduğunu belirtiyor.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor.ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Ayrıca, Çin hükumeti, her ne kadar dünya kamuoyunda aksini iddia etse de Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı zorla tutuluyor. Burada, Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve zulüm politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve diğer azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya.