Çin, Doğu Türkistanlı aktivislerin yakınlarını hapse atmaya devam ediyor!

Güncel
Ozan Barış Erim
31 Aralık 2020, 18:13
Ozan Barış Erim
31 Aralık 2020, 18:13

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), kardeşleri Ruhsan Abbas ve Reşat Abbas’ın insan hakları faaliyetleri nedeniyle, Çin’de 20 yıl hapis cezasına çarptırılan bir Uygur doktorun Gülşan Abbas’ın serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa ve Ankara Üniversitesi DTCF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkin Emet, Gülşan Abbas’a verilen 20 yıllık hapis cezası için Kırım Haber Ajansına değerlendirmede bulundu.

Uygur Hareketi lideri Rushan Abbas ile Uygur Akademisinin Onursal Başkanı Dr. Reşat Abbas’ın kardeşi Gülşan Abbas, Çin hükumeti tarafından 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Konu ile ilgili ABD Kongresi’nin Çin Yürütme Komisyonu’nda (CEEC) konuşan Gülşan Abbas’ın kızı Ziba Murat, annesinin Eylül 2018’de ortadan kaybolmasının ardından geçtiğimiz mart ayında terörizmle ilgili suçlamalarla cezalandırıldığını ifade etti. Bunun üzerine ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı; Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Bürosu Tibet Sorunları Özel Koordinatörü Robert Destro, bugün sosyal medya hesabından, “Onun, Çin Komünist Partisi tarafından zorla alıkonularak ağır cezalara maruz bırakılması, bir ailenin insan haklarına saygısı olmayan bir hükümete karşı konuşması sonucu muzdarip olduğunun kanıtıdır” diye bildirdi. Verilen hapis cezasına ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamada bulunan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa da “Bu insanların tek suçu Müslüman ve Uygur olması.” dedi.

DÜNYA UYGUR KURULTAYI BAŞKANI DOLKUN İSA

“TEK SUÇLARI MÜSLÜMAN VE UYGUR OLMALARI”

Çin hükumetinin Abbas kardeşlerden intikam almak amacıyla böyle bir yol izlediğini belirten Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, şunları söyledi:

“Gülşan Abbas, Çin’in iddia ettiği gibi hiçbir siyasi oluşumun içinde ya da bir terör örgütünün içinde yer almış bir insan değil. Kendisi bir tıp doktoru. Çin hükumetinin Gülşan hanıma verdiği ceza, suçlu olduğu için verilmedi. Gülşan hanım, kardeşi Ruhsan Abbas ve ağabeyi Reşat Abbas’ın Doğu Türkistan’daki Uygurlara yönelik soykırımı, dünyaya duyurmak için gerçekleştirdiği uluslararası faaliyetleri cezalandırmak için hapis cezasına çarptırıldı. Bu hapis cezasını şiddetle kınıyorum. Uluslararası hukukta, suçun kişiselliği kabul edilirken, Çin hükumeti, bir kişinin suçlu olduğunu iddia ettiğinde tüm ailesini cezalandırıyor. Çin hükumetinin, Doğu Türkistanlılardan intikam almak için yürüttüğü bu politika, senelerdir devam ediyor. Gülşah Abbas’a verilen bu 20 senelik hapis cezası da bunun açık kanıtıdır. Bu Çin hükumeti tarafından, yurt dışında bulunan Doğu Türkistanlıları korkutmak için yapılan insanlık dışı bir harekettir. Aynı durumu ben de yaşıyorum. Benim de matematik profesörü ağabeyim, ulaştığım kesin olmayan bilgilere göre 17 sene hapis cezasına çarptırılmış. Küçük kardeşim de kayıp… Bu insanlar suçlu değildir. Tek suçları Müslüman ve Uygur olmaktır.”

ANKARA ÜNİVERSİTESİ DTCF ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. ERKİN EMET

“BU HUKUKSUZLUĞA TÜM DÜNYA KARŞI ÇIKMALI”

Çin’in yurt dışında yaşayan Doğu Türkistanlıları korkutmak için yakınlarını cezalandırdığına dikkat çeken Ankara Üniversitesi DTCF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkin Emet, “Ruşen Abbas ve ağabeyi Reşat Abbas, yıllardır Doğu Türkistan davasının içindeki arkadaşlar. Abbas kardeşler, Doğu Türkistan davası için hem Dünya Uygur Kurultayı içerisinde hem de ABD’de bulunan dernekler bazında 30 yıldır faaliyet gösteren arkadaşlar. Çin, yurt dışında bulunan ve Doğu Türkistan davasına hizmet eden insanları susturmak için bu dava insanlarının yakınlarını cezalandırıyor. Bu dünyanın hiçbir yerinde hukuka uygun değil. Ben de uzun yıllardır Doğu Türkistan davasına hizmet ediyorum ve benim 4 kardeşim de bu nedenden dolayı hüküm giydi. Prof. Dr. Gülşan Abbas’a verilen 20 yıllık hapis cezasını bir akıl tutulması olarak değerlendiriyorum. Bu durumun izahı yok. Bu tamamen kardeşlerden intikam almak amacıyla verilmiş bir ceza. Doğu Türkistan davası için mücadele eden insanların akrabalarına verilen cezalar nedeniyle sadece ABD’nin değil, tüm dünya ülkelerinin bu duruma karşı çıkması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.