Çin'in toplama kampında tutuklu Uygur Türkü profesörün şiiri Türkiye Türkçesine çevrildi

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
17 Aralık 2020, 22:51
Ayyıldız Huri Kaptan
17 Aralık 2020, 22:51

Ocak 2018’de toplama kampına atılan Doğu Türkistanlı şair, düşünür ve bilim adamı Prof. Dr. Abdülkadir Celâleddin’in (Abduqadir Jalalidin) esaret altında yazdığı şiiri, yaşanan dramı ve zulmü özetliyor. Uygur Türkü bilim adamının duygu dolu şiiri Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun tarafından “Yanarım Yok” adıyla Türkiye Türkçesine çevrildi.

Uygur Türkü bilim adamı Prof. Dr. Abdülkadir Celâleddin, Çin’in sistematik baskı ve asimilasyon aracı olan toplama kamplarından özgür dünyaya yazdığı şiir ile ulaştı. Doğu Türkistanlı şairin, Türkiye Türkçesine çevrilen şiiri, Çin yönetiminin insanlık dışı faaliyetlerini ve insan hakları ihlallerini ortaya koydu. Şiir, Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun tarafından “Yanarım Yok” adıyla Türkiye Türkçesine çevrildi.

Ahmet Bican Ercilasun’un, Çin soykırımını dünyaya duyurarak geleceğe aktaran, 21. yüzyılın şaheserlerinden biri olduğunu ifade ettiği ve Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktardığı şiir, Doğu Türkistanlı yönetmen Mukaddes Mijit tarafından The New York Times’da seslendirildi.

2018’DEN BU YANA ESARET ALTINDA

Doğu Türkistanlı pek çok Türk gibi Çin zulmüne maruz kalan ünlü şair, yazar, bilim insanı Urumçi Pedaloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Celaleddin, 2018 yılında başına siyah poşet geçirilerek evinde tutuklanmış ve o günden beri hala esir kampında tutuklu bulunuyor.

Prof. Dr. Abdülkadir Celaleddin’in toplama kamplarındaki Doğu Türkistanlıları tespit eden shahit.biz internet sitesindeki kaydı şu şekilde:

“HÜR DÜNYADAKİ UYGUR TEŞKİLATLARI BU ŞİİRİ YAYMALI”

Şiirin okunmaya ve yayılmaya değer olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ercilasun, “Hür dünyadaki Uygur teşkilatları bu şiiri yaymalı ve hatta Abdülkadir Celâleddin’i Nobel’e aday göstermelidir.” diyor. Ercilasun şiire dair, “Bu şiir 21. yüzyılın şaheserlerinden biridir. 21. yüzyıldaki Çin zulmünü, Çin soykırımını dünyaya duyuran, geleceğe aktaran bir şaheser. İnsanlığın ölmediğini, duyguların öldürülemediğini, şiirin hâlâ nefes aldığını gösteren bir şaheser.” ifadelerini kaydediyor.

İşte o şiir:

Bir buluŋda yegânimen, nigârım yok,
Kiçiliri kara bastı, tumârım yok,
Bu hayattın özge yeme ḫumârım yok,
Cimcitlıkta ḫıyâl ezdi, amâlım yok.

(Bir köşede yalnızım, sevdiğim yok,
Geceleri kara bastı, tılsımım yok,
Bu hayattan başka, hiç isteğim yok,
Sessizlikte hayaller ezdi, çarem yok.
)

Men kim idim, nime boldum, bilelmidim,
Kimge deymen dil sözümni, diyelmidim,
Yâ pelekniŋ ḫuy peylini sizelmidim,
Yar kışiŋge baray deymen, karârım yok.

(Ben kim idim, ne oldum, bilemedim,
Kime deyim yürek sözümü, diyemedim,
Belki de feleğin işini sezemedim,
Yâre varmak isterim, karârım yok.
)

Pesillerni bilip turdum burceklerdin,
Hiçbir ḫever alalmidim çiçeklerdin,
Bu sığınişler ötüp ketti süŋeklerdin,
Kandak yer bu, karârım bar, yanarım yok.

(Mevsimleri fark ettim çatlaklardan,
Hiçbir haber alamadım çiçeklerden,
Bu özleyişler geçip gitti kemiklerden,
Nasıl yer bu, karârım var, yolum yok.
)

(Şiir: Abdukadir Calalidin / Türkiye Türkçesine Çeviren: Ahmet Bican Ercilasun)