Kırım Tatar Teşkilatları Platformu'ndan 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgününü Anma Programı

Diaspora
Ozan Barış Erim
20 Mayıs 2021, 17:04
Ozan Barış Erim
20 Mayıs 2021, 17:04

Kırım Tatar Teşkilatları Platformu, Kırım Tatar Sürgününün 77. yıl dönümü kapsamında “18 Mayıs Kırım Tatar Sürgününü Anma Programı” düzenledi. Çevrimiçi düzenlenen toplantıya Türkiye’deki tüm Kırım Tatar dernek ve vakıfları ile birlikte, Amerika Birleşik Devletleri ve Romanya’da bulunan Kırım Tatar teşkilatları, İngiltere, Norveç, Polonya temsilcileri de olmak üzere 63 teşkilat iştirak etti.

Kırım Tatar halkının Vatan Kırım’dan sürgün edilmesi ve soykırıma uğramasının 77. yıl dönümü kaydedildi. 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü kapsamında Türkiye’deki Kırım Tatar diasporası bir çok çevrimiçi etkinlikle, Kırım Tatar soykırım kurbanlarını andı.

KIRIM TATAR TEŞKİLATLARI PLATFORMU, 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMINI ANDI

Kırım Tatar Teşkilatları Platformu, 18 Mayıs 2021 Salı günü, 1944 yılında Sovyet rejimi tarafından kanlı bir sürgüne gönderilen ve soykırıma maruz kalan Kırım Tatarları için “18 Mayıs Kırım Tatar Sürgününü Anma Programı” adlı çevrimiçi toplantı düzenledi. Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar’ın moderatörlüğünde yapılan toplantıya, dünyanın dört bir yanından 63 teşkilat katılım sağladı. Programa; Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) ve DQTK Başkanı Refat Çubarov, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Abdülhadi Turus, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andriy Sıbiga (Andrii Sybiha), Litvanya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Vaida Stankeviciene ve Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Oleksandr Gaman katılım sağladı.

Çevrim içi toplantıya katılım sağlayan 63 teşkilatın imzasıyla bir bildiri yayımlandı. Eş zamanlı olarak Kırım Tatar Sivil Toplum Kuruluşları sayfasından canlı yayınlanan etkinlik, dua merasiminin ardından sona erdi.

KIRIM TATAR TEŞKİLATLARI PLATFORMU’NUN BİLDİRİSİ

Kırım Tatarları, 10 asırdan uzun süredir Kırım ve çevresinde zuhur etmiş Türk ve İslam kültürünün mirasçılarıdırlar. Bu coğrafyada yarattıkları eşsiz kültürleri ve kimlikleri ile Kırım’ın yerli halkı (indigenous people) Kırım Tatarlarıdır. Kırım Tatarları olarak bizler, asılar boyunca vatanımız Kırım’da derin ve güçlü köklere sahip bir medeniyet inşa ettik ve Türk-İslam dünyasına eşsiz kültürel ve medeni katkılarda bulunduk.

Vatanımız Kırım’ı ve bölgesini kontrol etmek ve bunun için yürüttüğü işgalci siyasetini devam ettirmek isteyen Moskova yönetiminin halkımıza karşı yürüttüğü, bitmek bilmeyen saldırıları bu kültürü ve medeniyeti ortadan kaldırmak amacıyla başlamıştır ve bu doğrultuda devam etmektedir. Vatanımız Kırım’ın birinci defa işgal edildiği 1783 senesinden bugüne kesintisiz bir şekilde devam eden bu politikalar bir soykırım kampanyasından başka bir şey değildir. Birinci işgalden 1900’lerin başlarına kadar 1,8 milyon civarında bir insanımızın eski Osmanlı topraklarına ve Anadolu coğrafyasına göç etmeye mecbur bırakıldığını biliyoruz. Bu insanların önemli bir kısmının göç yolunun zorlukları sebebiyle hayatlarını kaybettiklerini ise unutmuyoruz.

Her türlü baskıya ve saldırıya rağmen, Kırım’da yaşamaya devam eden kahraman halkımız 1917’de ve sonrasında hem Kırım Tatar devletini kurmak hem de medeniyetlerini korumak ve yüceltmek için büyük fedakarlıklar yapmışlardır. Asırlar boyunca denenen her türlü alçak yönteme rağmen, onurlu mücadelemize karşı başarılı olamayan Moskova yönetimi, soykırım uygulamalarının zirvesine 1944 senesinde ulaşmıştır. 18 Mayıs 1944 senesinde asılsız suçlamalara ve yalanlara sığınarak Kırım’da yaşayan halkımız topyekûn sürgüne tabi tutulmuş ve Ural Dağlarına, Sibirya’ya ve Orta Asya çöllerine gönderilmiştir. Neredeyse 20 gün süren bu sürgün sırasında ve takip eden bir yıl içinde durmayan işkenceler neticesinde, sürgün edilen halkın neredeyse yarısı hayatını kaybetmiştir.

Halkımız, bu şartlar altında vatanlarına dönmek ve tarihin şahitlik ettiği en büyük haksızlıklardan olan bu sürgüne karşı çıkmak için büyük bir milli hareket örgütlemişlerdir. Tamamen barışçıl yöntemler kullanarak, sürgün yerlerindeki insanlarımızı bu hareketin etrafında kenetleyen ve Sovyetler Birliği denen hapishanenin yıkılması sırasında vatan Kırım’a bir dönüş hareketi başlatan kahramanlarımızın başarıları bütün dünyaca bilinmekte ve takdir edilmektedir. Bu hareket sayesinde haklarımızı tekrar elde etmek için kurulan demokratik öz yönetim organımız Kırım Tatar Milli Kurultayı ve onun icra organı durumundaki Kırım Tatar Milli Meclisi ise dünya çevresinde saygı ile anılan ve bizlere gurur veren kurumlardır.

Bu kurumlarımızın çalışmaları ile elde ettiğimiz kazanımlar ve başarılar, 2014 senesinde Moskova’nın Kırım’ı tekrar işgal etmesi ile elimizden alınmaya çalışılmaktadır. Kırım Tatar halkı Kırım’dan tekrar sürülmek ve insanlarımız korkutularak sindirilmek istenmektedir. Hafızamız silinmek ve tarihimize dönüp baktığımızda bizlere gurur veren hatıralar unutturulmak istenmektedir. Bizlere acı veren ama bir o kadar da çalışma azmi veren acı dolu hatıralarımız ise propaganda yöntemleri ile ‘sulandırılmaya’ ve manipüle edilmeye çalışılmaktadır.

Soykırım kavramının siyasi emellerle kullanılmaya çalışıldığı şu günlerde, Doğu Türkistan’daki soydaşlarımıza ve Filistin’deki kardeşlerimize karşı yürütülen yok etme politikalarına gözlerini ve kulaklarını tıkayan dünya kamuoyunun soykırım suçları bulmak için zorlama siyasi hikayelere sarılmasına veya uzaklara bakmasına gerek yoktur.

Kırım Tatar halkı kendisini yok etmek için yapılmış 18 Mayıs 1944 sürgününü unutmamıştır ve unutmayacaktır.

Kırım Tatar halkı dün olduğu gibi bugün de haklının ve mazlumun yanında, katilin ve caninin karşısında olmaktan geri durmayacaktır.

Kırım Tatar halkı olarak bizler, vatanımızın tekrar barış ve huzur yurdu olması için çalışmaya devam edeceğiz!

Bütün muhaceret, sürgün ve işgal şehitlerimize; ve ayrıca günümüzde Doğu Türkistan’da ve Filistin’de katledilen kardeşlerimize Allah (c.c.)’tan rahmet diliyoruz.

Millet! Vatan! Kırım!

Türk ve Dünya kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Bildiriyi imzalayan teşkilat temsilcileri ise şu şekilde:

Çanakkale Kırım ve Romanya Tatarları Derneği / Erol Günaydın
Düzce Kırım Derneği / Osman Kesen
Emel Dergisi / Özgür Karahan
Emel Kırım Vakfı / Nurten Bay
Emiryakup Kırımlılar Derneği / Şevket Savaş
Eskişehir Kırım Derneği  / Ercan Bozkurt
Eskişehir Kırım Halk Bilimi Derneği / Erol Kurun
Etimesgut Kırım Derneği / Ergin Batur
İzmir Kırım Derneği / Nuran Çağatay
Kırım Derneği Afyonkarahisar Şubesi / İrfan Yıldırım
Kırım Derneği Aksaray Şubesi / Rıdvan Çağlayan
Kırım Derneği Alaca Temsilciliği / Şükrü Bilgili
Kırım Derneği Amasya Şubesi / Metin Kırım
Kırım Derneği Balıkesir Şubesi / Murat Çelik
Kırım Derneği Ballıkpınar Şubesi / Erdinç Baybörü
Kırım Derneği Bandırma Şubesi / İsmail Okbay
Kırım Derneği Bursa Şubesi / Ömer Bircan
Kırım Derneği Ceyhan Şubesi / Murat Kandemir
Kırım Derneği Çatalca Şubesi / Erol Taylan
Kırım Derneği Çiftlikköy Şubesi / Ayten Oruç Tataroğlu
Kırım Derneği Çorlu Şubesi / Burhan Çolpan
Kırım Derneği Edirne Şubesi / Mehmet Berk Yaltırık
Kırım Derneği Gebze Şubesi / Şerife Orak
Kırım Derneği Genel Merkezi/ Mükremin Şahin
Kırım Derneği İngiltere Temsilciliği / Levent Aysan
Kırım Derneği İstanbul Anadolu Yakası Şubesi / Şebnem Sözen
Kırım Derneği İstanbul Şubesi / Celal İçten
Kırım Derneği Kalecikkaya Temsilciliği / Recep Atmaca
Kırım Derneği Keçiören Temsilciliği / Uğur Akdeniz
Kırım Derneği Kırıkkale Şubesi / Murat Lüy
Kırım Derneği Kocaeli Şubesi / Şengül Talgır
Kırım Derneği Konya Şubesi / Haldun Soydan
Kırım Derneği Manavgat Şubesi / Diğdem Başak Başkır
Kırım Derneği Mersin Şubesi / Orhan Oğuz Çetinkaya
Kırım Derneği Nevşehir Temsilciliği / Semih Kırım
Kırım Derneği Norveç Temsilciliği / İlkay Matur
Kırım Derneği Ordu Temsilciliği / Recep Azaklı
Kırım Derneği Polonya Temsilciliği / Edige Burak Atmaca
Kırım Derneği Romanya Temsilciliği / Metin Ömer
Kırım Derneği Sungurlu Şubesi / Elvan Çağatay
Kırım Derneği Toydemir Şubesi / Selçuk Bozdemir
Kırım Derneği Ukrayna Temsilciliği / İsmet Yüksel
Kırım Derneği Yalova Subaşı Şubesi / Canan Neşeli
Kırım Gelişim Vakfı Afyonkarahisar Temsilciliği / Ersel Onrat
Kırım Gelişim Vakfı Ankara Temsilciliği / Begüm Mermeroğlu
Kırım Gelişim Vakfı Bursa Temsilciliği / Haluk Yaşayanlar
Kırım Gelişim Vakfı Eskişehir Temsilciliği  / Abdullah Akkurt
Kırım Gelişim Vakfı İstanbul Temsilciliği   / Işıl Gözleveli
Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı / Tuncay Kalkay
KTMM Türkiye Temsilcisi / Zafer Karatay
Polatlı Kırım Derneği / Ali Sait Temurer
Romanya,Dobruca, Kırım Göçmenleri Derneği / Cezmi Karasu
Sakarya Kırım Derneği / Vefa Coşkun
Şefika Gaspıralı Kadın İnisiyatifi / Nur Şeker Kurnaz
Tatarsiad / Ali İlkbaş
TURKSİD / Ertan Baştuhan
Tuvğan Til / Oya Deniz Çongar
Tüm Tatar Türkleri Kültür Spor Kulübü Derneği / Şükrü Öner
Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneği / Ali Olgun Boydak
Yalova Kırım Derneği / Etem Sevin

18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI

Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatarlarının büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün edilen Kırım Tatarlarının yüzde 46’sı yolda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu.

Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Kırım Tatar adı yok edilmişti. Bunun sonucunda Kırım Tatar halkı büyük kayıplar yaşadı. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başlarken 150 bini maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgününü soykırım olarak tanıdılar.