Cumhurbaşkanı Erdoğan: Libya'daki savaşı bizzat Rusya yönetiyor

16 Şubat 2020, 14:41

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya’nın Libya’daki savaşı en üst düzeyde bizzat yönettiğini, Suriye’de gözlem noktalarının kuşatılmasına da göz yummayacaklarını vurguladı. Ayrıca Erdoğan, James Jeffrey’nin kullandığı “Şehidimiz” ifadesinin de inandırıcı olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan ziyaretinden yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunarak, soruları yanıtladı. Erdoğan, bölgede ve dünyada kritik gelişmelerin yaşandığı şimdilerde Pakistan ziyaretinde 2009’da tesis edilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 6. toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten savunma sanayisi, ticaret, ulaştırma, turizm, basın yayın, diaspora ve helal akreditasyon alanlarında toplam 13 anlaşma imzaladıklarını ifade etti.

Gerçekleştirdikleri temaslarda bölgesel konuları da ele aldıklarını da vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Keşmir, Filistin, Suriye ve Libya gibi konular hepimizin ortak meselesidir. Her biri kendine özgü nitelikler arz etse de bu krizler çözülmeden bölgesel ve küresel barışı tesis etmek mümkün olmayacaktır. Bu yüzden ortak irade ile birlikte hareket etmemizin hayati önemi haizdir. Bu hususu, görüştüğüm bütün liderlere anlatıyorum. Biz dünya ile kavga etmeden kendi sorunlarımızı yine kendimiz çözmek zorundayız. Dış müdahalelerin sorunları daha da çözümsüz hale getirdiğini görüyoruz. Bunlara karşı kendi iç bünyemizi güçlendirmek zorundayız. Halklarımız arasındaki güçlü gönül bağlarını ve ortak iradeyi siyasetimizin merkezine taşıyabilirsek pek çok sorunu çözmek mümkün hale gelecektir.”

“ELİMİZDE KAPI GİBİ ADANA MUTABAKATI VAR”

İdlip konusunda rejim güçleriyle ilgili, “Şubat ayı sonuna kadar eğer gözlem noktalarının gerisine çekilmezlerse o zaman biz her yerde rejim güçlerini vuracağız. Gerekirse Soçi mutabakatına bağlı kalmadan bunu yapacağız.” sözleri hatırlatılarak şubat ayı sonunda rejim güçlerinin hedeflenen noktaya çekilmemesi halinde atılacak adımlara yönelik soruya karşılık Erdoğan, “Şunu çok açık, samimi konuşmamız lazım; Bizim elimizde kapı gibi bir Adana Mutabakatı var. Biz oraya Adana Mutabakatı çerçevesinde gittik. Hani ‘Siz oraya nasıl gidiyorsunuz, burası Suriye’nin topraklarıdır’ gibi yaklaşım gösterenlere bu bir cevaptır. Bu işin birinci boyutu.” dedi.

“KUŞATMALARI KARŞISINDA SESSİZ KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, bölgeye girdikten sonra bir düzenleme yapıldığını anlatarak şöyle devam etti:

“Neydi bu düzenleme? Gözlem noktaları kuruldu. Burada Soçi mutabakatının teminatı var. Hele hele Soçi mutabakatının 2. ve 3. maddeleri ki 2. madde burada çok çok önemli. İşte biz bu adımları 2. ve 3. maddelere dayalı olarak attık. Rejim güçlerinin bizim bu gözlem noktalarını kuşatmaya başladığını görüyoruz. Onların kuşatması karşısında sessiz kalmamız mümkün değil. Onlara karşı da biz gereğini yapıyoruz. Son dönemde özellikle İdlip’teki çatışmalar ciddi manada kendisini göstermeye başladı. İşte bugün (dün) de yine Halep’in batı tarafında bir helikopter düşürüldü. Bunlar tabii rejimi rahatsız ettiği gibi Rusya’yı da rahatsız ediyor. Bunun dışında yine ciddi bir zayiat verdiler. Fakat aslolan şey, 1 milyona yakın İdlip halkının bugün bizim sınırlarımıza doğru hareket halinde olması. Biz zaten 3,5-4 milyon insana ev sahipliği yapıyoruz. Bu 1 milyonu da kabul etme durumuz maalesef yok. Öyleyse ne yapmamız lazım? Biz dedik ki sınırımızdan 30-32 kilometre içeride sınır boyunca briket barınaklar yapalım. Şu anda yoğun bir şekilde orada barakalar yapılıyor. Hatta ben bunu Merkel’e de açtım. ’25 milyon avro gönderirseniz bunun bir kısmını da siz üstlenmiş olursunuz. Zaten büyük bir kısmını biz üstleneceğiz. Ama bu arada siz Fransa, İngiltere gibi diğer dostlara da söylerseniz, bir destek gelirse biz yoğun bir şekilde bu barakaları daha insani hale getiririz.’ dedim. Şu anda 25 milyon avroyu Kızılhaç vasıtasıyla Kızılayımız’a gönderiyorlar. Biz onları beklemeden bu briket barakaları yapmaya başladık.”

ERDOĞAN: “ŞEHİDİMİZ” İFADESİ BİZCE DE İNANDIRICI DEĞİL

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “James Jeffrey ile ilgili olarak burada, ‘Şehidimiz’ demesi bizim için inandırıcı şeyler değil. İnandırıcı olmadığı gibi, güya bizim hakkımızı teslim ediyor. Tamam da Jeffrey’nin hakkımızı teslim etmesinden öte, burada bizim Sayın Trump’ın hakkımızı teslim etmesi çok önemli. Yani Sayın Trump da eğer bizim hakkımızı teslim edecekse bu konuda hakikaten kararlı bir duruş ortaya koyacaksa onun bir anlamı olur.” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ateşkes çağrısı yapmasına karşın, bazı ülkelerin hala Hafter güçlerine askeri yardım göndermeye devam ettiği hatırlatılarak, “Batı medyası bir süredir Hafter güçlerinin Trablus’a yönelik bir saldırı başlatacağına dair haberler yazıyor. Böyle bir harekat olması durumunda Türkiye’nin meşru yönetime sahadaki desteği ne olacak?” sorusu üzerine Erdoğan, Serrac Hükûmeti (Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti) ile bir anlaşma yaptıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bir askeri eğitim güvenlik anlaşmasıdır. Bu anlaşmamızın gereği olarak da biz, oradaki meşru hükümetin yanında olacağımızı yazılı kayda girmiş durumdayız. Şu anda burada bizim eğitici, öğretici ve yönetici bir kadromuz var. Hafter’in tarafında 2 bin 500 civarında Rusya’nın Wagner’i var.” şeklinde konuştu.

İDLİP
Libya
Recep Tayyip Erdoğan
Rusya
Suriye
Bunlara da bakın: