Çubarov, Rusların Kırım’daki sinsi Slavlaştırma politikasını dile getirdi

Haberler
Mehmet Berk Yaltırık
11 Mart 2019, 21:50
Mehmet Berk Yaltırık
11 Mart 2019, 21:50

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK) Başkanı, Ukrayna Milletvekili Refat Çubarov, Rusların yüzyıllardır süren Kırım’ı Slavlaştırma politikasının halen devam ettiğine dikkat çekerek: “Günümüzde insanları bir gece yarısı evlerinden çıkarıp trenlere bindirip Sibirya’ya göndermek eskisi gibi kolay olmayabilir ama bugün başka bir yöntem uygulanıyor. İnsanlarımıza yoğun bir baskı yapılıyor, fikir adamlarımız, kanaat önderlerimiz hapse atıldı. Gençlerimiz zorla Rus ordusuna askere alınıyor. Halkın üzerine korku salınarak insanlar Kırım’ı terk etmeye zorlanıyor.” sözlerini kaydetti.

Anadolu Ajansı muhabirine konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çubarov, Rusya’nın Kırım yarımadasını göstermelik bir referandumu dayanak göstererek hukuksuzca işgal altında tuttuğunu hatırlatarak bunun Moskova’nın uydurduğu bir yalan olduğunu ifade etti. Referandumun işgalden sonra gerçekleştiğini anımsatan Çubarov şu ifadelerde bulundu: “Dolayısıyla baskı altında insanlar karar vermeye zorlandı ve bu da halkın kararıymış gibi yansıtıldı. Oysa bu referandum bir yalan, bir şovdu. Rusya, Kırım’da uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler kararlarına ve Rusya ile Ukrayna arasındaki tüm anlaşmalara aykırı hareket ederek bir işgali gerçekleştirmiştir. Rusya yüzyıllarca topraklarını genişletmek için başka ülkelerin topraklarına müdahale etmiştir. ‘Kırım Rus topraklarıydı daha sonradan Ukrayna’ya verildi’ iddiası gerçeği yansıtmıyor. Kırım’da 300 yıl devam eden bir Kırım hanlığı vardı. Kırımlı Tatarlar Kırım devletini kurmuştur ve bu coğrafyada bilinen bilge bir devletti. Ta ki 1783’te Rusya tarafında işgal edilene kadar. Sovyetler Birliği döneminde, Stalin zamanında ise Kırım halkı vatanlarından sürgün edildi.”

Çubarov’un beyanatlarından satır başları şu şekilde:

İŞGALCİ RUSYA’NIN YARIMADA ÜZERİNDE İDDİASI

“50 yıl süren sürgünden sonra Sovyetler Birliği’nin dağılması ile beraber Kırımlılar vatanlarına dönüp yerleşmeye başladı. Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde 1991’de Ukrayna’da bağımsızlığını ilan etti ve daha önceki anlaşmalara göre de Kırım Ukrayna toprakları içinde kalıyordu. Rusların bugün söylemleri sadece cinayetlerini aklamaya yöneliktir. Hiçbir zaman sahip olmadıkları hakları istiyorlar. Ruslar, Büyük Katerina’dan beri Kırım’ı Kırım Tatarlarından arındırmaya çalıştılar. O sebeple Romanya ve Türkiye başta olmak üzere Polonya’da, Litvanya’da ve dünyanın birçok ülkesinde milyonlarca Kırımlı Tatar diasporası yaşıyor.”

RUSLARIN KIRIM’I SLAVLAŞTIRMA POLİTİKASI DEVAM EDİYOR

“1944 Stalin sürgünü de Kırım yarımadasını Kırımlılardan arındırmayı hedefliyordu. Bunu Stalin bizzat birçok defa dile getirmişti. Bugünkü Putin Rusya’sı da aynı politikayı devam ettirmeye çalışıyor. Günümüzde insanları bir gece yarısı evlerinden çıkarıp trenlere bindirip Sibirya’ya göndermek eskisi gibi kolay olmayabilir ama bugün başka bir yöntem uygulanıyor. İnsanlarımıza yoğun bir baskı yapılıyor, fikir adamlarımız, kanaat önderlerimiz hapse atıldı. Gençlerimiz zorla Rus ordusuna askere alınıyor. Halkın üzerine korku salınarak insanlar Kırım’ı terk etmeye zorlanıyor.”

“YARIMADA ASKERİ ÜSSE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

“Rusya en modern uzun menzilli füzelerini, gelişmiş savaş uçaklarını, nükleer gemilerini Kırım yarımadasına yerleştirdi. Ülkede Rus işgaline karşı direnen kim varsa ya tutuklayıp hapse atıyor ya da ülkeden göç etmeye zorluyor. Bunun yanında Rusya vatandaşlarını da Kırım’a yerleşmeye teşvik ediyor. Bizim tespitlerimize göre Rusya şimdiye kadar 500 bin Rus’u Kırım’a yerleştirdi. Yani demografik ve etnik yapıyı değiştirmeye çalışıyor.” 

KIRIM TATAR ÖZERKLİĞİ MESELESİ

“Ukrayna uluslararası bir takım girişimlerde bulunuyor ama bunlar yeterli değil. Özellikle sivil toplum kuruluşlarının, uluslararası arenada Rusya’nın ihlallerini gündeme taşıması Moskova’yı biraz yavaşlattı. Kırım Tatar Milli Meclisi olarak biz de Kırım’a özerk bir statünün verilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eğer 1991 yılında Kırım Tatarlarının ilan ettiği Kırım Muhtariyeti tanınmış olsaydı bugün tüm bu acılar yaşanmayacaktı. Biz şimdi Ukrayna Parlamentosuna Kırım Tatarlarının statüsü ile ilgili bir değişiklik önergesi sunduk. Kırım tekrar Ukrayna’ya bağlandıktan sonra Kırım Tatarlarının muhtariyetinin tanımasını talep ettik. Bunun parlamentoda kabul edilmesini ve anayasaya girmesini bekliyoruz. Kırım Tatarlarına muhtariyet verilmesi fikrine karşı çıkan Ukraynalı politikacılarda bunun ne kadar hayatiyet taşıdığını anladı.”

“TÜRKİYE BÜYÜK BİR DEVLETTİR”

“Türkiye’nin enerji, nükleer santral, ticaret ve savunma gibi alanlarda Rusya ile ilişkileri var. Ankara bu noktada reel bir politika yürütüyor. Ancak Türkiye bununla beraber komşularının asayişi ve huzuru ile de yakından ilgileniyor. Suriye ve Irak’ta bunu görüyoruz. En önemlisi de Türkiye, Kırım’ın Ruslar tarafından işgalini tanımadı. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün savunmasından yana bir tavır aldı. Bu çok önemlidir. Türkiye büyük bir devlettir. Komşularına karşı tarihi bir sorumluluğu var. İstiyoruz ki bütün Türk dünyası Türkiye’nin önderliğinde bir birlik oluştursun.”