Çin'in İstanbul Başkonsolosluğu önündeki kamp mağdurları: Doğu Türkistan'daki Barın Katliamı'nı unutmadık

Güncel
Ömer Cihad Kaya
05 Nisan 2021, 17:03
Ömer Cihad Kaya
05 Nisan 2021, 17:03

Çin’in 5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliam hafızalardaki yerini koruyor. Türkiye’deki Doğu Türkistanlı toplama kampı mağdurları, Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde aylardır süren aile nöbeti kapsamında bugün Barın Katliamı’nı andı. “Katliamdan Soykırıma” adı verilen basın açıklamasında kamp mağdurları, on binlerce Doğu Türkistanlının soykırıma maruz kaldığı katliamda hayatını kaybedenlere rahmet diledi.

Çin yönetiminin alıkoyduğu aileleri için mücadele eden Doğu Türkistanlıların İstanbul’daki aile nöbeti üç ayı aşkın bir süredir aralıksız devam ediyor. Doğu Türkistanlı kamp mağdurları, Doğu Türkistanlı kamp mağdurları, aile nöbeti adını verdikleri eylemlerde Çin’den aileleri hakkında sağlıklı bilgi talep ediyor ve Doğu Türkistan’da yaşanan soykırımın bitmesini istiyor. Doğu Türkistanlı aktivistler, bugün gerçekleşen eylemde, 31 yıl önce Çin’in Barın Katliamı anıldı.

31 YILDIR DİNMEYEN ACI: BARIN KATLİAMI

Doğu Türkistan’da acıları hala taze olan 31. yıl dönümü kapsamında Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde “Katliamdan Soykırıma” konulu basın açıklaması:

ÇİN İSTANBUL BAŞKONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE BARIN KATLİAMI PROTESTO EDİLDİ

Yapılan basın açıklamasında, Çin’in yıllardır soykırım fiilleri işlediği kaydedilerek; Çin’in toplama kampları eliyle 2017 yılından bu yana insan hakları ihlalleriyle katliam işlemeye devam ettiği vurgulandı.

BARIN KATLİAMI

Bundan 30 yıl önce, Çin ordusu 5 Nisan 1990’da ramazan ayında, Doğu Türkistan’ın Kaşgar vilayetine bağlı Aktu ilçesi Barın kasabasında büyük bir soykırım gerçekleştirdi. Barın halkı, Çin’in bölge halkının bekasına yönelik büyük tehdit oluşturan aile planlaması adı altında başlatılan doğum yasağı siyasetinin kaldırılması ve Çinlilerin Doğu Türkistan’a gayri meşru göçü ile iskanının durdurulması gibi birtakım haklı taleplerini dile getirmişti. Bu taleplerin Çinliler tarafından reddedilmesi üzerine halk buna tepki göstererek sokaklara dökülmüştü.
Kalabalığın artmasıyla korku ve telaşa kapılan işgalci Çin yönetimi, masum insanlara karşı ateş açarak karşılık verince Barın halkı da binlerce ağır silaha sahip Çin ordusuna karşı direnişe geçti.
Çin’in başlattığı tek taraflı ve orantısız bu savaş, bölge halkından birçok gencin katılmasıyla milli bir direnişe dönüştü. Durumun gittikçe aleyhine geliştiğini gören Çin yönetimi bölgeye 22 bin 750 silahlı asker, tanklı birlik, helikopter ve uçaklar sevk ederek bölgeyi abluka altına aldı. Yaklaşık 20 bin nüfusu olan Barın kasabasına doğru büyük bir taarruz başlatan Çin güçleri korkunç bir katliam ve yıkıma imza attı.

Resim

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor.ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Çin hükumeti, dünya kamuoyundan toplama kampındaki Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri gizlemektedir. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı toplama kamplarında zorla tutuluyor. Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve şiddet politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya kalmaktadır.