Doğu Türkistanlı kamp mağdurları: Türkiye, Doğu Türkistan'daki soykırımı kabul etmeli ve BM'ye taşımalı

Haberler
_QHA Ankara
08 Temmuz 2021, 15:28
_QHA Ankara
08 Temmuz 2021, 15:28

Doğu Türkistanlı kamp mağdurları, Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önündeki eyleme aralıksız devam ediyor. Kamp mağdurları, önceki gün Türkiye’ye, Doğu Türkistan’daki soykırımın kabul edilmesi ve konunun Birleşmiş Milletler’e götürülmesi için çağrı yaptı.

Çin’in sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalan toplama kampı mağduru Doğu Türkistanlılar, 200 günü aşkın bir süredir Çin İstanbul Başkonsolosluğu önünde aile nöbeti tutuyor. Başkonsolosluk önündeki Doğu Türkistanlı kamp mağdurları, Çin’den aileleri hakkında sağlıklı bilgi talep ediyor ve Doğu Türkistan’da yaşanan soykırımın bitmesini istiyor. Dün gerçekleştirilen aile nöbetinde kamp mağdurları, Türkiye hükumetine, “Doğu Türkistan’daki soykırımı kabul edin” ifadeleriyle seslendi.

DOĞU TÜRKİSTANLI MAĞDURLAR, DIŞİŞLERİ BAKANI ÇAVUŞOĞLU’NDAN RANDEVU TALEP EDİYOR

Doğu Türkistanlı kamp mağdurları adına konuşan Mirzehmet İlyasoğlu, “Türkiye hükumetinden Çin’in Doğu Türkistan’da yürüttüğü insanlık dışı politikasını soykırım olarak kabul etmesini ve BM’ye taşımasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Ayrıca kamp mağdurları, yaşanan soykırım ve insan hakları ihlallerine karşı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na da seslenerek, “Biz hala ailem nerede diyoruz. Hala Çin’e toplama kamplarını kapat diyoruz. Türk soylulara soykırımı durdur diyoruz. Çin bunlara ısrarla kulak tıkıyor. Bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti devletimizin hükumet ve devlet yetkililerine sesleniyoruz, ‘Sayın Bakanım, dün ABD’nin Dışişleri Bakanı, Doğu Türkistanlı toplama kampı mağdurlarıyla görüştü. Bizim burada siyasi bir duruşumuz yok. En temel hakkımız olan ‘ailemiz nerede’ sorusunu soruyor ve buna bir cevap arıyoruz. Sayın Bakanımız, lütfen dertlerimizi dinleyin bize randevu verin sorunlarımızı anlatalım” dedi.

TOPLAMA KAMPI MAĞDURU DOĞU TÜRKİSTANLILARIN AİLE NÖBETİ

Doğu Türkistanlıların akrabaları hakkında bilgi talep ettikleri eylemlere 13 Ocak 2021 tarihinde ara verildi. Aktivistlerin ısrarlı çabaları sonuç verdi ve İstanbul Valiliği ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, konuyu konsolosluğa ileteceklerini bildirdi. Doğu Türkistanlıların talepleri, İstanbul Valiliğince karşılık buldu. Çin yönetimine teslim edilmek üzere, Türkiye’deki on binlerce Doğu Türkistanlı dilekçe toplama sürecine başladı. Ankara’da ise 3 Şubat 2021 tarihinde Çin Ankara Büyükelçiliği önünde aile nöbeti mücadelesi başladı. Eylem izinsiz olduğu gerekçesiyle devam edemezken; Doğu Türkistanlı kamp mağdurları, Ankara’da temaslarda bulunarak, Türkiye’de seslerini duyurmaya ve Çin yönetiminden cevap almaya çalıştı. Ankara’daki Çin Büyükelçiliğinde seslerini duyuramayan Doğu Türkistanlılar, tam 120 gündür Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde hak arayışını sürdürüyordu.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor.ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Çin hükumeti, dünya kamuoyundan toplama kampındaki Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri gizlemektedir. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı toplama kamplarında zorla tutuluyor. Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve şiddet politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya kalmaktadır.