Çin'den uluslararası markalara baskı: Doğu Türkistan insan hakları raporlarını görmezden gelin!

Güncel
Ömer Kaya
30 Mart 2021, 13:36
Ömer Kaya
30 Mart 2021, 13:36

Çin’in Doğu Türkistan’daki hak ihlallerini protesto etmek amacıyla Çin’den pamuk almayacaklarını ifade eden küresel şirketlere Pekin yönetiminden baskı geldi. Söz konusu firmalara siyasete bulaşmamaları yönünde telkinlerde bulunan Çin, ortaya konan insan hakları raporlarının da “görmezden gelinmesi” çağrısı yaptı.

Uluslararası giyim ve ayakkabı firmalarının Doğu Türkistan’daki zorla çalıştırma ve baskılara karşı Pekin yönetimiyle ticareti durdurma açıklamaları, Çin’i rahatsız etti. Söz konusu firmaların siyasi meselelere girmemeleri yönünde tehditvari bir açıklama yapan Pekin yönetimi, Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerinin de göz ardı edilmesi teklifini yaptı.

ULUSLARARASI MARKALAR ÇİNLİ YETKİLİLERİN HEDEFİ OLDU

İsveçli H&M, ABD’li Nike, İngiliz Burberry ve Alman Adidas markalar, Doğu Türkistan’dan pamuk başta olmak üzere ham madde almayacaklarını açıklamasının ardından Çinli yetkililerin hedefi oldu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, önceki gün yaptığı açıklamada “Bir şirketin ekonomik davranışını politize etmemesinin gerektiğini düşünüyorum… Bu kararda aceleci davranıp yaptırımlara dahil olmak mantıklı değil. Bu davranış, bir taşı kaldırıp bunu ayaklarınızın üzerine atmaya benziyor” ifadelerini kullandı.

ÇİN’DEN MİSİLLEME OLARAK BOYKOT ÇAĞRISI VE YAPTIRIM

Uluslararası şirketlerin art arda Çin’den ham madde almayacağını açıklamasının ardından Çin de misilleme olarak Batılı bazı kişi ve kuruluşları yaptırım listesine aldı. Öte yandan, Çin medyası da söz konusu Batılı şirketlere yönelik boykot çağrısı yaptı. Ayrıca, Çin’den pamuk alımını durdurduğunu bildiren H&M firması başta olmak üzere birçok firma, Çinli e-ticaret firmalarından çekildiğini açıkladı.

Küresel markaların Çin ile ekonomik ilişkileri durdurma kararının ardında Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere Batı ülkelerinin, zorla çalıştırma yasağını deldiği gerekçesiyle yaptırım uygulaması yatıyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde öngörülen madde gereği; bir firmanın, zorla çalıştırma ve köle işçi çalıştırma uygulamasıyla üretilen malların alım satımı yaptırım kapsamına giriyor ve cezası bulunuyor.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Çin hükumeti, dünya kamuoyundan toplama kampındaki Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri gizlemektedir. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı toplama kamplarında zorla tutuluyor. Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve şiddet politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya kalmaktadır.