Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Batı Trakya vurgusu

Haberler
Oğuzhan Batur
18 Şubat 2019, 17:00
Oğuzhan Batur
18 Şubat 2019, 17:00

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim çalışmaları çerçevesinde 16 Şubat’ta Yunanistan sınırında yer alan Edirne’de halka hitap etti. Yaklaşık 20 bin kişinin izlediği mitingte Erdoğan’ın “Batı Trakya’da Türk ismine tahammül edilemediği” sözleri dikkat çekti.

Millet Gazetesi’nin haberine göre konuşmasının sonuna doğru düşünce özgürlüğünden bahseden Erdoğan, Türkiye’de yaşayan azınlıkların menkul ve gayri menkullerini iade ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye, hangi dinden, hangi mezhepten olursa olsun tüm vatandaşlarının hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde yaşayabildiği döneme bizimle birlikte girmiştir. Açık veya kapalı, nasıl giyinirse giyinsin bizlerin bunlara müdahale hakkımız yok. İşte bunu biz sağladık, biz getirdik. Mesela, Ermeniler, Rumlar, Museviler başta olmak üzere haklarını bizim dönemimizde en geniş şekilde kullanabilmiştir. Menkullerini ve gayri menkullerini biz iade ettik!” ifadelerini kullandı.

Batıda camilerin bombalandığını ve Batı Trakya’da Türk ismine tahammül edilemediğini söyleyen Erdoğan şu açıklamalarda bulundu:

“Bunlar batıda aynı şeyleri bize karşı yapmadılar. Batıda camilerimiz bombalanıyor, yakılıyor, bunu yapıyorlar. Batı Trakya’da aynı şey! Sayın Çipras’la geçenlerde görüştüğümde aynı şeyi söyledim. Dedim ki, bak, bizden bir şeyler istiyorsunuz. Ruhban Okulu’nu istiyorsunuz. Ben de size diyorum ki gelin Fethiye Camii’ni açalım. Camiyi açıyoruz, dediler; ama dedim ki minaresi niye yok! Kilise çan kulesi olmadan olur mu? Biz, diyoruz ki çan kulesi mi yapacaksın, gel, yap; derdimiz, sıkıntımız yok! Bunun özelliği neyse öyle yap. Bizim de mütemmim cüzü nedir? Şu semaya yükselen minarelerdir. Diyor ki, muhalefet beni eleştiriyor. Biz, siyasetçiyiz, kendimize güveneceğiz. İstedikleri kadar eleştirsinler. Batı Trakya’da Türk ismine dahi tahammül edemiyorsunuz, Türk, Türk. Bizim böyle bir derdimiz yok. İstediğin yerde Rum ismini kullan! Biz, bu noktada düşünce özgürlüğünden yanayız.”